YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7655
KARAR NO : 2022/14338
KARAR TARİHİ : 16.11.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece,bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 02.04.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu 26.04.2009 tarihinde, vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan cenaze masrafından oluşan Kurum zararının, 5510 sayılı Kanunun 21. ve 23. maddeleri uyarınca, davalıdan rücuan tahsilini talep etmiştir.
Dairemizin 27.05.2019 tarihli bozma ilamında, “…Eldeki davada; davalı …’nın eşi adına 15.06.2009 tarihinde ruhsat verilen, özel bina inşaatının, sıva işini götürü bedelle yapmayı üstlenen dava dışı …’ün, sıva işlerinin yapımı konusunda kendisine yardım etmek üzere, …, …, … isimli şahıslarla anlaştığı, müteveffa sigortalı …’ün 02/04/2009 tarihinde, dava dışı kazazede … ile birlikte, inşaatta sıva işini yaparken, inşaatın yakınından geçen elektrik akımına kapılmaları sonucu yaralanmaları sonucunda …’ün vefatı şeklinde gerçekleşen olaya ilişkin, Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda; olayın meydana gelmesinde dava dışı alt işveren …’ün %60 oranında kusurlu olduğu, davalı asıl işveren …’nın olayda kusurunun bulunmadığı ancak asıl işveren olarak, dava dışı …’ün kusurundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, müteveffa sigortalı … ve dava dışı kazazede …’ün ise ayrı ayrı %20 olmak üzere, toplamda %40 oranında kusurlu bulunduklarının rapor edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı … tarafından yaptırılan …/Hatay adresindeki özel bina inşaatına ait, 15.06.2009 tarih ve 2009/17 sayılı yapı ruhsatında arsa sahibinin davalının eşi … olduğu, yapı müteahhidinin …. Tic. Ltd. Şti. olduğu anlaşılmakla, anılan yapı ruhsatı gözetilmek suretiyle …, …. Tic. Ltd. Şti., … ve davalı … arasındaki ilişki belirlenip işverenlik sıfatları bu kapsamda belirlenmeli, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden uygun bir kusur raporu alınmak suretiyle, 23. madde koşulları irdelenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
Kabule göre de, olayın meydana gelmesi sonucu ölen ya da yaralanan her bir sigortalı için verilen kusurun kendi müterafık kusurları mı olduğu, yoksa diğerinin kazasına etki eden kusurları mı olduğu hususu ayrıştırılmak suretiyle, aynı kazada birbirlerinin kazalanmasında bir kusuru olup olmadığı açıkça ortaya konulmalıdır…” denilmiş olmasına rağmen,Mahkemece bozma ilamı sonrası bilirkişi heyetinden alınan ve hükme de esas alınan kusur raporunda,bir yandan kazalı sigortalılar için verilen kusurun kendi müterafik kusurları olduğu, diğerinin kazasına etki eden kusurları olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen öte yandan işveren işveren vekili … %30, alt işveren … %30, müteveffa işçi … %20 ve dava dışı kazazede …’ün %20 oranında kusurlu olduğu belirtilerek müteveffa işçi …’ün maruz kaldığı kaza nedeniyle diğer kazalı …’e de kusur verildiği,bu haliyle raporun kendi içinde çelişki barındırdığı ve Mahkemece söz konusu rapor doğrultusunda karar verilmek suretiyle de bozma ilamının gereğinin kazalıların kusurunun müterafik kusur mu yoksa birbirine etkili kusur mu olduğunun ayrıştırılarak belirlenmesi ve buna göre kusur oran ve aidiyetlerin belirlenmesi hususunun yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle,mahkemece,olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden uygun bir kusur raporu alınmak suretiyle, olayın meydana gelmesi sonucu ölen ya da yaralanan her bir sigortalı için verilen kusurun kendi müterafık kusurları mı olduğu, yoksa diğerinin kazasına etki eden kusurları mı olduğu hususu ayrıştırılmak suretiyle, aynı kazada birbirlerinin kazalanmasında bir kusuru olup olmadığı açıkça ortaya konularak kazalıların müterafık kusurunun olduğunun anlaşılması halinde buna uygun şekilde davalıların kusur oran ve aidiyetleri belirlenerek 23. madde koşulları da irdelenerek, sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.