YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4621
KARAR NO : 2023/2091
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/497 E., 2022/114 K.
1-… 2-… 3-… 4-… vekili Avukat …
…
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen ödeme emri ve haczin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılara tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptali ile davacıların aylıklarından yapılan kesintilerin işletilecek faizleriyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacıların, kurum alacaklarının tahakkuk ettiği dönemde dava dışı asıl borçlu tüzel kişiliğin yönetim kurulu üyesi sıfatını taşıdıklarını, kendi özgür iradeleriyle şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, buna göre Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.11.2014 tarihli ve 2013/862-2014/714 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 27.09.2016 günlü ve 2016/14136-2016/11799 E.K. sayılı ilamı ile; dosyanın incelenmesinde, dava dışı … Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin prim ve ferilerine ilişkin borçları nedeniyle, şirket yönetim kurulu üyesi ve başkan yardımcısı olduklarından bahisle gönderildiği iddia edilen ödeme emirlerinin ödenmemesi nedeniyle davacıların maaşlarına haciz konulduğu, davaya konu 13 adet ödeme emrinin 2004/14692 nolu tevhitli dosyada birleştirildiği, mahkemece, 2004/14692 tevhitli takip dosyasından çıkarılan ödeme emirlerinin davacılara tebliğ olunması ve itiraz yada dava yolu ile iptallerinin sağlanmaması nedeniyle kesinleşmesi sonucu kurum işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, verilen hükmün yerinde olmadığı, dosya kapsamından, tevhitli dosyada birleşen 13 adet ödeme emrinden sadece 2005/15851 nolu ödeme emrinin davacı …’ye, 2005/11881 nolu ödeme emrinin de sadece davacı …’a tebliğ edildiği, diğer ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece, söz konusu 13 adet ödeme emrinin tamamının davacılara tebliğ edilip edilmediği, edilmiş ise buna ilişkin evrakların ikmal edilmesi ile kesinleşip kesinleşmedikleri hususlarının araştırılması gerekmekte olup, varsa tebliğ edilmeyenler yönünden kesinleşmede söz konusu olmayacağından, kesinleşmeyen ödeme emirleri miktarınca haczin yersiz olduğunun gözetilmesinin gerektiği, belirtilen hususlarda araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 07.02.2019 tarihli ve 2016/361-2019/52 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, celp ve tetkik edilen dosyalar, gelen müzekkere cevapları, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; tevhitli dosyada birleşen 13 adet ödeme emrinden sadece 2005/15851 nolu ödeme emrinin davacı …’ye, 2005/11881 nolu ödeme emrinin de sadece davacı …’a tebliğ edildiği, diğer ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, mahkemece söz konusu 13 adet ödeme emrinin tamamının davacılara tebliğ edilip edilmediği, kesinleşip kesinleşmedikleri hususları araştırılmış, tebliğ edilmeyenler yönünden kesinleşmede söz konusu olamayacağından, kesinleşmeyen ödeme emirleri miktarınca haczin yersiz olduğu kanaatine varılarak, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacıların 2005/15851, 2005/11881 nolu ödeme emirleri yönünden reddine, bakiye kalan 11 ödeme emri yönünden ise davacının davasının kabulüne, Denizli … İcra Servisi’nin 2004/14692 Esas sayılı, … sicil nolu takip dosyasında ki (2005/15851, 2005/11881 nolu ödeme emirleri hariç olmak üzere) ödeme emirlerinin iptaline, kabul yönünden davacılar … ve …’ın maaşından yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan alınarak davacılara verilmesine, sair taleplerin reddine, karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 26.02.2020 günlü ve 2019/2496-2020/1662 E.K. sayılı ilamı ile; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmünün öngörüldüğü, hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, mahkemece, iptaline karar verilen ödeme emirlerinin infaza elverişli olacak şekilde ayrı ayrı belirtilmemesi ile hangi ödeme emri/emirleri nedeniyle, haciz sonucu davacıların maaşından yapılan kesintilerin iadesine karar verildiği belirtilmeksizin hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 15.12.2020 tarihli ve 2020/197-2029/347 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
