YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6777
KARAR NO : 2023/2084
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3430 E., 2022/792 K.
…
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/395 E., 2021/471 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket hakkında 2012/12 nci ay ile 2013/09-12 aylarına ilişkin olarak prim tahakkuku işlemi tesis edildiğini, resen prim tahakkukuna ilişkin kurum işleminin yasal olmadığını, ayrıca yine davacı şirkete ait işyerinden Kuruma verilen eksik gün belgelerinin geçersiz sayılması sebebiyle Kurumca resen düzenlenen ek aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı 13.11.2014 tarihli 5.615.447 sayılı ve 16.01.2015 tarihli 277.196 sayılı idari para cezalarının tahakkuk ettirildiğini, davacı şirkete yapılan idari para cezası tebliğinin bulunmadığını, para cezalarının yasal süresi içerisinde hiçbir itiraza uğramaksızın kesinleştiğini ve bunların tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun’a göre Kurum tarafından icra takibi yapıldığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarında, idari para cezalarına itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olması durumunda dahi icra takibinin mevcut olduğu durumda menfi tespit davası açılabileceğinin yer aldığını, idari para cezalarının tahakkukuna dayanak olan kurum işlemlerinin istinaf ve temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen mahkeme kararları ile iptal edildiğini, bu bağlamda asıl işleme “bağlı-tabi” olan idari para cezalarının da yerinde olmadığını ileri sürerek, idari para cezası işlemleri ile 2012/12 nci ay ve 2013/09-12 nci aylarına ilişkin 4.350,03-TL prim borcu tahakkukuna ilişkin kurum işleminin iptaline, davacı şirketin idari para cezaları ile prim borcu sebebiyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, 15.06.2021 tarihli celsede; 2012/12 nci aya yönelik prim borcu açısından davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve zaman aşımı itirazı yanında, davanın haksız ve yersiz olduğunu, davaya konu idari para cezalarına süresi içinde itiraz edilmemiş olduğundan bu cezaların kesinleştiğini, kesinleşen cezaların Kurum tarafından kendiliğinden veya talep üzerine kaldırılabilmesinin mümkün olmadığını, kurum işlemlerinin güncel mevzuat çerçevesinde tesis edildiğini ve uygulandığını, davacı tarafın menfi tespiti talebine gerekçe olarak gösterilen hususta haklı olmadığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının bu kayıtların aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Somut olayda; davacı tarafından iptali istenen idari para cezalarına karşı ileri sürülen itiraz bunların tahakkukuna yönelik olup, idari para cezalarına karşı Kuruma itiraz edilmemesi ve idare mahkemesine başvurulmaması üzerine idari para cezalarının kesinleştiği, davacı tarafından yargılama sırasında idari para cezaları ödenmiş olduğundan, bunlar yönünden menfi tespit davasının kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü, şu halde idari para cezalarının iptali ve para cezalarına karşılık olarak yapılan ödemenin istirdatı talepleri yönünden mahkemenin görevli olmadığı, idari yargıda dava açılması gerektiği,
İtiraza konu 2012/12 ayına ilişkin prim borcu yönünden yapılan incelemede; Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü sosyal güvenlik denetmen yardımcısı … tarafından düzenlenen 01.10.2014 tarihli ve 2014/78 sayılı durum tespit raporunda, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 19.09.2014 tarihli ve 6564 sayılı yazısına göre, … isimli kişinin 10.08.2010-14.09.2012 ve 02.10.2012-21.12.2012 tarihleri arasında davacı şirkete ait işyerinde zorunlu sigortalılık kapsamında çalışmalarının geçtiği tespit edilmekle, sigortalının söz konusu çalışmaları sebebiyle 2012/12 ayında geçen 10 günlük sigortalılık hizmetinin Kuruma bildirilmediği anlaşıldığından, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 13.10.2014 tarihli ve 4.953.667 sayılı yazısıyla, söz konusu hizmete ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesinin davacı şirketten istendiği, buna rağmen söz konusu belgenin verilmemesi üzerine Kurumca resen düzenlenmesi sonucunda söz konusu prim borcunun tahakkuk ettirildiği, davacı vekili tarafından duruşmanın 15.06.2021 tarihli celsesinde, anılan prim borcu yönünden davadan feragat ettiklerinin sözlü olarak beyan edildiği, davacı vekilinin davadan feragat beyanının yasada düzenlenen usule uygun olduğu,
İtiraza konu 2013/09, 10, 11, 12 aylarına ilişkin prim borcu yönünden yapılan incelemede; Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 17.10.2014 tarihli ve 14.538.293 sayılı yazısı ile, yazıda belirtilen …,… isimli kişilerin davacı şirkete ait işyerinden Kuruma verilen eksik gün bildirim formlarının ve eki belgelerin geçerli olmadığının tespit edildiği belirtilerek, sigortalılara ait 2013/09, 10, 11, 12 aylarına ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgeleri düzenlenerek Kuruma verilmesinin davacı şirketten istendiği, anılan yazının 06.11.2014 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirket vekilinin 17.10.2019 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden dilekçesiyle prim borcuna karşı davalı Kuruma itirazda bulunduğu, komisyon kararı ile davacının itirazının reddine karar verildiği, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 22.10.2019 tarihli ve 16.137.465 sayılı yazısına ekli olarak söz konusu karar davacı şirkete tebliğe çıkarılmış ise de şirketin adresten ayrıldığı ve yeni adresinin tespit edilemediği gerekçesiyle bila tebliğ iade edildiği, belirtilen tespitlere göre, davanın yasada öngörülen hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı irdelendiğinde; yukarıya alıntılanan 5510 sayılı Kanun’un 86/7 nci fıkrasında, hak düşürücü sürenin, prim borcuna karşı Kuruma yapılan itirazın reddine ilişkin kararın tebliğinden itibaren işleyeceği belirtilmiştir. Somut olayda ise itirazın reddine ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından, burada hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, bir an için hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu kabul edilse bile itirazın reddine ilişkin kararın tebliğine yönelik kurum yazısı 22.10.2019 tarihini taşımakta iken, eldeki davanın, yazının düzenlendiği tarihten öncesine rastlayan 25.09.2019 tarihinde açıldığı, dolayısıyla bu durumda da davanın hak düşürücü sürede açıldığının kabulünün gerektiği,
