Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/50 E. 2023/4468 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/50
KARAR NO : 2023/4468
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 5. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’ın davalıya ait inşaat işyerinde çalışmakta iken meydana gelen iş kazası sebebiyle vücudunda ileri derecede yanık oluştuğunu, kaldırıldığı hastanede 04.02.2017 tarihinde vefat ettiğini, iş sağlığı ve güvenlik tedbirlerinin alınması noktasında davalının sorumluluklarını yerine getirmediğini, işçinin vefatı sebebiyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını, manevi zarara uğradıklarını, müteveffanın davalıya ait işyerinde çalışması sebebiyle elde ettiği gelirin yanı sıra ipek böceği yetiştiriciliği ile ikamet ettiği apartmanın temizlik işleriyle uğraşması nedeniyle de geliri bulunduğunu ileri sürerek müvekkilleri …ve … için şimdilik 10.000 TL maddi, … için 5.000 TL maddi, Sezen için şimdilik 1000 TL maddi tazminat ile davacı … için 100.000 TL diğer davacılar için ayrı ayrı olmak üzere 40.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacıların murisi …’ın davalıya ait işyerinde beden işçisi olarak 23.12.2016 tarihinde çalışmaya başladığı, 30.01.2017 tarihinde çalışma yaptığı inşaatın zemin katında ısınmak amacıyla ateş yaktığı ve içine tiner dökmesi sebebiyle ateşin parlaması üzerine işçinin yaralandığı, kaldırıldığı hastanede 04.02.2017 tarihinde vefat ettiği, olayın iş kazası mahiyetinde olduğu, iş kazasının meydana gelmesinde müteveffa işçinin %70, davalı işverenin ise %30 oranında kusurlu olduğu, murisinin asgari ücretle çalıştığı gerekçesi açıklanarak davanın kısmen kabulüyle; maddi ve manevi tazminat alacakları hüküm altına alınmıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece murisin ücretinin araştırılmadığını, müteveffanın elde ettiği gelir belirlenmeden asgari ücretle çalıştığının esas alınmasının hatalı olduğunu, dava dilekçesinde de açıklandığı üzere müteveffanın davalıya ait işyerinde çalışması sebebiyle elde ettiği gelirin yanı sıra ipek böceği yetiştiriciliği ile ikamet ettiği apartmanın temizlik işleriyle uğraşması nedeniyle de geliri bulunduğunu, emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, müteveffanın ekonomik durumunun araştırılması için Jandarma Komutanlığına yazılan müzekkere cevabının beklenmediğini, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kusur oran ve aidiyetlerinin hatalı belirlendiğini, müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, davalı lehine belirlenen vekalet ücretinin fazla olduğunu, her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davacıların kusura yönelik iddialarının haksız olduğunu, hesaplanan maddi tazminattan, SGK tarafından bağlanan gelirinin peşin sermaye değerinin tamamının düşülmesi gerektiğini, belirtilen yönde işlem yapıldığında maddi tazminat istemlerinin reddi gerekeceğini, manevi tazminat taleplerinin de reddedilmesi veya daha az tutarda hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur oranı, murisin aldığı ücret ile maddi tazminata ilişkin hesaplama uygun bulunmakla birlikte, manevi tazminat yönünden hükmedilen miktarların düşük olduğu belirtilerek “I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulüyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2. maddesi gereğince, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

II-Davanın kısmen kabulüyle;

1-Davacı … yönünden; 32.562,30 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine,

2-Davacı … yönünden; 20.299,30 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine,

3-Davacı …’ın maddi tazminat talebinin reddine,

4-Davacı …’ın maddi tazminat talebinin reddine,

5-Davacı … yönünden; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

6-Davacı … yönünden; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

7-Davacı … yönünden; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

8-Davacı … yönünden; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,,

9-Davacı … yönünden; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

10-Davacı … yönünden; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A. Davacılar vekilinin reddedilen manevi tazminatlar ile davacılar Gurbet ve İlknur yönünden maddi tazminat talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Sonuç olarak reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davacılar vekilinin davacılar … ve Sezen yönünden reddedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin reddedilen manevi tazminatlar ile davacılar … ve … yönünden maddi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan reddine,

2.Davacılar vekilinin davacılar … ve … yönünden reddedilen maddi tazminata ilişkin istemi yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.