YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/69
KARAR NO : 2023/2147
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/257 E., 2021/627 K.
DAVALILAR : 1-…
vekili Avukat …
2-… Petrol Ürünleri Güvenlik Hiz. İnş. Temizlik Gıda
Tekstil Tur. San. Ticaret Limited Şirketi 3- … Limited Şirketi
DAVA TARİHİ : 09.08.2012
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.11.2007 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş göremez raporu aldığını, meslekte kazanma gücünü yitirerek malul kaldığını, kazanın oluşumunda davalı işverenlerin kusurlu bulunduğunu manevi tazminat olarak 10.000 TL, iş gücü kaybı için 100 TL tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 20.665,60 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı … vekilinin cevap dilekçesinde; davacının müvekkili kurumla bir ilgisinin bulunmadığını, davacının işvereninin … Ltd.Şti olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, olayın davacının kusurundan kaynaklandığını, davacının maddi tazminat taleplerinin kabul edilemez olduğunu, tazminat taleplerinin zenginleşmeye yönelik olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
1.Mahkemenin 13.05.2010 tarihli ilk kararında özetle; dava dilekçesinde kanuni noksanlıklar bulunduğu, bu noksanlıklar giderilmeden hüküm kurmanın mümkün bulunmadığı, noksanlıkların giderilmesi için davacı vekiline süre verilmesine rağmen ara kararına uyulmadığı, ayrıca noksanlıkların ilk itiraz olarak ileri sürülmediğinden dosyanın esasına girildiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
2.Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 22.03.2012 tarih ve 2010/8928 Esas- 2012/4285 Karar sayılı ilamında özetle; dava dilekçesinin konu bölümünde sonradan kalemle düzeltme yapıldığı görülmekte ise de, bu düzeltmelerin davacı vekili tarafından imzalanmış bulunması karşısında geçersiz olduğundan söz etmenin mümkün olmdığı, öte yandan dava dilekçesindeki tazminat taleplerinin açıklanmadığı durumlarda ise maddi ve manevi tazminatın müsavi olarak istendiğinin kabulünün gerektiği, birden çok davalıdan tazminat talebi söz konusu ise açıkça müteselsil sorumluluğa dayanılmıyorsa veya dava dilekçesinden müteselsil sorumluluğa dayanıldığı anlaşılamıyorsa ya da davalılar arasında kanundan kaynaklanan bir teselsül ilişkisi yoksa burada da davalıların sorumluluğunun müsavi olduğunun kabulünün gerektiği, hal böyle olunca davanın esası hakkında inceleme yapılmak gerekirken, dava dilekçesinin anlaşılamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kaldı ki davacının dava dilekçesinde kanuni noksanlıkların bulunduğu kabul edildiğine göre, dava dilekçesinin reddi yerine davacının aynı konuda bir daha dava açmasına engel olacak biçimde davanın reddine karar verilmesinin de isabetsiz olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Bozma kararına uyan mahkemece verilen 18.02.2016 tarihli ikinci kararda özetle; davacı işçinin 23.11.2007 tarihinde yerde bulunan büzü iteklerken elinin iteklediği büz ile bir tarafı kaldırım üzerinde diğer tarafı yol üzerinde bulunan kasa kapağı açık kamyon kasasından düşen ve yerde yuvarlanan büz arasında sıkıştığı; elinde %8 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği; bilirkişi heyetince davalı …’ye %100 oranında kusur atfedildiğinin anlaşıldığı, davacının maddi tazminat talepleri bakımından; mahkememizce itibar edilen denetime elverişli bilirkişi raporları ve sonrasında SGK tarafından gönderilen haksahibi davacıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirlerin rücu edilebilecek %100’lik kısımları re’sen yapılan hesapla tenzil edildiği yapılan hesaba göre davacınn gerçek zararının bir kısmı SGK tarafından ödenen peşin değerli gelirle karşılandığı anlaşıldığından davacının karşılanmayan maddi tazminat talebinin kabulü ile 20.665,60 TL maddi tazminatın ve manevi tazminat yönünden; kaza tarihinde 36 yaşında olan işçinin kusursuzluğu, kazada %8 oranında meslekte kazanma kaybı yaşaması, yaşamını bedensel çalışma ile ikame etmesi ile diğer sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıda bahsedilen ilkeler ışığında manevi tazminat talebi yerinde görülmüş, manevi tazminat talebinin miktarı ile hakkaniyet gözönüne alınarak manevi tazminattan indirim yapılmayarak davacının talebi doğrultusunda 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle davalı Belediyeden tahsiline diğer davalı şirketler yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir.
