YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5526
KARAR NO : 2023/8379
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/232 E., 2022/51 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ………, Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne kabulüne, duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kaza tarihine kadar davalı …’a ait işyerinde işçi olarak çalıştığı, adı geçen işyerinde çalışmaya başladığı günden itibaren çatı kaplama ve izolasyon işlerini yaptığı, davalı …’nin diğer davalı … şirketine ait fabrikanın çatı kaplama ve izolasyon işini yapmak için adı geçen şirketle anlaştığı ve davacının da aralarında bulunduğu işçilerin fabrikanın çatı kaplama ve izolasyon işlerini yapmaları için görevlendirildikleri, kazanın, davacı çatıda çalışırken meydana geldiği, çatıyı kapladığı eternit adlı malzemenin kırıldığı, davacının 5 m. yukarıdan beton zemine düşerek yaralandığından bahisle 148.847,01 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kaza tarihinde davalı …’nin işçisi olduğunu, adı geçen işyerinde 11.08.2012 tarihinde çalıştığı bu firmadan bir günlüğüne izin aldığını, kazanın olduğu gün kimsenin onayını ve iznini almadan işyerine geldiğini, kazanın meydana geldiği anda işyerine geliş amacının belli olmadığını, eternitin eski ve çatlak olmasından değil davacının sorumsuzca çatıda gezerken eternitlere basmış olmasından dolayı olayın meydana geldiğini savunmuştur.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle kazanın davacı kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin üzerine düşen önlemleri aldığını, yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının izinliyken işyerine gelip habersiz bir şekilde çalıştığını, davacının işçi olmadığını, müvekkilinin kar ortağı olduğunu, davacının kendi şahsına ait işi yaparken kazanın meydana geldiğini, işveren olarak müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2017 tarih ve 2013/758 Esas, 2017/355 Karar sayılı kararıyla; 11.08.2012 tarihli iş kazasının meydana gelişinde davacının %20, davalı İşveren Ruhi’nin %60, davalı şirketin %20 oranında kusurlu olduğundan bahisle maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2017 tarih ve 2013/758 Esas, 2017/355 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı … Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2019 Tarih, 2018/1811 Esas, 2019/946 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz’in 22.06.2021 tarih ve 2020/7227 Esas, 2021/8749 Karar sayılı kararı ile ticaret sicil müdürlüğünden davalı … Boyama Terbiye Baskı İplik Örme San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sicil kayıtlarının dosyaya celp edilmesinden sonra devir olgusunun irdelenmesi, devir olgusunun varlığının sabit olması halinde 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi uyarınca devralan şirketin davaya katılımının sağlanması, devrin dava devam ederken gerçekleştiği ve davanın açılmasından devir ve terkin tarihine kadar davalı vekilince yapılmış usul işlemleri bulunduğunun gözetilmesi, usuli kazanılmış haklar dikkate alınıp devralan şirketin savunma ve delilleri topladıktan sonra sonucuna göre, ….., Mak. San. A.Ş. yönünden ise bu ünvanda bir şirketin gerçekten var olup olmadığının ticaret sicil müdürlüğünden sorulması, dosya kapsamında yer alan davacının işvereninin gerçek kişi … isimli kişi olduğuna dair belgelerin değerlendirilmesi, işverenin gerçek kişi Ruhi olduğunun tespiti halinde oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davalı … Boyama Terbiye Baskı İplik Örme San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin … Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. uhdesinde adı geçen şirketle birleştiği, vekillerinin aynı olduğu, ….., Mak. San. A.Ş. unvanında bir şirket bulunmadığı, davacının gerçek kişi …’un şahıs işletmesinin sigortalısı olduğu, …’un da aşamalarda vekille temsil edildiği bu açıdan da sorun bulunmadığından bahisle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, bir kısım istinaf nedenleri Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmediğinden istinaf incelemesi eksik ve hatalı olduğunu, Kurum tahkikat raporu ile mahkemece alınan ilk kusur raporu dikkate alınmadan ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, hükme dayanak kılınan bilirkişi kusur raporunda ifade edilen tedbirsizliğin ne olduğu, nasıl bir tedbir alabileceğinin belirtilmediğini ve işin müvekkilinin uzmanlığı dışında anahtar teslimi verilen bir iş olduğunu, bu nedenle gerekli