Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/2547 E. 2023/1268 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2547
KARAR NO : 2023/1268
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2501 E., 2021/2321 K.
vekili Avukat …
İHBAR OLUNAN : … Sigorta A.Ş. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 04.06.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/701 E., 2019/1171 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13.01.2015 tarihinde davalı iş yerinde çalışmakta iken ağırlık denge tamburuna maden dökülmesi sonucu temizlemek isterken sol kolunun silindirin içine girmesi sonucu sol el baş parmağının birinci boğumundan kopmuş olduğunu, müvekkilinin kopan parmağının yerine dikildiğini, 1 hafta hastanede yattığını ve daha sonra 2 ay plastik cerrahi bölümünde, 1 ay da fizik tedavi bölümünde raporlu olacak şekilde kontrol ve tedavisinin yapıldığını ancak elini eskisi gibi kullanamadığını ve ağır işlerde çalışamadığını, evli ve 2 çocuk sahibi olduğunu, olay nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bant konveyörü hareket halinde iken gergi tamburunda temizlik yaptığını, davacının sistemi durdurması gerektiğini, bu konuda eğitimli olduğunu, davacının iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, tedavi masraflarının karşılandığını, söz konusu iş kazasının davacının ağır kusurundan kaynaklandığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; 1-Davanın kısmen kabulü ile, 133.590,95 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının istihdam ettiği personele İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda gerekli tüm eğitimleri vermekte, verilen eğitimlerin uygulanması, anılan mevzuattan kaynaklı kişisel koruyucu donanımların çalışma esnasında kullanılması için tüm takipleri titizlikle ve diğer tüm kamu kurumlarına örnek teşkil eder şekilde yerine getirmekte olduğunu, davacının 13.01.2015 tarihinde …-1 Çözme Stok Biriminde çalıştığı sırada bank konveyörü hareket halindeyken gergi taburuna elini sokmak suretliyle iş kazası geçirdiğini, anılan bant konveyörünün temizliğinin elle yapılamayacağının gerek sözlü talimatlarla, gerekse yazılı eğitim tutanaklarıyla iş başı öncesi her işçi gibi davacıya da yetkili amirleri tarafından açıkça izah edildiğini, ayrıca davacının işin gerekliliğine uygun ön şartlardan biri olan meslek lisesi mezuniyet belgesine sahip olduğunu, buna rağmen dönmekte olan bu mekanik sistemi durdurmadan ve yardımcı alet kullanmadan temizlemeye kalkması, kendisine verilen emir ve talimatlara uymadığını, dolayısıyla kusurlu olduğunu, davalıya atfedilen % 75 oranındaki kusuru kabul etmediklerini, kazadan sonra davacıya ait tüm tedavi masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, davacının bu anlamda iş gücü kaybından kaynaklanan herhangi bir zararı bulunmadığını, tespit edilen iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, zira davacının tedavisi bittikten sonra 02.02.2016 tarihinde yine aynı görevle … Penta 2 Fabrika Birimine geçtiğini, burada da bir süre çalıştıktan sonra 30.04.2018 tarihinden bugüne kadar … Penta 3 Fabrika Biriminde Proses işçisi olarak çalıştığını ve halen çalışmaya devam ettiğini, davacı lehine hükmedilen maddi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olabilecek miktarlarda olduğunu beyanla mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.