YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3957
KARAR NO : 2023/6121
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/282 E., 2020/64 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/1327 E., 2018/656 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın süresi içerisinde davalı TEİAŞ vekili tarafından istinaf edildiği, davacı vekilinin de bu istinaf başvurusuna katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TEİAŞ vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekili de bu temyiz başvurusuna katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunması üzerine, yapılan incelemede tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline çevrilmiş, geri çevirme üzerine dosya dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl iş sahibi Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından ihale edilen ve işi üstlenen Çetinkaya Ltd. Şti. tarafından Tokat ili Turhal ilçesi Çaylı Köyündeki 150 KW enerji nakil hattı bakım onarım işinde çalışmakta iken 08.09.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde 4-5 metre derinliğinde kazılan elektrik direk çukuruna düşmesi sonucunda ağır yaralandığını, müvekkilinin 09.09.2014-28.06.2015 tarihleri arasında çalışamadığına dair geçici iş göremezlik raporlarının bulunduğunu, söz konusu kaza nedeniyle soruşturma yapıldığını, davalı Çetinkaya Ltd. Şti’de kaza tarihinde aylık net 3.500 TL ücret üzerinden çalıştığını, müvekkilinin elektrik bakım onanm işinde çalışan usta işçi olduğunu, kaza nedeniyle ağır yaralanan müvekkilinin kişisel ihtiyaçlarını dahi tek başına karşılayamadığını ve halen hareket sıkıntısı çektiğini, bu nedenlerle müvekkilinin geçmiş olduğu iş kazası nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmini için 50.000 TL manevi tazminat ve bilirkişi incelemesinde belirlenecek olan tazminat miktarının ve değerinin tam ve kesin olarak mümkün olmadığından şimdilik 1.000 TL meslekte geçici ve sürekli kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı maddi tazminat olmak üzere toplam 51.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 83.024,85 TL’ye arttırmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı TEİAŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile yüklenici diğer davalı arasında 21.03.2014 tarihinde imzalanan sözleşmede belirtildiği üzere, yüklenicinin her türlü iş sağlığı ve güvenliğini sağlamakla mükellef olduğunu, savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Çetinkaya Güv. Tük. Mad. Elle İnş. Turz. Tem. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Desen Mühendislik ile iş ortaklığı kurarak Tokat – Turhal E.İ.H. komple tesis işinin ihalesini aldığını ve bölgede 2014 yılı Mart ayında çalışmaya başladığını, çalıştırılan tüm personelin İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile işin yapılması konulu eğitimlere tabi tutulduğunu ve buna ilişkin sertifikaların alındığını, yine işçilerin güvenli çalışmasını sağlamak adına tüm teçhizat ve araçların alınarak işçilerin kullanımına arz edildiğini, çalışma yapılan sahada teknik, İdari yasal hiç bir eksik yada kusurun bulunmadığı halde davacının bizzat kendisinden kaynaklanan ihmal ve kurallara riayet etmekten kaçınması nedenleriyle bu iş kazasının meydana geldiğini, bu nedenle müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, aynca davacının tedavisi bittikten sonra iyileştiğini ve çalışma gücüne tamamen kavuştuğunu, müvekkili şirketin iyi niyetle hareket ederek davacıya iyileşmesini müteakip işe dönmesi için çok sayıda çağrıda bulunulduğunu, kaza sonrasında müvekkili şirketin 8 ay boyunca ayda 1.000 TL olmak üzere toplamda 8.000 TL maddi zararına karşılık davacıya ödeme yapıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının, davalı işyerinde nakil hattı bakım ve onarım işinde çalıştığı sırada yaklaşık 4-5 metre derinliğinde kazılan elektrik direk çukuruna düşerek sol ayak bileğinden yaralanmasıyla sonuçlandığı davacının yaralandığı olayın iş kazası olduğu, davalı Çetinkaya Güv. Tük. Mad. Elk. İnş. Taş. Turrz. Tan. Tic şirketinin %80, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu, davalı TEİAŞ’ın da asıl işveren olarak kazanın sonuçlarından sorumlu olduğunun anlaşıldığı, davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak; bilimsel verilere, olaya, bulgulara uygun olarak hazırlanan kusur ve maluliyet raporları ile aktuerya raporu karara esas alınmış, raporlarla saptanan maddi tazminatın ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Kök rapordaki hata nedeniyle, aktüerya bilirkişisi İbrahim Toksöz’ün 18.05.2018 tarihli ek raporunda saptanan 83.024,85 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 08.