Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/3357 E. 2023/5707 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3357
KARAR NO : 2023/5707
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1598 E., 2020/936 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/86 E., 2019/116 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildikten, noksan ikmal edilerek dosya Dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde geçirdiği iş kazasında yaralandığını, hayati tehlike geçirdiğini ve böbreğini kaybettiğini, davalı şirketin tam kusurlu olduğu iddiasıyla 1.000,00 TL maddi tazminat, 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 79.183,15 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerindeki görevinin fırında pide hazırlamak olduğunu, fırının temizliğinin görevi kapsamında olmadığını, kendi inisiyatifiyle yaptığı temizlik işi sonucu iş kazasının meydana geldiğini, davacının tam kusurlu olduğunu, işgücü kaybının meydana gelmediğini ve epikriz raporundan her iki böbreğinin de normal olduğunun anlaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın, maluliyete ilişkin maddi ve manevi tazminat davası olduğu, meydana gelen kaza olayının 5510 sayılı Kanunu’nun 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca bir iş kazası olduğu, iskeleden düşme riskini önlemek amacıyla toplu ve kişisel koruyucu sistemlerle önlem almaması, çalışanlarına kişisel koruyucu olarak vücut tipi emniyet kemeri ve bağlantı aparatlarını vermemesi, baca temizlik işinde ehil işçi çalıştırmaması, işçisini karşı karşıya bulunduğu mesleki riskler ve bunlarla ilgili alınması gerekli tedbirler, iş sağlığı ve güvenliği konusunda gereği gibi eğitmemesi, iş güvenliğinin çalışanların bilgi, tecrübe ve insiyatifine terk etmesinden dolayı, kazının meydana gelmesinde, davalı işveren Petrol inş. Nak. Gıda. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. Nin %80 oranında kusurlu olduğu, düşme riskine karşı gerekli kişisel koruyucu donanım (emniyet kemeri ve yaşam halatları ) kullanmadan çalışması, söz konusu uygunsuzlukların ve eksiklerin giderilmesi için işverenden talepte bulunmaması, dengesini bozacak şekilde iskele üzerinde bulunması, iskele üzerinde temizlediği boruyu bacaya takmak için, iskele üzerinde dikkatli dengeli bir şekilde hareket etmeyerek, kendi sağlık ve güvenliğini sağlamak için gereken dikkat ve özeni göstermemesi dikkatsiz ve tedbirsiz çalışmasından dolayı , kazanın meydana gelmesinde, davacı kazazede işçi … ‘nın %20 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli 24.11.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre belirlenen kazazedenin gerçekleşen zararı ile maddi tazminat alacağının doğduğu anlaşılmakla 79.183,15 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2011 gününden itibaren yasal faizinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden ise; olayın oluş şekli müterafik kusur oranları davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesi tarafların sosyal ve ekonomik durumu hak ve nesafet kurallarına göre takdiren 24.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/08/2011 gününden itibaren yasal faizinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalısı vekili istinaf başvurusunda özetle; tazminat miktarının fahiş belirlendiğini, sakatlık durumunun mevzuata aykırı bir şekilde fazla hesaplandığını, davalıya izafe edilen kusur oranının fahiş belirlendiğini, hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı belirlenirken talep aşımına yol açıldığını, Daire içtihatlarına göre davacının talep ettiği kusur oranı ve miktar ile bağlı olduğu dolayısıyla belirlenen kusur oranı talep edilen maddi tazminat miktarına uygulanarak tahsili gereken miktarın bulunmasının gerektiğini ve kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi gerekçe ile ilk rapora itibar edildiği belirtilmeden sonuca gidildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;”Dosya kapsamına göre davalı işyerinde “pastacı” olarak çalışan davacı, 13.08.2011 tarihinde ekmek pişirme fırınının tıkanan bacasını temizlemek üzere çıktığı iskeleden düşmek suretiyle iş kazası geçirmiştir. SGK müfettiş raporu ile olayın iş kazası olduğu ve işverenin %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. SGK Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.04.2015 tarihli raporu ile maluliyet oranı %25,2 belirlenmiş, itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulunun 27.11.2015 sayılı raporu ile maluliyet oranının %25,2 olduğu teyid