Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/3721 E. 2023/3603 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3721
KARAR NO : 2023/3603
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/4732 E., 2022/94 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/618 E., 2021/296 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı … davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 21.09.2013 tarihinde pres makinesine elinin sıkışması suretiyle ve 24.01.2014 tarihinde de sac bükme makinesinde çalıştığı sırada makine bıçağını harekete geçiren ayak pedalının kopması sonucu kaza geçirdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 14.06.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 229.199,52 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya iş makinesi ve işle ilgili her türlü eğitimin verildiği, gereken tüm önlemlerin alındığı, davalının olayda kusuru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SGK tarafından davacının davalı işyerinde geçirdiği her iki kazanın da iş kazası olduğunun kabul edildiği, davacının 21.09.2013 tarihli iş kazasından kaynaklı maluliyet oranının %10,3, 24.01.2014 tarihli iş kazasından dolayı maluliyet oranının %9,1 olduğu, kusur tespiti açısından konusunda uzman bilirkişilerden rapor alındığı, davalı işverenin %70 oranında, davacı kazazedenin %30 oranında kusuru olduğunun, ayrıca hesap raporu ile de davacının isteyebileceği maddi tazminat miktarının 229.199,52 TL olduğunun belirlendiği, davacının manevi tazminat istemi yönünden ise maluliyet oranı, kusur nispetleri ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları da göz önüne alınarak karar verildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davacının davasının maddi tazminat yönünden kabulü ile 229.199,52 TL maddi tazminatın meydana gelen her iki iş kazası tarihine göre maluliyet oranlarına göre orantılanmak suretiyle 121.688,41 TL sine ilk kaza tarihi olan 21.09.2013, 107.511,11 TL sine ise ikinci kaza tarihi olan 24.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlekte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat yönünden talebinin kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın meydana gelen her iki iş kazası tarihine göre maluliyet oranlarına göre orantılanmak suretiyle 26.546,40 TL sine ilk kaza tarihi olan 21.09.2013, 23.453,60 TL sine ise ikinci kaza tarihi olan 24.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlekte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, işverenin ağır kusurlu olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili, kaza nedeniyle davalının kusuru bulunmadığını, kusurun tamamen davacıya ait olduğunu, davalının üzerine düşen tüm tedbirleri aldığını, işçiye gerekli eğitimlerin verildiğini, bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken işçinin ücretinin yüksek hesaplandığını, zira işyerinde hesaplama yapılan dönemlerde aynı görevde çalışanların maaşının asgari ücret kadar olduğunu, maddi tazminat miktarının maaşın yüksek alınması sebebi ile hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme dayanak kusur raporunun, iş güvenliği uzmanı bilirkişilerce düzenlenmiş olup, denetime elverişli, gerekli hukuki ve teknik verileri içerdiği, tarafların kusura ilişkin itirazlarının yargılama sırasında da değerlendirilmiş olup tarafların buna ilişkin itirazının yerinde olmadığı, hükme dayanak hesap bilirkişi raporunda, davacının ücretinin SGK kayıtlarına göre esas alınmış olup davalı vekilinin buna ilişkin soyut itirazının da yerinde olmadığı, kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, işgöremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesi ile davacı … davalı tarafın istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemlerin alındığını, eğitim verildiğini, kusur oranının hatalı belirlendiğini, hesap raporuna esas ücretin asgari ücret olarak alınması gerektiğini, maddi tazminatın bu nedenle fazla hesaplandığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 2 ve 77 maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.