Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/560 E. 2023/2148 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/560
KARAR NO : 2023/2148
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 24.12.2020
SAYISI : 2021/215 E., 2021/481 K.
2-… (Vasisi) …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 28.11.2016
HÜKÜM :Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/944 Esas -2020/203 Karar

Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılardan Yenişehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan Yenişehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle tespit edilen noksanların ikmali için daha önce geri çevrilmesine karar verilmiş, noksanların ikmali ile dosya dairemize gönderilmekle ;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle her iki elini ve iki ayağını kaybettiğini, olay öncesinde inşaatlarda çalışarak geçimini sağladığını, ancak geçirdiği kaza nedeniyle %95 oranında malul kaldığını bu nedenle yargılama giderlerini karşılayamadığını belirtilen bu sebepler öncelikle adli yardım taleplerinin kabulünü talep ettiklerini, müvekklinin 12.04.2015 tarihinde Diyarbakır/Yenişehir ilçesi Cumhuriyet mahallesinde bulunan 3 üncü Katlı inşaatın 3 üncü Katında betonarme işlemleri yapılarken müvekkilinin yapım haline olan inşaatta yaklaşık 74 cm. Mesafeden geçmekte olan elektrik akımına kapılarak ağır yaralandığını, bu olayın oluşumunda gerçek kişi olan davalı, inşaata başlarken gerekli olan izin ve belgeri almadığını yani inşaatı kaçak yapı olarak yapıldığını, diğer davalı kurumun ise kaçak yapılının bulunduğu semti denetlemediğini adeta bu yapıya gizliden izin verdiğini bu şekilde müvekkilinin ağır yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu bu haksız fiile dayalı kaza nedeniyle hayatının değiştiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (500,00 TL bakıcı gideri ve 500,00 TL sürekli iş görmezlik kaynaklı) ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’den tahsilini, yine 1.000,00 TL maddi tazminatın (500,00 TL bakıcı gideri ve 500,00 TL sürekli iş görmezlik kaynaklı) ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … Başkanlığından tahsilini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında davalı … yönünden maddi tazminat istemini 735.400,57 TL’ye davalı … Belediye Başkanlığı yönünden maddi tazminat istemini 367.700,28 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı olarak hizmet kusurundan dolayı açılan davanın aslında tüm kusurunun davacının kendisinde olduğunu, kaçak inşaata çalışma, ruhsatsız ve sigortasız işçi çalıştırma diğer davalı tarafın sorumluluğunda olduğunu, husumet itirazlarının olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen olayların belediyeleri ile bir ilgisinin olmadığını davanın müteahhit ve inşaatan sorumlu kişilere açılması gerektiğini, ayrıca belediyenin gizliden kaçak yapılan izin verdiği gibi bir durumun söz konusu olmadığını bu kaçak yapı nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunun yapıldığını belirterek açılan davanın husumet ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacağını, ancak TBK’a göre destenten yoksun kalma tazminatı ancak zarara uğrayana kimsenin desteğinden yoksun kalan kişilerce istenebileceğini, dava tarafın ise zarara uğrayanın yani desteğin bizzat kendisi olduğunu bu sebeple destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacağını, 06.11.2015 tarihli soruşturma dosyası içerisinde bulunan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ilişkinin işçi-işveren ilişkisi ve mevcut durumun 5510 sayılı Kanun anlamında iş kazası olduğu yönünde yapılan tespitin hatalı olduğunu, müvekkil ile davacı arasındaki ilişki yapılan ibr anlaşma uyarınca ve önceden kararlaştırılan belli bir bedel karşılığında, iş sahibinin denetimi ve gözetimi olmaksızın bağımsız bir çalışmaya bir nesnenin yapımı veya bakımı-onarımı ya da üstlenilen bir işin yerine getirilmesi olduğundan bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, eser sözleşmelerinden hukuksal bir bağımlılık unsurunun bulunmadığını, söz konusu olayda davacı üstlendiği iş konusunda usta olup emri altında çalışan 5-6 işçisinin bulunduğunu bu nedenle davacının bağımsız çalıştığını ve somut olayda yüklenici konumunda olduğunu meydana gelen zararda iş sahibinin sorumlu tutulamayacağını, davacının yaptığı iş sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, yağmurlu havada müvekkilinin tüm ısrarlarına rağmen işi yapmaya devam ettiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; ATK başkanlığından alınan rapora göre davacının %96 oranında mesleki kazanma gücünü kaybettiğinin anlaşıldığı, kusur durumuna ilişkin olarak dosyanın bilirkişiye tevdii edildiğin,, olayın oluş durumu bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında davalı işveren …’in işi sağlıklı ve emniyetli bir şekilde yürütülmesi amacıyla her türlü tedbiri almak, gerekli organizasyonu yapmak, çalışanları işin risklerine karşı uyarmak, yapılacak iş ve iş güvenliği ile ilgili her türlü eğitimleri vermek, herkes tarafından görülebilecek şekilde iş yerinde bulunan araç gereç ve ilgili kullanım yönergelerini,,uyarı levhalarını asmak, iş yerinde risk değerlendirmesi yaptırarak doğmuş yada doğabilecek risklere karşı kaynağında tedbir alarak iş kazasının önüne geçmekle yükümlü olduğu, meydana gelen iş kazasında iş yerinde belli bir