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak; olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına ve meydana gelen elem ve ıstırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nefaset kurallarına göre ve ayrıca taraflarda zenginleşme aracı oluşturmayacak şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve davacı için 20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 08.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan TEİAŞ vekilinin ve bu istinaf başvurusuna katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürerek; ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığı, olayın meydana geldiği yerin Kayseri 11. Bölge Müdürülüğü’nün sorumluluğu altında olduğunu, diğer davalı ile imzalanan sözleşme gereği yasal sorumluluğun idareye aktarılamayacağı ve davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının geçirdiği iş kazası ile ilgili belgelere göre sürekli iş göremezlik oranının %19,2 olarak tespit edildiği ve bu orana itiraz olmadığı, iş kazasının meydana gelmesiyle ilgili olarak iş güvenliği uzmanlarınca hazırlanan raporda davalı Çetinkaya Şirketinin %80, davacının %20 oranında kusurlu bulunduğu, hizmet alım sözleşmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalılar arasında asıl/alt işveren ilişkisi bulunduğu ve asıl işveren TEİAŞ’ın diğer davalının kusurundan da sorumlu olduğu anlaşılarak, davacının sürekli iş göremezlik durumu, tarafların kusur oranları, kazanın meydana geliş şekli, davacının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle yaşadığı üzüntü, yerleşik Yargıtay içtihatları birlikte nazara alındığında, takdir edilen manevi tazminatın dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, hesap bilirkişi raporunun denetime elverişli, bilimsel verilere ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; davacı ve davalılardan TEİAŞ vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353-(1) b)1 inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan TEİAŞ vekilinin ve bu temyiz başvurusuna katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TEİAŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin değil diğer davalı Çetinkaya şirketi işçisi olduğunu, müvekkiline husumet yöneltmesinin beklenemeyeceğini, İşin ihale ile diğer davalı şirkete verildiğini, bu nedenle tazminattan sorumlu tutulamayacağını asıl işveren sıfatının olmadığını, hükme esas alınan kusur raporunda kusur oran ve aidiyetlerinin hatalı belirlendiğini, maddi manevi tazminat taleplerinin yersiz olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, davalı tarafın dava dilekçesinde talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarını rahatlıkla ödeyebilecek durumda olup, talep edilen manevi tazminat miktarının da davalıyı fakirleştirmeyeceği gibi, müvekkilin de zenginleşmesine neden olmayacak miktarda makul bir talep olduğunu belirterek manevi tazminat isteminin tam kabulü yönünden kararın düzeltilerek onanmasını aksi halde aleyhe olan hususların bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat alacaklarına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366 yollamasıyla uygulanan 348 nci maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri ile 110 ve 124 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanun’un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417/3, 49, 50, 51, 52, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, 5510 sayılı Kanunu’nun 13, 16, 19 ve 21 inci maddeleri ve 26.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
3. Değerlendirme
A) Davalı TEİAŞ vekilinin ve katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunan davacı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Davacı vekilinin müvekkili lehine 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli kararıyla manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, tarafların stinaf kanun yoluna başvurması üzerine Bölge Adiye Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği hükmedilen bu tazminatın maddi tazminattan bağımsız ayrı bir dava olduğu ve karar tarihi itibari ile kısmen kabul edilen manevi tazminatın kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden davalı vekilinin ve katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunan davacı vekilinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davalı TEİAŞ vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; hükme esas alınan kusur ve hesap raporlarındaki tespitler ile davalı TEİAŞ’ın asıl işveren olarak kabuşünün dosya kapsamı ve Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen karardaki gerekçelerin de yerinde olması nedeniyle, davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı TEİAŞ vekilinin temyiz itirazları ile katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunan davacı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2.Davalı TEİAŞ vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı TEİAŞ’a yükletilmesine, davacı tarafından yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.