1-Dava dışı asıl borçlu … Gıda San. ve Tic. A.Ş.nin borçlarının tahsili amacıyla yapılan takiplerden; davacılar …’ın, …’ın ve …’ın 2004/14693-14694, 2005/11268-11269-11270, 2005/11882-11883, 2005/15851-15852-15853 no.lu takipler sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinde yazılı bulunan alacaklar sebebiyle, davacı …’in 2004/14693-14694, 2005/11268-11269-11270, 2005/11882-11883, 2005/15852-15853 no.lu takipler sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinde yazılı bulunan alacaklar sebebiyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin diğer takipler yönünden borçlu olunmadığının tespiti taleplerinin reddine,
2-Müteveffa davacı …’ın davalı kurumdan aldığı yaşlılık aylığına konulan hacizler sebebiyle yapılan kesintilerden, 2004/14693-14694, 2005/11268-11269-11270, 2005/11882-11883, 2005/15851-15852-15853 no.lu takipler sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinde yazılı bulunan alacaklara ve bunların gecikme zamlarına karşılık gelen tutarlarının ayrı ayrı kesinti tarihlerinden itibaren ödenmesine,
3-Davacı …’in davalı Kurumdan aldığı yaşlılık aylığına konulan hacizler sebebiyle yapılan kesintilerden 2004/14693-14694, 2005/11268-11269-11270, 2005/11882-11883, 2005/15852-15853 nolu takipler sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinde yazılı bulunan alacaklara ve bunların gecikme zamlarına karşılık gelen tutarlarının ayrı ayrı kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle davacı …’e ödenmesine,
4-Davacıların ödeme emirlerinin iptali taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
E. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 24.11.2021 günlü ve 2021/2464-2021/14828 E.K. sayılı ilamı ile; mahkeme hükmü incelendiğinde, hükmün (1) ve (2) nolu bentlerinde, dava konusu ödeme emirlerden bir kısmının numarası belirtilerek, bu ödeme emirlerinde yazılı alacaklar sebebiyle davalı Kuruma borçlu olunmadığının tespiti yapılıp, hükmün (3) nolu bendinde de, davacı …’in yaşlılık aylığına konulan hacizler sebebiyle yapılan kesintilerden, numaraları belirtilen takipler sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinde yazılı bulunan alacaklara ve bunların gecikme zamlarına karşılık gelen tutarların iadesine karar verilmesine karşılık, hükmün (4) nolu bendinde “Davacıların ödeme emirlerinin iptali taleplerinin reddine,” dair hüküm kurulduğu, diğer taraftan hükmün gerekçe kısmında, “Ödeme emirlerinin iptali talepleri yönünden; müteveffa …’a 2005/11881 no.lu icra takibi sebebiyle, davacı …’e ise 2005/15851 no.lu icra takibi sebebiyle tebliğ edilen ödeme emirleri itiraz edilmeyerek kesinleştiğinden, söz konusu ödeme emirlerinin iptalinin istenmesi, takiplere konu olan kamu alacakları yönünden de menfi tespit istenmesi artık olanaklı değildir. Bunun dışında kalan icra takipleri bakımından ise davacılara ödeme emirleri tebliğ edilmediğinden, ödeme emirlerinin iptalinin istenmesinde davacıların hukuki yararı yoktur.” şeklinde gerekçeye yer verildiği anlaşılmış olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmünün öngörüldüğü, hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, dava konusu ödeme emirleri ile bu ödeme emirlerinden dolayı yapılan haczin iptali ve kesintilerin iadesinin istenildiği işbu davada, davacılara tebliğ edilmeyen ödeme emirleri yönünden davanın menfi tespit istemine dönüşmesi ve