Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7725 E. 2023/969 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7725
KARAR NO : 2023/969
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/473 E., 2022/154 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 11.12.2019
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sigorta başlangıç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; 25.09.1991 tarihinde dava dışı … Dış Tic. A.Ş.’de işe başladığını, sigorta başlangıç tarihinin bu tarih olarak tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davacı yana ilişkin işe giriş bildirgesinin verildiğini aynı işveren tarafından dört aylık dönem bordrosu verilmediğini, kurum kayıtlarının aksinin ancak yazılı deliller ile ispat edilebileceğini, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun eylemli ve gerçek biçimde saptanması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli ve 2021/473 Esas, 2022/154 Karar sayılı kararıyla;
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, işe giriş bildirgesinin yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verildiği, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacıya ait olduğu, bu anlamda kuruma sunulan iş bu bildirgenin çalışma olgusuna karine oluşturduğu, davacı yararına oluşan bu yasal karinenin aksini ortaya koyacak herhangi bir kanıtın kurumca ileri sürülmediği, davacı yana ilk işe giriş bildirgesi ile verilen sigorta sigorta sicil numarasını davacının tüm hizmet hayatı boyunca kullandığı, aynı sicil numarasının 1991 yılının serilerinden olduğunun bildirildiği, bir anlamda yasal yönteme uygun olarak gerçekleştirilen bildirgeye dayalı tescilin davalı kurumca çekişmesiz olarak sürdürüldüğü, bildirgenin düzenlendiği tarihten itibaren süregelen dönemde prim ödemesi gerçekleştirmeyen işveren hakkında, davalı kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmamış olmasının sigortalı aleyhine sonuç doğuramayacağı, aksinin sigortalının anayasal sosyal güvenlik hakkını zedeleyeceği, kaldı ki bilgi ve görgülerine başvurulan davacı tanıklarının davacının dava dışı … Dış Tic. A.Ş.’deki çalışmasını doğruladığı gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu tarihte hizmet akdine tabi 1 günlük çalışma olgusunun varlığının belirgin bulunduğu kanaati ile davacının ilk işe giriş bildirgesindeki çalışmasının gerçek ve fiili hizmete dayalı olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle,

Davanın kısmen kabulüne,
… T.C kimlik numaralı …’ün … işyeri sicil numaralı … Dış Tic. A.Ş. isimli işyerinde 25.09.1991 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle (1) gün fiilen çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Bozma ilamında;
2.1.Mahkemece; dinlenen davacı tanığı …’nun şahsi sicil dosyası getirtilmeli, davacıya başka tanıklarının da olup olmadığı sorularak varsa beyanlarına başvurularak ilgililerin de şahsi sicil dosyaları dosya arasına getirtilmeli, davacı tanığının davacı ile birlikte incir işi yaptıklarını beyan etmesi karşısında davalı Kurumdan işyeri sicil dosyası getirtilmeli, yine bu kapsamda ilgili dönem köy muhtar ve azaları tespit edilerek tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmak suretiyle eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği,

2.2. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili: hak düşürücü sürenin geçtiğini ve salt tanık beyanlarıyla çalışma olgusunun ispatlanamayacağını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 25.09.1991 tarihinde dava dışı … Dış Tic. A.Ş.’de işe başladığını, sigorta başlangıç tarihinin bu tarih olarak tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunun 108. maddesi, aynı Kanunun 79/10 maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.