YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3178
KARAR NO : 2022/4586
KARAR TARİHİ : 30.03.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2020/2077-2020/2475
İlk Derece
Mahkemesi : … 2. İş Mahkemesi
No : 2018/67-2020/89
Dava, davacının Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalı şirket bünyesindeki davaya konu işyerinde 07.08.2006-05.01.2017 tarihleri arasında “Pizza Ustası” olarak kesintisiz şekilde işten ayrıldığı tarihte en son 2.000,00 TL ücretle çalıştığı halde, bildirimi yapılan dönemde PEK’ların asgari ücret üzerinden gösterilmiş olduğunu ve işyerinde 07.08.2006-22.12.2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının kuruma bildirilmediğini ileri sürerek; 07.08.2006-22.12.2010 tarihleri arasında işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı işveren vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; iddianın gerçek dışı olduğunu, davacının işyerinde çalıştığı sürelerin kuruma tam olarak bildirildiğini ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
Feri Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ilk işe giriş bildirgesinin 22.12.2010 tarihinde verilmiş olduğunu, bu tarihten sonra hizmetlerinin bildirildiğini, iddiaların yöntemince araştırılması gerektiğini ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile; davacının davalı işveren bünyesinde 07.08.2006 – 21.12.2010 tarihleri arasında (askerlik dönemi olan 25.08.2008 – 26.11.2009 dönemi hariç) hizmet akdine tabi olarak asgari ücret karşılığı çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Fer’i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen inceleme tabi olduğunu, çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, müvekkili kurumun yaptığı işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davacının kendi kusuru ve yasal süresi içerisinde yapmadığı başvuru nedeniyle sonradan hak iddia etmiş olmasının hukuken mümkün olmadığını bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “Feri müdahil Kurumun istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla verilen kararı temyiz etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dosyada,
1.Her ne kadar Mahkemece, davacının askerlikte geçen 25/08/2008-26/11/2009 tarihleri arasındaki süreleri dışlanmak suretiyle hizmet tespitine karar verilmiş olsa da, askere sevk tarihinden bir gün öncesine kadar çalışmaya devam ettiği ve terhisten bir gün sonrası hizmet akdinin tekrar başladığına dair mahkeme kabulü isabetsizdir. Mahkemece, askere gidiş süreci ile askerlik dönüşü iş akdinin başlangıç tarihi ile askerlik dönüş sonrası sivil hayata intibak sürecine ilişkin makul süre tespit edilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2.Ayrıca; sadece davacı tarafından gösterilen bordro ve komşu işyeri tanıklarının beyanlarına başvurmak suretiyle eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Mahkemece, bordro tanığı olarak dinlenen tanıkların tüm dönemi kapsar şekilde çalışmalarının olmaması ve işyeri adresinden farklı adreslerde kolluk araştırmasının yapılması karşısında, öncelikle; re’sen araştırma ilkesi gereğince dava konusu dönemi kapsayacak şekilde çalışması olan bordro tanıkları tespit edilerek, yeteri kadar bordro tanıkları dinlenilmeli, bordro tanık beyanlarının kanaat edinmeye yeterli olmadığı takdirde, davacının pizza ustası olarak çalıştığını iddia ettiği işyeri adresinde davacının çalışmasını bilebilecek, işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri ve iş yeri çalışanları, emniyet, zabıta, vergi dairesi, SGK marifetiyle tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerine komşu işverenlerin, işverenlik durumlarıyla ilgili olarak ilgili mercilerden (vergi dairesi, ticaret sicil kayıtları, çalışma ruhsatı için Belediye ve Kurum nezdinde bulunan bilgi ve belgelerle, meslek kuruluş kaydı ve abonelik durumları ile ilgili tüm bilgi ve belgeler) araştırılarak beyanları bu kapsamda değerlendirilmeli; iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, fer’i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.