iş disiplini olmadığı, çalışanların serbest ve denetimsiz bir şekilde kendi başlarına çalışma yaptıkları, iş veren tarafından çalışanların işin barındırdığı risklere karşı ve yaşanabilecek kazalarla ilgili yeteri kadar bilgilendirilmediği görülerek, işveren tarafından inşaatın önünden yaklaşık 75 cm mesafede enerji nakil hattı geçtiği ve buraya herhangi bir koruma tedbiri alınmadığı, bu yönüyle davalı …’in %40 sorumlu olduğu, davalı … Belediyesinin ise kaçak yapılaşmanın yoğun olduğu bölgede yeterli denetim yapmayarak, kaçak yapıların derhal durdurulması gerekli belgelerin alınmaması halinde derhal yıkım emri çıkararak yıktırması gerekirken kazanın meydana geldiği yapının inşaatına başlandığı tarihten kaza gününe kadar herhangi bir işlem yapmaması nedeniyle %20 kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, diğer taraftan dava dışı Dicle Elektirik Dağıtım A.Ş.’nin %20 ve davacınında yaşı, tecrübesi gereğince kazanın meydana gelişinde %20 kusurlu olduğunun tespit edildiği, alınan hesap bilirkişi raporuna göre davalıların kusur durumuda göz önüne alınarak maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin her bir davalı yönünden kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatların davalılardan ayrı ayrı tahsiline dair karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalılardan Yenişehir Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili istinaf sebeplerinde özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin tüm işlemleri yerine getirdiğini, kaçak yapı ile ilgili tespit yaptığını, yapı tatil tutanağı düzenlediğini ve mühürleme işlemi de yaptığını, Müvekkil kurumun ihmal ve kusuru bulunmadığını, davacı tarafından Dedaş’a karşı açılan tazminat davasında alınan bilirkişi raporunda müvekiline % 10 kusur atfedilmiş iken, daha fazla kusur oranı ile kurulan hükmün hatalı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalının annesine ait evin tadilatında çalışırken 12.04.2015 tarihinde saat 17.25 sularında Cumhuriyet mahallesi adresinde yapımı devam eden inşaatta 3 üncü katın zemin betonu atıldığı sırada elinde bulunan 2,5 metre uzunluğundaki alüminyum mastarla beton harcını düzeltirken, alüminyum mastarın inşaatın 1,5 metre yanında geçen elektrik tellerine teması üzerine elektrik akımına kapılarak yaralandığı, davacının %96 malul kaldığı ve bu oran üzerinden sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı olayın iş kazası olduğunun Kurumca kabul edildiği, davacının Dedaş’a karşı da genel görevli mahkemede dava açtığı ve bu dosyada alınan kusur raporunda davacıya %15, işverene %10, Dedaş’a %25 ve Belediye’ye %10 kusur atfedildiği, eldeki davada ise iki elektrik ve bir inşaat mühendisi olmak üzere üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda ise davacıya %20, işverene %40, Dedaş’a %20 ve Belediye’ye % 20 kusur atfedildiği, İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Belediye’nin kaçak yapının zamanında kontrolünü yapmayarak kusurlu hareket ettiği, kaldı ki Dicle Elektirik Dağıtım A.Ş.’ne karşı açılan davada da Belediye’ye kusur atfedildiği de gözetildiğinde, Belediye’nin meydana gelen olayda kusuru oranında sorumlu olduğu anlaşılmış olup, Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, kusur raporunun dosya ve delil durumuna uygun ve denetime elverişli olduğu, davanın kabulüne dair kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı Belediye vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı ddavalılardan Yenişehir Belediye Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yapması gereken tüm yasal işlemleri yaptığını, tazminat davasının muhatabının diğer davalı olduğunu, kazanın kaçak yapılaşmanın yoğun olduğu bir bölgede gerçekleştiğini ve müvekkilinin yapı tatil, mühürleme ve derhal yıkım emiri çıkarttığını müvekkilinin ihmal veya kusuru olmadığını, Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davada müvekkiline %10 kusur verilmişken bu dosyada %20 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, kusur raporları arasında çelişki giderilmeden düzenlenen hesap raporuna itibarla karar verilmesinin hatalı olup maddi tazminat hesabında ciddi hatalar bulunduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedenle maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 53,54,55,56 ve 417 inci maddeleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un,13, 16,19,21 ve 95 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz edenin sıfatına, davalı … Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ve özellikle somut olayda hükme esas alınan kusur ve hesap raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve Dairemizce kabul edilen ilkelere uygun olmasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu manevi tazminat isteminin kısmen kabul edildiği anlaşılmakla beraber kararın yazımında maddi hata yapılarak davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de; bu açık yazım yanlışlığının mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte olmasına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin davalı istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararında belirtilen gerekçelerin de yerinde olduğu dikkate alındığında davalı … Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

2.Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine

3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.