bu hususta hüküm kurulmasının yeterli olduğu gözetilmeksizin, ayrıca hukuki yarar yokluğundan söz konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesi ve hükmün gerekçesinde de buna yer verilmesi, gerek gerekçe ile hüküm gerekse de hükmün kendi içinde çelişki oluşturmasına sebebiyet verdiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 15.12.2020 tarihli ve 2020/197-2029/347 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozulmasına karar verilen önceki hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, müteveffa …’a 2005/11881 no.lu icra takibi sebebiyle, davacı …’ye ise 2005/15851 no.lu icra takibi sebebiyle ödeme emri tebliğ edilmiş olup, ödeme emirlerine itiraz edilmemekle söz konusu takipler kesinleştiğinden, ödeme emirlerinin iptalinin veya borçlu olmadığının tespitinin talep edilmesine olanak olmadığı, bunların dışında kalan icra takiplerinden ise ödeme emri tebliğ edilmediğinden davacılar yönünden takiplerin kesinleşmediği göz önüne alındığında bu takiplere konu alacakların tahsili amacıyla davacılara haciz ve diğer cebri işlemleri uygulanamayacağı, buna göre kesinleşmeyen takiplere konu alacaklara karşılık olarak müteveffa …’ın ve davacı …’nin aylıklarına konulan hacizlerin usulsüz olduğu, dolayısıyla hacizler sebebiyle aylıklardan yapılan kesintiler haksız olduğundan bu kesintilerin de davacılara iadesinin gerektiği, belirtilen tespitler karşısında, idari para cezasına ilişkin 2006/10863 no.lu takibin talep dışı bırakıldığı ve bozma ilamı doğrultusunda müteveffa …’a ve davacı …’ye ödeme emirleri tebliğ edilmeyen icra takipleri yönünden ödeme emirlerinin iptali talebinin menfi tespit talebine dönüştüğü gözetilerek; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
1-Dava dışı asıl borçlu … Gıda San. ve Tic. A.Ş.nin borçlarının tahsili amacıyla yapılan takiplerden; vefat eden …’ın mirasçıları davacılar …’ın, …’ın ve …’ın 2004/14692-14693-14694, 2005/11268-11269-11270, 2005/11882-11883, 2005/15851-15852-15853 no.lu takipler sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinde yazılı bulunan alacaklar sebebiyle davalı …’ya borçlu olmadıklarının tespitine,
2-Dava dışı asıl borçlu … Gıda San. ve Tic. A.Ş.nin borçlarının tahsili amacıyla yapılan takipler kapsamında vefat eden …’ın davalı …’dan aldığı yaşlılık aylığına konulan hacizler sebebiyle yapılan kesintilerden, 2004/14692-14693-14694, 2005/11268-11269-11270, 2005/11882-11883, 2005/15851-15852-15853 no.lu takipler sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinde yazılı bulunan alacaklara ve bunların gecikme zamlarına karşılık olarak yapılan kesintilerin ayrı ayrı kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte davacılar …’a, …’a, …’e ve …’a ödenmesine,
3-Davacı …’in 2004/14692-14693-14694, 2005/11268-11269-11270, 2005/11881-11882-11883, 2005/15852-15853 no.lu takipler sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinde yazılı bulunan alacaklar sebebiyle davalı …’ya borçlu olmadığının tespitine,
4-Dava dışı asıl borçlu … Gıda San. ve Tic. A.Ş.nin borçlarının tahsili amacıyla yapılan takipler kapsamında davacı …’in davalı …’dan aldığı yaşlılık aylığına konulan hacizler sebebiyle yapılan kesintilerden; 2004/14692-14693-14694, 2005/11268-11269-11270, 2005/11881-11882-11883, 2005/15852-15853 no.lu takipler sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinde yazılı bulunan alacaklara karşılık olarak yapılan kesintilerin ayrı ayrı kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle davacı …’e ödenmesine,
5-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, ilamın hüküm kısmının açık ve belirli olmadığını, Kurumca davalılara tüm icra dosyalarından ilanen tebligat yapıldığını, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emri ve haczin iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…