YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3837
KARAR NO : 2023/94
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3323 E., 2021/2102 K.
DAVA TARİHİ : 28.04.2016
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/305 E., 2021/614 K.
Taraflar arasındaki iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili 28.04.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16.03.2016 tarihinde iş kazasına uğraması nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 29.03.2021 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini 390.905,24 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş yerindeki görevi presten en az 60-70 cm dışarıya taşarak yere doğru sarkan esnek ahşabı tutarak yere paralel hale getirmekten ibaret olduğunu, davacının iş yerinde presle ilgili eğitimi verilmeden preste çalıştırıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacıya pres makinesi veya kaynak makinesi kullanmak görevi asla verilmediğini, pres ve kaynak işleri, işyerindeki, işin ehli ustalar tarafından yapıldığını, olayın davacının dalgınlığı sonucu gerçekleştiğini, davacının işe girişinin de süresinde bildirilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle
“1- Davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile;
a) Maddi tazminat yönünden 390.905,24 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
b) Manevi tazminat yönünden 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Maddi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davacı vekili için hesaplanan 35.813,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 29.776,68TL harçtan peşin alınan 3166,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.610,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davacı tarafından yatırılan 3.166,48 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Davacı tarafından yapılan 1506,00 TL masraftan kabul-ret oranına göre hesap olunan 1231,65 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davalı tarafından yapılan 1615,20 TL masraftan kabul-ret oranına göre hesap olunan 389,06TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Manevi tazminat için Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davacı vekili için hesaplanan 6.650,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Manevi tazminat için reddedilen miktarlar yönünden hesaplanan davalı vekili için hesaplanan 6.650,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-)Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davacı vekili için hesaplanan 35.813,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,”karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf sebeplerinde özetle; davalı kusurlu eylemi nedeniyle davacının genç yaşta parmaklarının koptuğunu, 150.000,00 TL gibi ne davalıyı fakirleştirecek, ne de davacıyı zenginleştirecek manevi tazminat talebinde bulunduklarını, mahkemece hakkaniyet ilkesine uyulmadan, yaralanma nedeniyle yaşadığı acı ve üzüntü, tarafların sosyoekonomik durumları nedeniyle hükmedilen 45.000,00 TL manevi tazminatın çok düşük kaldığını beyanla istinaf talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf sebeplerinde özetle; hükme esas alının maluliyet raporlarının yetersiz ve çelişkili olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporlarına yaptıkları itirazlarının nazara alınmadığını, hükme esas alınan kusur raporunun tamamen hatalı olduğunu, davacının görev tanımını aşar şekilde elini presin içine soktuğu ve kazanın meydana geldiğini, tazminat hesap raporunun hatalı olduğunu davacının bakiye ömründe zamana yaygın olarak elde edeceği varsayılan gelirin tamamını şimdiden elde ettiği takdirde sebepsiz zenginleşeceği, pasif çalışma dönemi için tazminat hesap edilmesinin hatalı olduğunu, dava dosyasına sundukları savunmalarına ve raporlarına itirazlarının nazara alınmadığını, ayrıca hükümde 1-b şıkkı 2. paragraf ile 8 nolu maddesinde iki kez davacı lehine reddi tazminat için vekalet ücretine hükmedildiğini, mükerrer vekalet ücretinin hatalı olduğu itirazında bulunarak istinaf talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davalı itirazları yönünden yapılan incelemede, Adli Tıp Kurumu raporları, hesap raporları, mevcut delil durumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dosya içeriğine, mevcut delil durumuna, olaya, olayın özelliklerine, mevzuata, Yargıtay’ın yerleşik kararlarının dikkate alınarak değerlendirildiği, davalının bu hususlardaki itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2. Ancak hükümde maddi tazminat yönünden davalı aleyhine iki kez vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür. Hükmün 1. şıkkı b bendi 2. şıkta ve hükmün 8. şıkkında maddi tazminat için davacı lehine 35.813,37’şer TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun bu hususta esastan kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
3. Davacı itirazı yönünden yapılan incelemede manevi tazminat miktarı belirlenirken, dosya içeriği mevcut delil durumu, tarafların olaydaki kusur oranları, davacının maluliyet oranı, yaşı, olay nedeniyle duyduğu elem ve keder, zenginleşmeye sebebiyet verilmemesi, davacının sosyal yaşamına etkileri hususu değerlendirildiğinde mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının az olduğu ve artırılması gerektiği kanaatine varılmakla takdiren 60.000,00 TL olması gerektiğinden davacının istinaf başvurusunun Esastan Kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle
4. … Anadolu 14. İş mahkemesinin 2016/305 Esas – 2021/614 Karar sayılı 29.06.2021 tarihli kararın kaldırılmasına,
“Davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile;
a) Maddi tazminat yönünden 390.905,24 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
b) Manevi tazminat yönünden 60.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
c)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 30.739,50TL harçtan peşin alınan 1.847,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.892,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
ç)Davacı tarafından yatırılan 1.847,48 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davacı tarafından yapılan 1506,00 TL masraftan kabul-ret oranına göre hesap olunan 1.249,98TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)Davalı tarafından yapılan 1.691,70TL masraftan kabul-ret oranına göre hesap olunan 287,59TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f)Manevi tazminat için karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davacı vekili için hesaplanan 8.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
g)Manevi tazminat için reddedilen miktarlar yönünden AAÜT 10/2 maddesi gereğince davalı vekili için hesaplanan 8.600,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
ğ)Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davacı vekili için hesaplanan 35.813,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
… vekili temyiz sebepleri olarak özetle; yukarıda açıklanan istinaf sebepleri ile benzer sebepleri göstererek ve özellikle; sürekli iş göremezlik oranının %29,2 olarak tespitine dair kurum raporlarının ve Adli Tıp Raporlarının yetersiz ve çelişkili olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davacının iş yerindeki tek görevinin sarkan malzemeyi düz tutmaktan ibaret olup, presteki kalıbı düzeltmek gibi bir görevinin olmadığını, tazminat hesabının hatalı olduğunun davacının emekli olacağı varsayılan tarihten sonraki pasif çalışma dönemi için tazminat hesap edilmesinin de hatalı olduğunu, raporlara itirazların karşılanmadığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların sebepsiz zenginleşme niteliği oluşturacak mahiyette olduğuna işaretle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
C.A. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacı lehine İlk Derece MAhkemesinin 29.06.2021 tarihli kararında 45.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişken, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kararında davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları kabul edilerek manevi tazminatın 60.000,00 TL olarak hüküm altına alındığı, bu tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
C.B. Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat esen sigortalının hak sahiplerinin destekten yoksunluk tazminatı ile cenaze ve defin giderine hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417.maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle somut olayda; davacının sürekli iş göremezlik oranının tespiti noktasında çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp 2. ÜSt Kurulundan rapor alınarak çelişkinin giderilmesine, mahkemece davaya konu iş kazası nedeniyle hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetlerinin iş kazasının oluşuna uygun olması, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince kurulan gerekçelerin yerinde olduğu da dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…