YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3241
KARAR NO : 2023/4373
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1919 E., 2022/138 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/308 E., 2021/303 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.12.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde meydana gelen sürekli iş göremezlik nedeniyle fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 5.000-TL maddi, 250.000-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.06.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 261.907,09-TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; iş kazasının oluşumunda davalının kusuru olmadığını, davacının kendi tedbirsizliği dikkatsizliği sonucu bu kazaya maruz kaldığı, davacıya iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerinin verildiği, davacının iş gücünde herhangi bir azalmanın meydana gelmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 31.12.2014 tarihinde davalıya ait işyerinde yağcı olarak çalışırken, çırçır makinalarının taşıma bandı arkasına pamuk sıkıştığını görünce müdahalede bulunmak isterken makinaya elini kaptırması sonucu yaralanması ile iş kazası geçirdiği, davalı işverene %70, kazazede işçiye %30 oranında kusur izafe eden 15.10.2017 tarihli bilirkişi raporu denetime elverişli olduğu, ATK raporuna göre davacının maluliyetinin %32 olarak belirlendiği, kazazede işçinin yaptığı işin niteliği gözetilerek, tanık beyanları ve emsal ücret araştırmaları çerçevesinde kaza dönemindeki ücretinin aylık net 1.022,55-TL olacağı belirlenerek hesaplama yapılan, davalının kusur durumunu ve SGK ödemelerini gözeten denetime elverişli hesap bilirkişi raporu ile maddi tazminatın 261.907,09-TL olarak kabul edildiği; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, işçinin yaşı, olayın oluş biçimi, kazazedenin maluliyet oranı, tarafların kusur oranları nazara alınarak manevi tazminat miktarının belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne; 261.907,09-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, dosya kapsamında yapılan geçici ödemelerin tahsilat sırasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, kusur yönünden alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, tüm hesaplamaların hatalı kusur oranlarına göre yapıldığı, fiilen gerçekleşen duruma göre davacının maluliyeti nedeniyle kazancında herhangi bir azalma olmadığı, hesap bilirkişisi tarafından davacının 2014 yılı net kazancı 1.022,55.-TL olarak dikkate alındığı, oysa bu rakamın davacının brüt aylık ücreti olduğu, hüküm (veya rapor) tarihinde yürürlükte bulunan katsayı ile bağlanan sigorta gelirlerinin, hüküm( veya rapor) tarihinden sonra ödenecek bölümünün peşin değeri kurumdan sorulmadığı ve bilinen dönem zararından artan gelir de üzerine ilave edilerek hesaplanan tazminat tutarından indirilmediği gerekçesi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi raporunda 2014 yılı aylık brüt ücretin 1.317,95-TL olarak tespit edilip, kesintiler yapıldıktan ve AGİ eklendikten sonra ele geçen net rakamın 1.022,55-TL olduğu tespit edilmiş olduğundan bu yönüyle bilirkişi raporunda hata görülmediği, yerel mahkemece davacının maluliyet oranının tespitinde ve taraflara izafe edilecek kusur oranının tespitinde yerleşik uygulamalara uygun işlem yapıldığı, bilirkişi raporunun kurum tarafından karşılanan ve karşılanacak zarar miktarları yönünden tespitinde yerleşik uygulamaya ve dosya kapsamına aykırılık görülmediği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının kusurunun düşük olarak belirlendiğini, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, hesap bilirkişi tarafından hesaba esas alınan ücretin hatalı belirlendiğini, SGK tarafından ödenmiş olan gelirlerin tazminattan indirilmesine dair yöntemin hatalı uygulandığını, ödenmesi gereken harcın yanlış hesaplandığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 51, 52, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu 77 inci maddesi ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.