YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1566
KARAR NO : 2023/1789
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/160 E., 2021/1792 K.
…
…
…
…
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul ve Kısmen Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/148 E., 2017/310 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı TEİAŞ vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.11.2012 tarihinde … İlçesi … Köyü sınırları dahilinde …-Balıkesir yüksek gerilim enerji iletim hattının geçtiği güzergah üzerindeki ağaçların kesilme işi sırasında davalı şirketler çalışanı, müvekkilleri murisi …’un elektrik akımına kapılarak vefat ettiğini, kaza sonrasında sorumlular hakkında şikayetçi olmakla savcılık soruşturmasının halen devam ettiğini, iş kazasının meydana gelmemesi için gerekli özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, güvenlik önlemlerini almadıklarını, müteveffanın kuvvetli akım tesislerinde yüksek gerilim altında çalışma izin belgesi olmamasına rağmen davalılarca yine de yüksek riskli bu işte çalıştırıldığını, resmi tutanak ve evraklara göre de ölümün elektrik akımından kaynaklandığını, hiçbir güvenlik ve koruyucu tedbirin alınmadığını, buna uygun kıyafetlerin verilmediğini, hiçbir güvenlik önlemi alınmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın sorumlu olduğunu beyanla eş, baba ve çocuklar için maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … Enerji şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda davalı şirketin bir alakasının bulunmadığını, belirtilen tarihlerde işletmenin ihaleyi yeni alan firmaya teslim edildiğini, TEİAŞ’ın yapmış olduğu ihaleyi 17.06.2009 tarihinde müvekkili şirketin aldığını, daha sonra yapılan yeni ihaleyi devalılardan … Mühendislik Elektrik Makine şirketinin aldığını ve 31.10.2015 tarihinde TEİAŞ’a teslim ettiğini, müvekkili şirket ile ilişkisi kesildikten sonra … Mühendislik Elektrik Makine şirketinde sigortalı olarak çalışmaya devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … Mühendislik Şirketi cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu olayın meydana gelmesinde, müteveffanın kusurlu eylem ve davranışlarının etkili olduğunu, davacının mesleki tecrübe ve deneyime sahip olduğunu, davalı şirket tarafından gerekli eğitimlerin verildiğini, davacının şardon makinesinde gerçekleştirdiği çalışma sırasında iş güvenliği kuralları ve talimatlara aykırı davranmak suretiyle yanlış müdahalesinden kaynaklı dava konusu iş kazasının meydana geldiğini, müvekkili şirketin hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı TEİAŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, müteveffanın davalı kuruluşun personeli olmadığını, kuruluşun tamamen ayrı olan diğer davalı … Mühendislik çalışanı olduğunu, … Mühendislik şirketinin Balıkesir ve … illerini kapsayan güzergahta Enerji Nakil Hattının bakım onarım işini tamamen bir bütün halinde 01.11.2012 tarihinde deralan şirket olduğunu, işin sevk ve idaresi ile bakım ve kontrol hizmetlerini tamamıyla bu şirket tarafından yapılmak üzere davalı şirkete devredildiğini, … şirketi çalışanları ile kuruluş arasında alt işveren üst işveren ilişkisini bulunmadığını, asıl işverinin … şirketi olduğunu, kuruluşun personeli olmayan mütevafaanın geçirdiği iş kasası nedeniyle taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2013/148 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararıyla;
1.Davacılar tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının Türk Borçlar Kanunu’nun 56, 61 inci maddeleri gereğince kısmen kabulü ile kısmen reddine,
a) Davacılardan … için 354.147,77 TL,davacılardan … için 84.732,97 TL,davacılardan … için 105.558,01 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan TEİAŞ, … Mühendislik… Limited Şirketi’nden müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
b) … için 60.000 TL, davacılardan … için 20.000 TL, davacılardan … için 20.000 TL, … için 10.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan TEİAŞ, … Mühendislik… Limited Şirketi’nden müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine,
c)Davalılardan …Enerji… Limited Şirketi’nin dava konusu olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının bu şirket açısından reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar, davalı TEİAŞ ve davalı …Enerji vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/611 E-2019/192 K
