YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3877
KARAR NO : 2022/14359
KARAR TARİHİ : 16.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :
Dava, Kurum işleminin iptali ve menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/01/2012 tarihinden itibaren müteveffa babasından dolayı ölüm aylığı almakta iken aylığının eksik yatırıldığını farkettiğini, bunun sebebini öğrenmek üzere kuruma yaptığı başvuru sonucunda müvekkilinin kız kardeşinin 21/09/2017 tarihinde babasından yaşlılık aylığı almak üzere müracaat etmesi nedeniyle ölüm aylığı tutarının düştüğünü ve kendisine 18.072,48 TL yersiz ödeme yapıldığının bildirildiğini ve bu tutarın ödenmesi için borç bildirim belgesi gönderildiğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin kuruma borçlu olmadığının tespitine aksi halde müvekkilinin borcunun davalı kurumdan olan alacağından takas ve mahsubuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının babasından dolayı ölüm aylığı almakta olduğunu, ölüm aylığına hak sahibi diğer kız kardeşinin de girmesinden dolayı aylığı bağlama oranının düşmesi nedeniyle davacıya 18.072,48 TL tutarında yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini, müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece davanın kabulü ile; davalı Kurum tarafından yapılan 18.072,48-TL yersiz ödemelerin iadesi yönündeki işlemin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Davalı Kurumun istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurum alacağının hatalı hesaplamadan değil, davacının kardeşinin tahsis talebi üzerine 01.09.2011 tarihinden itibaren davacının ölüm aylığından yararlanma oranının %25’e düşürülmesinden kaynaklandığını, bu nedenle müvekkili Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Taraflar arasındaki ihtilaf, davalı Kurumun 01.01.2012 ile 01.10.2017 tarihleri arasında davacıya yersiz ödendiğini iddia ettiği 18.072,48 TL’nin geri ödenmesine ilişkin talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1-)Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması başlıklı 34. maddesinin b bendinde “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
b) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının, her birine % 25’i oranında aylık bağlanır.” hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Kanunun 01/10/2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmıştır.
Eldeki davada, 18.12.2007 tarihinde boşanan davacının, 14.11.2011 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu ve kendisine 1479 sayılı Kanunun 43. maddesi gereğince talep tarihi göz önüne alınarak 01.01.2012 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, davacının kız kardeşi … …’in ise, 14.10.1998 tarihinde evlendiği, 03.06.1999 tarihinde boşanmış olmasına, babasının vefat ettiği 11.02.2006 tarihinde babasından dolayı ölüm aylığına müstahak olmasına ve 18 yaşının üzerinde reşit olmasına rağmen, davalı Kuruma herhangi bir ölüm aylığı başvurusunda bulunmadığı, davalı kurumun 22.09.2017 tarihli ve 11.445.012 varide sayılı yazısında davacının kız kardeşi … …’e 20.09.2017 tarihindeki tahsis başvurusuna istinaden, 28.09.2011 tarihinden geçerli olmak üzere ölüm aylığı bağlandığı ve geriye dönük olarak 28.09.2011- 28.09.2017 tarihleri arasındaki döneme ait ölüm aylığının hesaplanarak toplu ödeme yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacının 03.06.1999 boşanan kız kardeşi … …’e tahsis talebine istinaden 5510 sayılı Yasa’nın 97. maddesi gereğince zamanaşımı gözetilerek, geriye dönük 2011 tarihinden itibaren ödeme yapıldığı, davacının da 14.11.2011 tarihli tahsis talebine istinaden 1.1.2012 tarihi itibari ile 2008/1den itibaren aylığın toptan ödendiği anlaşılmakla yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, davacıya bu aylığın %50 oranında ödenmesi nedeniyle 2012/1 döneminden itibariyle %25 oranına düşülmesi gerektiğinden davacıya fazladan ödenen aylığın buna göre hesaplanması ve sonucunda göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul karı verilmesi hatalı bulunmuştur.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.