4. Kararın davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarih ve 2016/19181 Esas – 2018/6865 Karar sayılı ilamında özetle; somut olayda, olaydan önce davalı … kanalizasyon borularının döşenmesi işini davalı … Şirketine adi yazılı sözleşme ile verdiği, davacının bu işte çalışırken elini beton borular arasında sıkıştırarak iş kazası geçirdiği, %8 oranında malul kaldığı, her ne kadar davalı … ile davalı … Şirketi arasında düzenlenen sözleşmede işin bitiş tarihi olarak kazadan önceki bir tarih kararlaştırılmış ise de; olay tarihi itibariyle davacının işten çıkış bildirgesinin düzenlendiği ve olay tarihinde davalı … Şirketinin işyerinde çalışmasının fiilen devam ettiği açık olmakla davalı … Şirketinin alt işveren olarak hükmedilen tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde bu davalı yönünden davanın reddinin hatalı olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
5. Bozma kararına uyan mahkemece verilen 10.09.2019 tarihli üçüncü kararda özetle; tefhim edilen kısa kararda “Davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile, 20.665,60 TL’nin kaza tarihi olan 23.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … Belediye ile, … Pet. Ürün. Güv. Hizm. İnş. Tem. Gıda Teks. Tur. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, 10.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 23.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … Belediye ile, … Pet. Ürün. Güv. Hizm. İnş. Tem. Gıda Teks. Tur. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı … Ltd. Şti yönünden davanın reddine,” karar verildiği halde 11.09.2019 tarihinde yazılan gerekçeli kararın hüküm kısmında “Davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile, 20.665,60 TL’nin kaza tarihi olan 23.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … Belediye ile … Pet. Ürün. Güv. Hizm. İnş. Tem. Gıda Teks. Tur. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile, 10.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 23.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … Belediye ile … Pet. Ürün. Güv. Hizm. İnş. Tem. Gıda Teks. Tur. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilerek 10.000 TL’lik tazminatın kısa kararda “maddi” olarak belirtilmesine karşın gerekçeli kararda “manevi” olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
6. Kararın davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 02.02.2021 tarih ve 2020/10754 Esas – 2021/1040 Karar sayılı ilamında özetle; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı, nitekim anılan hatanın yerel mahkemece de fark edilerek 24.10.2019 tarihli tashih şerhiyle gerekçedeki bu çelişkinin düzeltilerek kısa karar gibi tashihine karar verildiği anlaşılmakla, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmayacak şekilde bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, 20.665,60 TL nin kaza tarihi olan 23.11.2007 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar … ve … Pet. Ürün. Güv. Hizm. İnş. Tem. Gıda Teks. Tur. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile, 10.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 23.11.2007 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar … ve … Pet. Ürün. Güv. Hizm. İnş. Tem. Gıda Teks. Tur. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı … Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazasının gerçekleştiği işin ihale ile diğer davalı şirkete verilmesi nedeniyle taraflarına atfı kabil kusuru olmadığını, iş sağlığı güvenliğinden işveren şirket sorumlu olduğunu, asıl işverenlik sıfatı bulunmadığından haklarındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin SGK tarafından açılan rücu davasında 22.334,65 TL olarak tespit edilmesi nedeniyle bu miktarın maddi tazminat hesabından tenzil edilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 inci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 55 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanun’un 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 ıncı maddeleri ile 332 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun’un 77 inci maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…