sayılı kararıyla; davacı yanın istinaf iddiaları arasında kusur raporunda davacıya %10 oranında kusur verilmesine rağmen hesap bilirkişisi raporunda peşin sermaye değeri toplamının tazminattan mahsup edildiği ve %90 kusur oranına denk gelen kısmının indirilmesi gerektiği, bu hususta hatalı hüküm verildiği iddia olunduğundan, dosyada mevcut deliller incelendiğinde, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden bildirilen 20.02.2015 tarihli tezkere cevabında bildirilen davacılar …,…,… yönünden peşin sermaye değerleri miktarlarının hesap bilirkişi raporunda davalıların kusuru oranında indirim yapılmayıp, bildirilen miktarların tamamının mahsup edilmek suretiyle hataya düşüldüğü görülmüş ve Dairece davalı yanın iş kazasında %90 oranında kusurlu olması sebebiyle bilirkişinin hesapladığı toplam zararlardan, SGK’dan gelen miktarların davacı … yönünden 135.071,49-TL, davacı … yönünden 40.353,63-TL, davacı … yönünden 42.649,37-TL mahsup edilmek suretiyle davacıların gerçek zararlarının sırasıyla … için 369.155,72-TL, Şirin için 89.216,71-TL, … için 110.296,83-TL olarak hesaplandığı tespit edilmekle, davacı yanın istinaf iddiasının maddi tazminat yönünden yerinde olduğu anlaşıldığından, tespit edilen bu rakamlar esas alınarak maddi tazminat taleplerinin kabulü gerektiği, davacı yanın manevi tazminat miktarlarının reddi sebebiyle davalılar lehine hatalı vekalet ücreti tayin edildiğini ileri sürerek istinaf iddiasında bulunduğu, Dairece maddi tazminat miktarı değiştirildiğinden, gerek bu yönden gerekse ve her ne kadar HMK 297 inci maddesi kapsamında davadaki her iki talep yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmekte ise de, değişen durum sebebiyle bu husus Dairece değerlendirildiğinden, vekalet ücretleri yönünden de davalılar lehine reddedilen miktar yönünden ve davacı lehine tayin edilen miktarı geçmemek üzere vekalet ücreti takdir edileceği, HMK 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilebileceği belirtildiğinden yukarıda açıklandığı üzere maddi tazminat ve vekalet ücreti yönünden Dairece değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle;
I-Davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
1-Davanın kısmen kabulüne,
2-Taleple bağlı kalınarak davacı … için 369.155,00-TL, davacı … için 89.216,00-TL, davacı … için 110.296,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı TEİAŞ ve davalı … Mühendislik… Ltd. Şti.’den müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
3-Davacı … için 60.000,00-TL, davacı … için 20.000,00-TL, davacı … için 20.000,00-TL, davacı … için 10.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı TEİAŞ ve davalı … Mühendislik…Ltd. Şti’den müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Davalı …Enerji…Ltd. Şti.’nin dava konusu olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının bu şirket açısından reddine,
II-Davacıların sair istinaf taleplerinin HMK 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine,
III-Davalı …Enerji…Ltd. Şti.’nin istinaf taleplerinin HMK 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine,
IV-Davalı TEİAŞ’ın istinaf taleplerinin HMK 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı TEİAŞ vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.12.2020 tarih ve 2020/6985 E- 2020/7200 K sayılı ilamıyla; davacı babanın manevi tazminat istemleri hakkındaki hükümlerin miktar yönünden yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, davacılar ve davalı TEİAŞ vekillerinin anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle reddine karar verildiği, diğer hükümler yönünden ise; iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hat bakım teknisyeni olduğu, mahkemece Enerji- Sen.‘dan kazalının kaza tarihinde alabileceği ücretler sorulduğu ve hükme esas alınan hesap raporunda; davacı taraflarca bildirilen ücreti aşmamak üzere Enerji-Sen tarafından bildirilen emsal ücret gözönünde tutularak sigortalının ücretininin, asgari ücretin 3 katı olduğu kabul edilerek sonuca varıldığı, oysa kazalı işçinin olay anında sendikalı olduğuna ilşkin dosyada her hangi bir kayıt bulunmadığı, Yargıtay kararlarında istikrar kazanmış uygulamaya göre hakkaniyete uygun maddi tazminatın tespiti açısından, öncelikle davacı sigortalının olay tarihindeki yaşı, kıdemi ve yaptığı iş (kalıp işçisi) dikkate alınarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TÜİK ile işin yapıldığı yerdeki Meslek Odalarından ücret araştırması yapılmak suretiyle davacının alabileceği ücretin belirlenmesi gerektiği, öte yandan yapılacak yeni hesapta usuli kazanılmış hak da dikkate alınarak temyize konu dosyada 09.01.2017 tarihli hesap raporundaki verilerin dikkate alınması (ancak bahse konu bu raporda hatalı olarak ilk peşin sermaye değeri toplamının tazminattan mahsup edildiği, davalıların kusur oranına denk gelen kısmının indirilmesi gerektiğinin gözönünde bulundurulması) işlemiş devrenin bu