YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/670
KARAR NO : 2023/627
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/344 E., 2021/40 K.
vekili Avukat …
DAVALILAR :1-Türkiye İş Bankası A.Ş vekili Avukat …
2-Türkiye İş Bankası A.ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 03.12.2015
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kuruluş ikramiyesinin ödenmemesi kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil derneğin üyeleri olan T. İş Bankası emeklilerine 40 yıldan uzun bir süredir düzenli olarak her yıl Ağustos ayında yaşlılık aylığını iyileştirme kapsamında ödenen bir aylık maaşları tutarındaki ikramiye ödenmesinin durdurulmasına karar verildiğini ve 2015 Ağustos ayında söz konusu ikramiyenin ödenmediğini, kazanılmış sosyal güvenlik hakkı ihlali olan ikramiye ödemesinin durdurulmasının müvekkil dernek üyelerinin maddi ve manevi mağduriyetine sebebiyet verdiğini, yapılan uygulama ile kazanılmış hakların gasp edildiğini beyan ederek müvekkil dernek üyesi emeklilere avalılar tarafından sosyal güvenlik yardımı kapsamında ve her yıl Ağustos ayında ödenmekte olan bir maaşları tutarındaki ikramiyenin ödemesinin durdurulmasına ilişkin kararın iptali ile kazanılmış sosyal güvenlik yardımı niteliğindeki ikramiyenin 2015 ve takip edecek yıllarda da ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … Mensupları Emekli Sandığı Vakfı vekili cevap dilekçesinde özetle; aktif husumet, pasif husumet, dava arkadaşlığı yokluğu itirazı, tespit davası açmakta hukuki yarar yokluğu itirazlarında bulunarak müvekkilinin daha önce benzer kuruluş ikramiyesi ödenmeyen Türkiye İş Bankası A.Ş. eski çalışanları tarafından açılan ve reddedilen davalardaki kararların temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu kararların aleyhlerine kesinleşmiş yargı kararı oluşturması nedeniyle, kesin hüküm itirazını bertaraf etmek için zorunlu sosyal güvenlik Vakfı olan müvekkilini Türkiye İş Bankası Mensupları Emekli Sandığı Vakfını da davalı gösterdiğini, iş bu davayı açmık suretiyle sosyal güvenlik hukukunun işçi ve emekli lehine olan kural ve ilkelerinden yararlanmak istemesinde hukuki yarar olmadığını beyanla davanın öncelikle usulden mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davanın esastan reddini beyan etmiştir
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dilekçesinde belirttiği ikramiyenin karşılıksız bir atıfet olan kuruluş ikramiyesi vakıflardan emeklilik hakkı kazanmış ve müvekkil banka ile iş ilişkisi sona ermiş olan çalışanlara karşılıksız olarak ödenmesi öngörülen bir ikramiye olduğunu, yine tek tararflı olarak müvekkil banka yönetim kurulu tarafından son bulduğunu, atıfet niteliğinden olan bu ikramiyenin bir hak ve kazanılmış hak olarak nitelendirilemeyeceğini,davalı banka ile davacı arasında kuruluş ikramiyesi ödenmesi ile ilgili yazılı bir sözleşme olmadığı gibi konu ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme de bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2015/762 E., 2016/86 K. sayılı kararıyla; davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; işin esasına girilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” …emsal mahiyetli … 7. İş Mahkemesi 2012/587 Esas 2015/30 Sayılı yerel mahkeme kararının Yargıtay 9. H.D 2015/10852 Esas 2017/10492 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmakla bu ilam doğrultusunda davalı bankadan emekli sandığı vakfı üyelerinin istemiş olduğu ikramiyelerin banka yönetiminin takdirinde olduğu ve atıfet niteliği taşıdığı anlaşıldığından davalı … yönünden reddine, diğer davalı Vakıf yönünden ise husumet yönünden reddine karar verilmesi… ” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, hükmün gerekçe içermediğini, kesinleşen kararların emsal nitelikte olmadığını, ikramiyenin kazanılmış sosyal güvenlik yardımı olduğunu, atıfet olmadığını, bağış olsa bile vakfın ilgili mevzuata aykırı davrandığını, vergi usulsüzlüğünün söz konusu olduğunu, emeklilere fiili ödemenin vakıf tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle davalı vakıf yönünden husumetten red kararının doğru olmadığını, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka tarafından ödenmekte olan kuruluş ikramiyelerinin ödenmesinin durdurulması işleminin yerinde olup olmadığına yöneliktir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un Geçici 20 inci maddesi, davalı Vakıf senedi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…