YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7122
KARAR NO : 2022/14239
KARAR TARİHİ : 15.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, … mevzuatında prim teşviki, destek ve indirim uygulamalarından kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.01.2009-31.12.2011 tarihleri arasında … … ile 350 kişi ile Genel Temizlik Hizmetleri konulu sözleşme imzaladığı, … sicil numaralı işyerinden belirtilen tarihler arasında çalıştırılan personel için bildirgelerin yasal süresi içerisinde verilerek … primlerinin süresi içerisinde ödendiği, türünü seçmeden gönderilmiş olan aylık prim hizmet belgelerinden kaynaklı yasal süresi içerisinde ödenmiş 5 puanlık indirimden yararlanmak için Kuruma talepte bulunulduğu, taleplerinin Kurum tarafından kabul edilmediği, Kurum yazısında; ihale makamı ile yapılan yazışmalardan 2009/1-7 ve 2010/7-12 aylarda istihkaklardan kesinti yapıldığı ve 5 puanlık indirimden yararlandığının anlaşıldığı, ayrıca ihale makamından alınan yazıda bu aylar dışında başka kesinti yapılmadığı, kesinti yapılmayan ayların %5’lik kısmının geri ödemesinin … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/273 sayılı kararına istinaden faizler ve diğer tutarlar hariç 224.821,84 TL’nin geri ödemesinin yapıldığının belirtildiği, bu nedenle, belirtilen aylar dışında 5 puanlık teşviklerden yararlanmasının söz konusu olmadığının bildirildiği, dolayısıyla 5510 sayılı kanunun 81 maddesinin 1. fıkrasına eklenen (ı) bendi hükmüne aykırı olarak faydalandırılmadığı miktarların tahsilinin gerektiği belirtilerek, “Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 133.201,00 TL’lik kısmın davalı Kuruma ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesi” talep edilmektedir.
II-CEVAP:
5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi uyarınca, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılandığı, ancak Kamu İhale Genel Tebliği uyarınca, 01.03.2011 tarihinden önceki dönemlere ait prim ödemelerinde işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanması uygulanmasından yararlanması halinde, hazine tarafından karşılanan prim tutarının idare tarafından yüklenicinin hak edişlerinden kesileceği, bu kapsamda 2009/139 sayılı Genelgenin yasal süresi içinde kanun numarası seçilmeksizin Kuruma vermiş olan işverenlerce sonradan geriye yönelik ve düzeltme amaçlı olarak 5510 sayılı Kanun numarası seçilmek suretiyle aylık prim ve hizmet belgesi düzenlendiği durumlarda, söz konusu belgelerin işleme alınıp alınmayacağı hususunda, işverene ödenecek hakedişlerden kesinti yapılıp yapılmadığına göre işlem yapıldığı, ihale makamınca kesinti yapıldığının bildirilmesi halinde 5 puanlık indirimden faydalanılmayan aylar için işverene 5 puanlık indirimden yararlandırıldığı, yani ihale makamınca kesinti yapılmadığının bildirilmesi halinde ise işverenin 5 puanlık indirimden yararlandırılmadığı, söz konusu … sicil numaralı dosyada işlem gören … Şirketi işyerinin Kuruma 2009/1-7, 2010/6-12, 2011/1-2. döneme ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerini 5510 Kanun türü seçilerek verildiği ve 5 puanlık hazine teşvikinden yararlanıldığı, yararlanmış olduğu 5 puanlık indirimlerin ihale makamı tarafından işverenin hak etmiş olduğu hakediş miktarlarından kesildiği, işverenin söz konusu kesintiler için … 25. Asliye Hukuk Mahkemesine 2011/23 esas numarası ile dava açtığı, davanın işveren lehine sonuçlandığı, işverenin Kuruma vermiş olduğu 2009/8-12 ve 2010/1-5 aylık prim hizmet belgelerinde 5510 sayılı Kanun numarasını seçmediğinden dolayı bu dönemlerin primlerinde 5 puanlık indirim yapılmadığı, bu nedenle 10.05.2013 ve 24.05.2013 tarihli dilekçeler ile söz konusu dönemler için 5 puanlık indirimden yararlanmak için başvurulduğu, Kurumun yayınlamış olduğu 2009/139 sayılı genelge gereği, ihale makamından işverenin belirtilen dönem hak edişlerinden 5 puanlık prim indirimi kesintisi yapılıp yapılmadığının sorulduğu, cevabi yazıda, bu dönem için kesinti yapılmadığının belirtildiği, ihale makamından alınan cevaba istinaden işveren talebinin Kurum tarafından reddedildiği, ret yazısına istinaden … 4. İş Mahkemesinin 2014/218 esas sayılı dava açıldığı ve Kurum lehine sonuçlanarak işveren talebinin mahkemece de reddedildiği, Şirketin konulan işyeri dosyasından 15.12.2018 tarihi itibariyle kuruma borcunun olmadığı belirtilerek, açılmış olan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 5510 sayılı Kanunun 81/1-ı maddesine göre 01/01/2009-31/12/2012 tarihleri arasında işyerinden bildirilen sigortalılar için işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın hazinece karşılanıp karşılanamayacağının tespitine ilişkindir.