edilmiştir. Bu rapora da yapılan itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin 14.06.2017 tarihli raporu ile maluliyet oranı %25,2 olarak belirlenmiş olup üç kurulun da maluliyet oranını aynı şekilde belirlediği ve belirlenen maluliyet oranının dosya kapsamına uygun olduğu görüldüğünden bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. İş kazasının oluşumunda kusur incelemesi yönünden ise, SGK müfettiş raporu ile olayın meydana gelmesinde işveren %100 kusurlu bulunmuştur. Mahkemece, (3 kişilik A sınıfı İş Güvenliği uzmanından) alınan 29.12.2015 tarihli raporda, sunulan bakım ve onarım sözleşmesinde baca temizliğinin yapılacağının belirtilmediği, işverenin alınması gereken tedbirleri almadığı, işçiye eğitim ve ekipman verilmediği tespit edilerek işveren kusuru %80, işçi kusuru %20 belirlenmiştir. Davalı vekilince, SGK’nın davalı işverene karşı aynı mahkemede açtığı rücu davasındaki kusur raporu sunularak kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için öğretim üyelerinden rapor alınması istenilmiştir. Rücu dosyası raporunun fotokopisi dosyada mevcut olup işverene %75, işçiye %25 kusur izafe edildiği görülmüştür. Mahkemece, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik rapor, 3 kişilik ODTÜ inşaat mühendisi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınmış olup söz konusu 17.10.2018 tarihli raporda da işveren %80, işçi %20 kusurlu bulunmuştur. İş kazasının oluş şekli, meydana gelmesindeki diğer özellikler, pastacı olan davacı işçiye fırının bacasının temizlettirilmesi gibi durumlar gözetildiğinde, alınan kusur bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilinin itirazlarının soyut kaldığı, keza maluliyet ve kusur raporları doğrultusunda alınan hesap bilirkişi raporunun da denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece belirlenen tazminatların somut olayın özelliklerine göre yerinde olduğu, maddi tazminat yönünden talep aşımı bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.” gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; Mahkeme tarafından hüküm altına alına tazminat miktarı, olayın meydana geliş şekli, davacının sosyo ekonomik durumu, davacının kazadan çok sonra dava açması ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz de dikkat alındığında fahiş olup, Yargıtayın yerleşik kararlarına aykırı olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkilin/davalının tam kusurlu olduğunu belirtmesi ve raporda kusurun daha az olduğunun belirlenmesi nedeniyle, talep edilen tazminat miktarından ayrıca kusur oranında indirim yapılması gerekmektiğini, davacı tam kusura göre 79.183,15 TL maddi tazminat talep etmiş olup, davacının kusurlu olduğu tespit edildiğinden dolayı, taleple bağlılık kuralı gereği, talep edilen 79.183,15 TL maddi tazminat miktarı üzerinden de ayrıca kusur oranında indirim yapılması gerektiğini, kusur yönündeki kabulün rücu dava dosyasındaki kusur raporlarıyla çeliştiğini, davacının sürekli iş göremezlik oranının mevzuata aykırı bir şekilde fazla hesaplandığını, bu oran üzerinden de tazminatın fazla hesaplandığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat alacağına kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, ile 110 uncu maddesi, 4857 sayılı İş Kanun’un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 51, 52, 53, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16,19 ve 21 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
A) Davalı vekillinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararında davacı lehine 24.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin18/12/2020 tarihli kararında bu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmedilen bu tazminatın maddi tazminattan ayrı olarak Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekillinin bu hükme yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B) Davalı vekillinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; sürekli iş göremezlik oranı, kusur oranı ve maddi tazminat hesabının dosya kapsamı ve Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olarak belirlenmiş olması karşısında davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin manevi tazminat hükümüne yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,

2. Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüyle ilgili Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün ONANMASINA,

3.Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine

4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.