Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/4900 E. 2022/13537 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4900
KARAR NO : 2022/13537
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :

13.10.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ve yapılan diğer sosyal yardımlar nedeniyle oluşan kurum zararının davalılardan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili; sigortalıları … …’ un davalı işyerinde çalışırken 13.10.2014 tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiğini, olayın kazalının davalı işyerinde enjeksiyon makinesinde usta yardımcısı olarak çalışırken makinada meydana gelen arızayı gidermeye çalışırken enjeksiyon makinasının çalışması üzerine makinaya bağlı kalıpların arasında sıkışması şeklinde meydana geldiğini, kurum müfettişleri tarafından düzenlenen denetmen raporunda olayın iş kazası olduğunu ve işverenin sorumlu olduğunun belirtildiğini, kaza ile ilgili B.çekmece Cumhuriyet Başsavcılğı’nda 2014/33163 sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını, kurum tarafından sigortalı hak sahiplerine kaza nedeni ile 422.860,74 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak kurum zararlarından gelirin ilk PSD’si yönünden 105.715,18 TL nin onay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesiyle; 296.002,52 TL’nin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II-CEVAP
Davalı vekili; meydana gelen iş kazasında davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, kazalının 26.10.2000 tarihinden kazanın meydana geldiği tarihe kadar davalı şirkette çalıştığını, usta yardımcısı olduğunu, olay günü enjeksiyon conta bölümünde atık su conta makinasını tamir etmek amacı ile makinanın butonuna basarak kapattığını, içine girerek tamirat işlemine başladığını, tamirattan sonra makinanın içinden çıktıktan sonra çalışma butonuna basıp makinanın çalışıp çalışmadığını kontrol etmesi gerekirken aldığı tüm eğitimlere, iş güvenliği talimatlarına ve tecrübesine aykırı hareket ederek makinadan çıkmadan çalıştırma butonuna basarak makinayı çalıştırdığını ve makinanın içinde iken sıkıştığını, olayda davalının kusurunun bulunmadığını, davalının iş güvenliği için gerekli tüm eğitimleri verdiğini, işyerine tüm uyarı ve yazı levhalarının asıldığını, tüm çalışanların iş güvenliği kural ve talimatları hakkında bilgilendirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemesince “Davanın kabulü ile, 296.002,52 TL ilk peşin değerli gelirin tahsis onay tarihi olan 22.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, “1-Davacının istinaf isteminin reddine,
2-Davalının istinaf isteminin kısmen kabulüne,
3-… 3.İş Mahkemesinin 2015/289 Esas, 2018/409 Karar sayılı 18.12.2018 tarihli kararının kaldırılmasına,
4-Davanın kısmen kabulüne,5-285.072,15 TL ilk peşin değerli gelirin tahsis onay tarihi olan 22.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiştir.
V-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili; Sigortalıya verilen kusur oranını kabul etmediklerini, davalı şirketin %100 kusurlu olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı şirket vekili; işyerinde gerekli işgüvenliği eğitimlerinin verildiğini, işgüvenliği önlemlerinin alındığını, sigortalıya verilen kusur oranının düşük olduğunu, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile mahkemenin aldığı raporun çelişkili olduğunu, sigortalının ustabaşı tecrübeli bir çalışan olduğunu, özensiz davrandığını, kazalının günlük brüt ücretinin hatalı hesaplandığını, sigortalının 4 aylık çalışma döneminde 3 ayda 1 ikramiye verildiğini, sigortalının 1 yıllık net kazancı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, sağ kalan eşin evlenme ihtimaline ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacı Kurumun 13/10/2014 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle ölen sigortalının hak sahiplerine bağladığı gelirler ve yapılan ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının tazmini amaçlı açtığı eldeki davada davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir.
Bazı hallerde dava devam ederken, dava açılmasından sonra meydana gelen bir nedenle dava konusu ortadan kalkabilir.
Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Başka bir deyişle, her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamış demektir. Bu halde, mahkemece, davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, dava konusu borcu da içerecek şekilde davalı tarafından 6736 sayılı Yasa kapsamında yapılandırma yapılıp borcun ödenmesi karşısında davanın konusuz kalıp kalmadığı araştırılıp irdelenerek elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı kaldırılarak verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33.Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nun 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 02.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.