Yapılan yargılama, incelenen belgeler, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Davanın yasal dayanağı 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 81/1 maddesinde; özel sektör işverenlerinin primlerinde işverinin hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarı hazinece karşılanacağı hükmüne yer verilmiş olup, davacı şirketin 5 puanlık indirimden yararlanma şartları haiz olduğu, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp 5510 sayılı Yasanın 81/1. maddesi uyarınca uzun vadeli sigorta kolları işveren prim payının 5 puanlık kısmı hazinece karşılanmakta olup yasa koyucunun bu indirimle güttüğü amaç; özel sektör işverenlerince üretilen mal ve hizmetlerin kısmen de olsa maliyetini düşürmek, rekabet olanağını sağlamak ve işverenlerin prim ödemeye teşvik etmektir. Yerleşik yargı kararları 5 puanlık indirimden yararlanma şartlarına haiz olan işverenlerin, işveren prim payının 5 puan karşılığının hazinece karşılanacağı ve 5 puan karşılığı prim tahsilâtlarının ihale makamı veya kurumca kesilip iade edilmemesi halinde bu tutarın yasal faiziyle birlikte işverene iadesi gerektiği yolundadır. Bu sebeple Hazinece karşılandığı halde davacı şirketin davalı kuruma ödemek zorunda kaldığı işveren prim payının %5 puan karşılığından, hükmü esas alınan 18.02.2020 tarihli bilirkişi raporu hesaplamalar doğrultusunda davacı şirketin 133.201,00 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Davanın kabulü ile;
1-133.201,00 TL alacağın kesintilerin yapıldığı ayı takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 81/1-ı maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre bu Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin bu maddenin 1. fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalılığı primlerinden işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazinece karşılanacağı, işverenin hissesine ait primlerin hazinece karşılanabilmesi için işverenlere çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde Kuruma vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın yasal süresi içinde ödemeleri, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda davacı şirket ile … … Başhekimliği arasında yapılan ihale ile davacı şirketin genel temizlik işlerini aldığı ve işyerini Kuruma tescil ettirildiği, sözleşmeler, hak ediş raporları ve müfredat kartlarının getirtildiği, alınan bilirkişi raporunda 2009/8-12 ve 2010/1-5. aylar arası dönem yönünden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece davacı şirkete 5 puanlık prim indirimi talebiyle ilgili olarak ödeme yapılmayan 2009/8-12. ve 2010/1-5. aylar arası dönem yönünden verilen karar yerinde olmuştur.
Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1)Davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını bu nedenlerle kabule dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
5510 sayılı Yasanın 81. maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma ile fazladan ödenen primlerin faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili istemine ilişkin olarak açılmış olan davada, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yargılama ve temyiz aşamasında 01.04.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Yasanın ek 17. maddesi yürürlüğe girmiş, olup, bu maddenin ilk fıkrasında aynen:
“Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” Hükmü ve ikinci fıkrasında ise; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” şeklinde belirtilmiş hükümler mevcuttur.
Ek 17. maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yılsonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.” Hükümleri mevcuttur.
Diğer taraftan Ek 17. maddenin 4. fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında … Kurumu’nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi gazetede yayımlanmıştır.
Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesi hükümlerine göre, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur. Belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usuli kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği takdirde artık usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir. Şu halde, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.
Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davacı şirketlerce alınan ihaleye ait sözleşmelerin 5510 sayılı Yasanın 81’inci maddesinde yapılan 25.02.2011 tarihli değişiklik öncesinde imzalanmış olması ve söz konusu düzenlemenin anılan Kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylarda uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve Kanun’un Resmi Gazete’de yayımlandığı 25.02.2011 tarihini takip eden ayın birinci günü yürürlüğe gireceği hususu dikkate alınması ile anılan maddenin değişiklikten önceki halinde de, “Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre … destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.” hükümlerinin yer aldığı ve ihaleli işlerin kapsam dışında bırakılmadığı hususunun gözetilmesi ile yazılı şekildeki yaklaşım yerinde ise de, 5510 sayılı Yasanın Ek 17. maddesinin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun gözetilmesi ve maddenin 4. fıkrasındaki hükmün iptal edildiği ve ilk üç fıkranın halen yürürlükte olduğu dikkate alınarak, davaya konu uyuşmazlığa ilişkin olmak üzere teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından, yasal tüm dayanaklar yeniden irdelenmeli, davalı Kurumun da bu madde kapsamında resen veya davacı şirketin başvurusu üzerine, işlem yapıp yapmadığı, yapmış ise anılan ek 17. maddenin 4. fıkra hükümleri dışında, davanın konusuz kalıp kalmadığı hususları araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının kaldırılarak, ilk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesi ile kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.