önlemleri ve tedbirleri diğer davalının gerektiğini, bu durumda da müvekkili şirketin tedbirsizliğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, yapılan işin anahtar teslim iş sözleşmesi ile yapıldığı hususunun dikkate alınmadığını, aktif ve pasif dönemin kusur oranı ve alınan maluliyete göre hesaplanmadığını, pasif dönem başlangıcının hatalı tespit edildiğini, davacının her ne kadar SGK’lı gözükse de aslında davalı … ile ortak olduklarını, müvekkili yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının izin kullandığı günde işverenin otoritesi ve sorumluluğu altında olmadığı bir anda kazalandığını, gerekli önlemlerin alınmasına rağmen davacının önlemlere uymayarak kazaya kendi tedbirsizlikleri ile sebep olduğunu, davacı dava dilekçesinde muğlak bir şekilde tazminatların “davalıdan tahsilini” talep ettiğini, davacı tarafın sonuç ve talep kısmında ne istediğini açıkça belirtmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 nci ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13, 16, 20 ve 21’inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı … Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmının son paragrafında “Bozma sonrası yargılamada davacı tarafın 2022 asgari ücret verilerine göre karar verilmesine yönelik talebi olmamıştır. Hal böyle olunca; Yargıtay kararında açıklanan usuli eksiklikler giderilerek ilk hükümdeki bozmaya konu edilmeyen tespit ve belirlemeler korunmakla aşağıda gösterildiği şekliyle yeniden karar verilmiştir.” şeklinde bir gerekçeye yer verildiği, hüküm fıkrasında davalılardan alınmasına karar verilen karar ve ilam harçları ile ilgili hükümler kurulurken “(bozma ilamı öncesi varsa tahsil edilen harcın dikkate alınarak eksik kısmın davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin kısım varsa talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalılara iadesine,)” de karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda, davacı tarafın Dairemizce bozulan ilk karara karşı kanun yoluna başvurmadığı, bu nedenle asgari ücret değişiklikleri nedeniyle yeniden hesap raporu alınmasını ve bu değişikliklerin hesaplamada dikkate alınmasını talep edemeyeceği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde “Bozma sonrası yargılamada davacı tarafın 2022 asgari ücret verilerine göre karar verilmesine yönelik talebi olmamıştır. Hal böyle olunca; Yargıtay kararında açıklanan usuli eksiklikler giderilerek ilk hükümdeki bozmaya konu edilmeyen tespit ve belirlemeler korunmakla aşağıda gösterildiği şekliyle yeniden karar verilmiştir.” şeklinde bir gerekçeye yer verilmesi isabetsiz olduğu gibi davalılar tarafından aşamalarda bakiye karar harcı yatırılmadığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi’nce verilen temyiz incelemesine konu kararın hüküm fıkrasının davalılardan tahsiline karar verilen bakiye karar ve ilam harçları ile ilgili bentlerinde “(bozma ilamı öncesi varsa tahsil edilen harcın dikkate alınarak eksik kısmın davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin kısım varsa talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalılara iadesine,)” şeklinde ihtimalli bir şekilde karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370’inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi’nin temyiz incelemesine konu 08.02.2022 Tarih, 2021/232 Esas, 2022/51 Karar sayılı kararının;
1.Gerekçe kısmının son paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere “Bozma ilamında yalnızca tarafların tüzel kişiliklerine ilişkin eksiklikler belirtilmiş olup başkaca bir olgu bozmaya konu edilmemiştir. Yine bozma sonrasında yeniden bilirkişi hesap raporu aldırılmasına ilişkin herhangi bir açıklama da yoktur. Öte yandan 04.11.2021 tarihli duruşmada davacı vekili yargılamada herhangi bir eksiklik bulunmadığını, gerekçeli karardaki ünvan yanlışlığı düzeltilerek yeniden karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bozma ilamına uyulduktan ve bozma kararında açıklanan eksiklikler giderildikten sonra aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” rakam ve sözcüklerinin yazılması,
2.Hüküm fıkrasının karar ve ilam harçlarına ilişkin A-2 ve B-2 bentlerinde yer alan “(bozma ilamı öncesi varsa tahsil edilen harcın dikkate alınarak eksik kısmın davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin kısım varsa talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalılara iadesine,)” sözcüklerinin silinerek hükümden çıkarılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.