Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7816 E. 2023/1209 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7816
KARAR NO : 2023/1209
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/731 E., 2022/936 K.
DAVA TARİHİ : 31.07.2018
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/350 E., 2019/353 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili, Kurum tarafından … 11. İcra Müdürlüğü’nün 2018/14538 Esas sayılı dosyasında 91.026,10 TL asıl alacak ve 35.750,73 TL faiz olmak üzere toplam 126.776,83TL yersiz ödeme için ödeme emri gönderildiğini, süresinde itiraz edilemediğinden takip kesinleşmişse de, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının borçlu olmadığının tespiti ile haksız takip tazminatı talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının bankada çalıştığının tespit edilmesi üzerine davacıya 20.10.2008 ve 18.01.2018 tarihleri arasında yapılan yersiz ödemeler için ödeme emri tebliğ edildiğini, dava konusu olan alacağın zamanaşımına uğramadığını savunarak davanın süre ve görev yönünden reddi ile haksız çıkma tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının babası üzerinden ölüm aylığı alamayacağı ne var ki hakkında 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinin b fıkrasının uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere başka çalışmasının bulunmadığını, bayram ikramiyesi adı altındaki ödemelerden vakıftan aldığı maaştan yararlanamadığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendi çalışmaları nedeniyle yaşlılık aylığı alması nedeniyle babası üzerinden ölüm aylığı alamayacağına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülmekle beraber, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile özellikle tahsis talebi ve eklerine göre davacının kendisinin de yaşlılık aylığı aldığına ilişkin beyanda bulunmadığı gözetilerek davacı hakkında 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinin a bendinin uygulanması gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kötü niyetli olmadığını, on yıl boyunca inceleme yapmayan Kurumun kusurlu olduğunu, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, sahte bigli ve belgenin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesilen ölüm aylığı nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 506 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 96 ıncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.