YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1881
KARAR NO : 2023/1782
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1881 E., 2020/1096 K.
…
…
…
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2009/542 E., 2019/163 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı …’ün istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … Temizlik Nakliye Gıda Yemek Üretim Sanayi Ticaret Limited Şirketi ‘nin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 19.07.2009 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 19.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 76.894,00 TL ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … Temizlik Nakliye Gıda Yemek Üretim Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1-Davacının davasının kabulü ile;
2-76.894,00 TL’lik maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 19.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-10.000 TL manevi tazminatın iş kazası olan 19.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili … istinaf dilekçesinde özetle; hem kendisinin hem de ortağı olduğu şirketin birlikte sorumlu tutulamayacağını, davacının kalıp ustası değil inşaat işçisi olduğu ve sürekli çalışmadığından hesaplamaya esas alınan süre ve ücretin de hatalı olduğunu, raporların çelişkili olduğunu, Asgari Geçim İndirimi’nin eşi çalışmayan şeklinde kabul edilerek esas alındığını bu konuda araştırma yapılmadığını, aleyhinde açılan rücuen tazminat davasının sonucunun beklenmediğini, asıl işveren …’a davanın yöneltilmediğini, davacı tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi tebliğ edilmeden ek rapor alındığını, manevi tazminatın kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayla bir ilgilerinin ve sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalılar ve SGK aleyhinde açılan iş kazası tespit davasının yargılaması sonucunda mahkemece ”..Davacı …’un davalı …’ün işçisi olarak çalışırken gözüne çivi batması sebebiyle yaralanması hadisesinin iş kazası olduğunun tespitine ” karar verildiği ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, SGK tarafından davalı … ve dava dışı … aleyhinde rücuen tazminat davası açıldığı ancak davalı şirket aleyhinde açılmadığı, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda ”davacı ve davalı …’ın kusurlu olduğu diğer davalı şirketin ise kusurlu olmadığı” şeklinde belirtilmesine rağmen mahkemece davalılar arasında organik bağ olduğu gerekçeleriyle davalı şirketinde sorumlu tutulduğu, mahkemece davalı … hakkında verilen kararın isabetli olduğu yukarıda bahsi geçen hususlar dikkate alındığında davalı şirket hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davalı … aleyhinde açılan rücuen tazminat davasının sonucunun beklenmesinin dosyaya bir katkı sağlamayacağı, asıl işveren olduğu iddia edilen …’ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağından davanın yöneltilmesinin zorunlu olmadığı, tanık beyanları ve kolluk araştırma tutanağının (davacının kalıp işi yaptığı ve eşinin çalışmadığı) birlikte değerlendirilmesinden hesaplamada esas alınan ücret ve Asgari Geçim İndirimi ile hizmet süresinin isabetli olduğu, dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan davacı tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin kendisine tebliğ edilmeden ek rapor alınmasında yasal engel bulunmadığı, kesinleşen iş kazası tespit dosyası ve münderecatı, mahkemece alınan kusur raporu ve dinlenen tanık beyanları karşısında, olayın iş kazası olduğu, davalı …’ın %50 kusurlu bulunduğu, tespit edilen kusurun olayla örtüştüğü, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, işgöremezlik oranı, olay tarihi, olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklanması, davacının yaşı, olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında mahkemece hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle;
1 -Davalı …’ün istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki istinaf taleplerinin esastan reddine.
3- HMK 353/1-b.2 ve 355 inci maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün aşağıdaki şekilde düzeltilmek üzere ortadan kaldırılmasına.
4-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine.
5- Davalı … Temizlik Nakliye Gıda Yemek Üretim San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle Reddine,
a- 76.894,00 TL’lik maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 19.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmesine,
b- 10.000 TL manevi tazminatın iş kazası olan 19.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; … açısından verilen davanın reddi yönündeki kararı temyiz ettiklerini, İstinaf Mahkemesince yapılan “pasif husumet yokluğu” değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sırasında davalı … ile davalı şirket arasında organik bağ olduğuna dair delillerin toplandığını, iş kazasının tespiti davasında organik bağ hususunun tartışılmadığını, bu davada bu hususun tartışılmaması ve bu yönden bir temyizlerinin olmaması davalı … ile davalı şirketin organik bağ içinde olduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacağını, SGK tarafından açılan rücuen tazminat davasında şirketin davalı olarak gösterilmemesinin bir çok benzer davada sıkça rastlanılan bir durum olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunda davalı şirketin kusurlu olmadığı tespiti üzerinde durulmadığını, davalı şirketin kusuru olmasa bile, organik bağ söz konusu olması halinde görünen işveren …’ün kusurundan davalı şirketin de sorumlu olacağını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 53, 54, 55, 56 ve 417 inci maddeleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16, 19, 21 ve 95 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olarak belirlenmesine ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen karardaki gerekçelerin yerinde olmasına göre usul ve kanuna uygun olan karara yönelik davacı vekilince ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
…