YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3746
KARAR NO : 2023/4249
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1344 E., 2021/2067 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/674 E., 2018/955 K.
Taraflar arasındaki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin manevi tazminat istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin desteği müteveffa işçi İlker İli’nin asıl işverene ait iş yerinde dava dışı alt işveren aracılığı greyder operatörü olarak çalışmakta iken 06.11.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini, desteğin eşi ve çocuklarının destekten yoksun kaldığını, müteveffanın kardeşleri … ve …’in de zarar gördüklerini, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu, müvekkillerinin olay sebebiyle manevi zararlarının bulunduğunu beyan ederek davacı eş için 100.000 TL, diğer davacı çocuklar için ayrı ayrı olmak üzere 50.000 TL, davacı kardeşler için ayrı ayrı olmak üzere 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihi itibariyle işletilecek yasal faizleri ile birlikte davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının işçileri olmadığını, husumetin alt işverene yöneltilmesi gerektiğini, işçinin müvekkilinin işçisi olmadığını, hizmet kusuru olması durumunda davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin zaman aşımına uğradığını, olayın iş kazası şartlarını taşımadığını, müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını, nezaret ve denetim görevini yerine getirdiğini, dava dışı alt işveren ile yapılan hizmet alım sözleşmesi ve eki şartnamelere göre yüklenicinin müvekkili idarenin ve üçüncü kişilerin uğrayacağı zararlardan sorumlu olduğunu, davanın yetkisiz mahkemece açıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kısmen kabulü ile,
1-Davacı … için 80.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği tarih olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacı … için 40.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği tarih olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacı … için 40.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği tarih olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Davacı … için 40.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği tarih olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
5-Davacı … için 10.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği tarih olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6-Davacı … için 10.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği tarih olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile davanın yanlış hasıma karşı açıldığını, Bir-İlk Tem. İns. Kay. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne açılmasının gerektiğini, davanın yanlış yargı yolunda açıldığını, dava konusunun zamanaşımına uğradığını, davaya konu edilen manevi tazminat miktarının “manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacağı” kuralına aykırı olduğunu, Mahkemece, ceza mahkemesinin almış olduğu kusur raporuna dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, keşif yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmeden ve dosya içerisine sunulan sözleşme ve ekleri değerlendirilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtayın bu tür davalarda kusur oranının tespitini Adli Tıp Kurumu tarafından veya Teknik Üniversitelerde görevli iş güvenliği uzmanı olan 3 (üç) kişilik heyet tarafından belirlenmesi gerektiği yönünde içtihat tesis ettiğini, öncelikle 4857 sayılı Kanunun 77 nci maddesine uygun kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmasının gerektiğini ayrıca kazanın iş kazası olduğunun ispatının, iş kazasına bağlı olarak gelir bağlanmasının ve bu gelirin peşin sermaye değerinin iş bu davadaki zarar hesabından mahsubunun gerektiğini özet olarak beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davalının 22.06.2018 tarihinde ihbar dilekçesini sunmuş olmasına rağmen buna ilişkin masrafı yatırmamış olması nedeniyle dilekçenin tebliğ edilemediğinin ve buna ilişkin aşamalarda davalı tarafça eksiklik giderilerek talepte bulunulmadığının anlaşılması, HMK 61-70 maddeleri arasında düzenlenmiş bulunan davanın ihbarı ve davaya müdahalenin usulü ve şartlarının yerine getirilmemiş olduğunun anlaşılması, davalı asıl işveren idarenin dava dışı şirket ile şoför, iş makinesi operatörü teminine ilişkin hizmet alım sözleşmesi yapmış olması ve müteveffanın bu sözleşme kapsamında dava dışı şirketten SGK girişinin bulunması ve İK’nun 2/6 maddesi gereğince işçilerin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacağı maddi ve manevi zararlardan da asıl işverenin alt işveren ile birlikte müşterek müteselsil sorumlu olması nedeniyle davalıya husumet tevcihinde hata olmaması, davanın müteveffa işçinin 4857 sayılı Yasaya tabi çalışan olması nedeniyle adli yargının görev alanında olması, davanın alt işveren ihbar edilememiş veya ihbar talebinin mahkemece reddedilmiş olmasının hüküm sonucuna etkisinin bulunmaması, asıl işveren davalıya izafe edilen kusur oranının sebebinin müteveffa işçinin görevin ifası için sahaya asıl işveren idare tarafından tek başına gönderilmiş olmasına bağlandığının anlaşılması ve hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun kaza tarihindeki iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ile dosya kapsamından oluşa uygun bulunduğunun anlaşılması, davacıların taleplerinin salt manevi tazminattan ibaret olması maddi tazminat talebi içermemesi nedeniyle müteveffanın hak sahiplerine bağlanmış olması muhtemel sürekli gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin manevi zararlardan mahsubunun yasal olarak mümkün olmaması, hukuk hakiminin ceza yargılamasında tespit olunan maddi vakıalar ile bağlı olması, ceza davasında davalı asıl işveren yetkilisinin kusurlu bulunarak eylemi işlediğinin sabit bulunması, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan denetim sonucu dava konusu olayın iş kazası olarak tespit edildiğinin anlaşılması, olayın oluş biçimi, asıl işveren idarenin kusur oranı, müteveffanın yaşı, davacıların müteveffanın eşi çocukları ve kardeşleri olmakla hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına ve ölçülülük ilkesine uygun olduğunun anlaşılması karşısında davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir ” gerekçesine dayalı olarak;
2. ” Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, ” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile davanın müvekkil idare yönünden husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davanın Bir-İlk Tem. İnş. Kay. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye karşı açılmasının gerektiğini, kazanın iş kazası sayılabilmesinin belli başlı şartları taşıması gerektiğini, ayrıca meydana gelen elim hadisede müvekkil Kurumun sorumlu tutulabilmesi için kazanın oluşumunda kusurunun olmasının gerektiğini, müvekkil idarenin bünyesinde çalışan tüm personeline iş sağlığı ve güvenliği eğitimini fazlasıyla verdiğini, dava konusu kaza açısından herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, yerel mahkemece eksik, fahiş, hatalı ve bilimsel gerçeklikten uzak, varsayımsal tespitlerle oluşturulan bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olmasının hatalı olduğunu, davaya konu edilen manevi tazminat miktarının “manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacağı” kuralına aykırı olduğunu özet olarak beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddeleri
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 110, 362, 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Davalı vekilinin davacı çocuklar ve kardeşler için hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz istemi yönünden,
Temyizen incelenen kararda, davacı çocuklar için ayrı ayrı olmak üzere 50.000 TL, kardeşler için ayrı ayrı olmak üzere 25.000 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı çocuklar için ayrı ayrı olmak üzere 40.000 TL, kardeşler için ayrı ayrı olmak üzere 10.000 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Davalı vekilinin davacı eş için hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz istemi yönünden,
2.1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin davacı çocuklar ve kardeşler için hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin davacı eş için hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz istemi yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.