Son olarak, prim borcunun tahakkukuna dayanak gösterilen sebepler incelendiğinde; 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasında, ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını ispatlayan belgelerin işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesine eklenmesi şartının getirildiği, itiraza konu 2013/09, 10, 11, 12 aylarına ait aylık prim hizmet belgelerinin ve eki eksik gün bildirim formlarının veriliş tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre puantaj kayıtlarında işveren veya işçinin imzasının bulunmasının yeterli olduğu, anılan yasal düzenlemeye uygun olarak davacı şirketten 2013/09, 10, 11, 12 aylarında yapılan eksik gün bildirimlerine ilişkin olarak Kuruma puantaj cetvellerinin verildiği, her ne kadar puantaj cetvelleri sigortalıların hangi günlerde çalışmadıklarına ilişkin bir bilgi içermese de çalışılan gün sayısını içerdiği, hem sigortalılar hem de işveren tarafından imzalandığı, belirtilen sigortalılar 2013/09, 10, 11, 12 aylarına ilişkin ücret bordrolarını imzalayarak kendileri adına Kuruma yapılan sigortalı hizmet bildirimlerini ve bu hizmetlere ilişkin olarak tahakkuk ettirilen ücretleri onaylamış olup, bu belgelerin hata, hile veya manevi baskı altında imzalandığına dair bir şikayet ve iddianın da söz konusu olmadığı, imzalar ile onaylanan ücret bordroları, sigortalıların uyuşmazlık konusu dönemdeki çalışmalarının karşılığı ücretlerinin tamamını aldığına ve çalışma süreleri sebebiyle sigortalılık hizmetlerinin tamamının Kuruma bildirildiğine karine oluşturduğu, bu karinenin aksini kanıtlayacak bir delil sunulmadığı gibi eksik gün bildirimi yapılan sigortalıların uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olarak bildirilen hizmetlerinin dışında işyerinde fiilen çalıştıklarına dair Kurumca yapılan hukuken geçerli bir tespitin de söz konusu olmadığı, bunun yanı sıra, dosyada dinlenen tanıkların, sigortalıların işyerinde kısmi süreli olarak çalıştığını beyan ettikleri, hal böyle iken, sırf çalışılan günlerin belirtilmemiş olmasının, usulune uygun olarak düzenlenen puantaj kayıtlarını geçersiz hale getirmediği, gerçekten, bundan önce taraflar arasında görülen davalarda, davacı şirket hakkında aynı sebeple Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim borçlarından, 2013/03 ayına ilişkin prim borcunun tahakkukuna yönelik olarak tesis edilen kurum işleminin, mahkemenin 2015/24 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararla; 2013/01, 02, 04, 05, 06, 07 aylarına ilişkin prim borçlarının tahakkukuna yönelik kurum işleminin ise mahkemenin 2015/111 Esas sayılı dosyasında verilen kararla aynı gerekçelerle iptaline karar verildiği, anılan kararların kesinleştiği, belirtilen tespitlere göre, davacı şirket hakkında 2013/09, 10, 11, 12 aylarına ilişkin olarak resen prim borcunun tahakkukuna yönelik kurum işlemlerinin yerinde olmadığı, davacı tarafından yargılama sırasında prim borcunun ödenmesiyle menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğünden davacı tarafından Kuruma yapılan ödemenin istirdatının gerektiği, açıklanan sebeplerle;
1-Davalı SGK tarafından davacı şirkete ait … sıra numaralı işyerinden bir kısım işyeri çalışanları için verilmiş olan eksik gün belgelerinin geçersiz sayılması sebebiyle 2013/09, 10, 11, 12 aylarına ilişkin olarak resen prim borcunun tahakkuk ettirilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile söz konusu prim borcuna karşılık olarak davacı tarafından yapılan ödemenin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Davalı SGK tarafından davacı şirkete ait … sıra numaralı işyerinden bir kısım işyeri çalışanları için verilmiş olan eksik gün belgelerinin geçersiz sayılması sebebiyle davacı hakkında idari para cezalarının tahakkuk ettirilmesine ilişkin olarak tesis edilen kurum işlemlerinin iptali ve söz konusu idari para cezaları sebebiyle davacı tarafından yapılan ödemelerin istirdatı talepleri yönünden yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,
3-Sosyal Güvenlik Denetmen yardımcısı … tarafından düzenlenen 01.10.2014 tarihli ve 2014/78 sayılı durum tespit raporuna dayalı olarak kurum sigortalısı …’ın davacı şirkete ait … sıra numaralı işyerinde çalıştığı gerekçesiyle 2012/12 ayına ilişkin olarak resen prim borcu tahakkuk ettirilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ve söz konusu prim borcuna karşılık olarak yapılan ödemenin istirdatı talepleri yönünden feragat sebebiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi değerlendirmesinin hatalı olduğunu, kurum işlemlerinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının hatalı olduğunu, kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, davanın kabulüne dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, resen prim borcu tahakkukuna ilişkin kurum işlemi ile idari para cezalarının iptaline ve kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 59 uncu ve 86 ıncı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…