raporda kabul edilen tarihten ileri çekilmemesi, bu rapordan sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkların rapora yansıtılmaması suretiyle maddi tazminat alacağının belirlenmesi gerektiği, dava konusu iş kazasının 22.11.2012 tarihinde meydana geldiği, dava ve ıslah dilekçesinde maddi ve manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş iken; mahkemece isteme aykırı olacak şekilde 22.11.2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığı belirtilerek Bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan araştırma ve inceleme neticesinde; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının emsal ücret tablosu getirttirildiği, TÜİK’ten SGK iş kodu da gözetilerek emsal ücret çıkartıldığı, … Elektrik Teknisyenleri Odası’na müzekkere yazıldığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından gelen rayiç listesinde davacıyla aynı işi yapan kişinin bulunmadığı, … Elektrik Teknisyenleri Odasından gelen cevabi yazıda işçiye emsal olacak ücretin bildirilmediği, TÜİK’ten çıkarılan ücretin davacının yaptığı iş ve SGK koduyla uyumlu olduğunun görüldüğü, dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdii edildiği, 22.06.2021 tarihli ek raporun bozma ilamını karşılar nitelikte olduğu, dosya kapsamıyla uyumlu bulunduğu, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle;
1-Davanın kısmen kabulüne,
A)Davacı … için 340.410,82-TL, davacı … için 81.168,63 TL, davacı … için 100.690,55 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı TEİAŞ ve davalı … Müh. Elektrik Mak. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
B)Davacı … için 60.000,00-TL, davacı … için 20.000,00-TL, davacı … için 20.000,00-TL, davacı … için 10.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı TEİAŞ ve davalı … Müh. Elektrik Mak. İnş. Tur. San. ve Tic.Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
C)Davalı …Enerji Makina İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin açılan davanın reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı TEİAŞ vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz sebepleri olarak özetle; Müteveffanın hayatta iken elde ettiği kazanç emsal ücret araştırmasında belirtilen miktardan çok daha fazla olmasına rağmen, daha düşük olan emsal ücret esas alınarak zarar tutarı belirlenme yoluna gidildiğini, eş için yüksek evlenme ihtimali uygulandığını, TRH 2010 yerine PMF yaşam tablosu uygulandığını, manevi tazminatların az olduğunu, müteveffaya isnat edilen %10 kusurun hatalı olduğunu, davalıların asli ve tam kusurlu olduğunu, ilk peşin sermaye değerlerinin uygulanması ve mahsubunda hatalı hesaplama yapıldığını, …ve …Enerjinin birbirinin devamı iki şirket olduğunu, davalı …Enerji şirketinin kusurlu ve müşterek müteselsil sorumlu sayılması gerektiğini, her bir davacı yöünden ayrı ayrı vekalet ücreti hesaplaması yapılması gerektiğini, red yönünden davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin daha fazla olmasına rağmen daha düşük hesaplandığını, kabul red oranının hatalı olduğunu,- hükmedilen tazminat için avans faizi yerine yine hatalı olarak yasal faize hükmedildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı TEİAŞ vekili temyiz sebepleri olarak özetle; müteveffanın müvekkilinin personeli olmadığını, diğer davalı … Mühendislik Elk. Ltd. Şti çalışanı olduğunu, davanın müvekkili açısından husumet yokluğundan reddi gerektiğini, … Mühendislik ile TEİAŞ arasında İş Kanunu 2 inci madde anlamında üst işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin kazadan dolayı sorumlu tutulamayacağını, TEİAŞ Anastatüsü gereğince müvekkilinin ihale yapma yetkisine sahip olduğunu ve bu çerçevede ihale yaparak diğer davalı ile sözleşme imzalayarak işi anahtar teslim olarak diğer davalıya devrettiğini, bu sözleşme hükümleri gereğince de bu iş kazasından ve kazanın sonuçlarından diğer davalı … Ltd. Şti.’nin sorumlu olduğunu, diğer davalılar ile beraber müşterek ve müteselsil olarak sorumluluklarının söz konusu olmadığını, müteveffanın, kendi güvenliğini sağlamadan ve durumun tehlikesini ekip şefine bildirmeden acemice ağaç kesme işine devam etmesinin hata olduğunu, diğer hat bakım elemanlarının ifadelerinden ve olay yeri krokisi ile fotoğraflardan müteveffanın oldukça kusurlu davrandığının anlaşıldığını, müvekkiline %20 kusur atfeden raporu kabul etmediklerini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 51, 52, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 19 ve 21 inci Maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri .
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ve davalı TEİAŞ vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
…
…