YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3561
KARAR NO : 2022/8168
KARAR TARİHİ : 31.05.2022
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Asıl dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine, karşı dava ise; yersiz olarak ödenmeyen emekli maaşlarının ve yersiz olarak tahsil edilen Sosyal Güvenlik Destek primlerinin yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davalı/karşı davacıya yersiz ödendiği ileri sürülen yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine asıl davada açılan itirazın iptali davasında, davanın Yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın % 40’ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. (02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 11. maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.) İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan yaşlılık aylığının, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalı alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan tutarın % 20’ı oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Asıl davada, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle yargılama giderlerinin buna göre belirlenmesi, davalı/karşı davacı bir vekille temsil edildiğinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün asıl davaya ilişkin (1) numaralı bendinde yer alan “Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,” ibaresinin silinerek yerine, “Hüküm altına alınan tutar üzerinden %20 oranına göre hesaplanan icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine,” ibaresinin yazılmasına, (5) numaralı bendinden sonra gelmek üzere, “Davalı/karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ne göre tayin ve takdir olunan 5.100,00TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalı Kurumdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 31.05.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.