YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7862
KARAR NO : 2022/15095
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :
Dava, kurumca resen tahakkuk ettirilen fark prim borcu ve gecikme zammı tahakkuku işleminin iptali ile kuruma karşı bu nedenle prim borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili 19/12/2017 havale tarihli dilekçesi ile; … … İl Müdürlüğü Ilgın … Merkezince müvekkil işverene gönderilen 17/05/2017 tarihlî … / 206,0305 / E…. sayılı Prim Belgeleri konulu yazı ile talep edilen prim belgelerinin ve müvekkil aleyheni tahakkuk ettirilen prim tutarları ve ferilerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili 12/01/2018 havale tarihli cevap dilekçesi ile; öncelikle görev itirazlarının bulunduğunu, çünkü görev alanı olarak davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, söz konusu işlem nedeniyle … 1. İdare Mahkemesindeki dosyanın derdest olduğunu, kurumun yasa ve yönetmeliklere göre işlem yaptığını, kurumca yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırı bir husus olmadığını bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… … İl Müdürlüğü’nden Ilgın … Merkez Müdürlüğü’nün 17.05.2017 tarih ve …/206.0305/E…. sayılı yazısına ilişkin belgeler, 07.06.2017 tarih 3.096.705 sayılı Ilgın … Merkez Müdürlüğüne gönderilen itiraz dilekçesi, 20.06.2017 tarihli …/206.09/ E.3363470 sayılı itiraz komisyon kararı, sigorta … Müdürlüğü’nün 13.06.2016 tarih 39841508/39841508-06/3360221 sayılı … protokol konulu yazısına ilişkin belgeler, Ilgın Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden davacı şirket ve ortaklarına ilişkin belgeler ile … ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmeye ilişkin belgeler celbedilmiş, tarafların ibraz ettikleri delil ve belgeler dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizden verilen 25.10.2018 tarih ve 2017/541 Esas 2018/424 sayılı kararı … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 25.02.2019 tarih ve 2019/45 Esas 2019/122 Karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararı kaldırılarak iş bu esasa kaydedilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya münderecatına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık, … … İl Müdürlüğü , Ilgın … Merkezince davacı işverene gönderilen 17/05/2017 tarihlî … / 206,0305 / E…. sayılı prim belgeleri konulu yazı ile talep edilen prim belgelerinin ve davacı şirket aleyhine tahakkuk ettirilen prim tutarları ve ferilerinin iptali istemine ilişkin olup,
Mahkememizin 2017/541 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada, dava konusu uyuşmazlıkta … … İl Müdürlüğü Ilgın … Merkezi’nin davacı şirkete ilişkin olarak oluşturduğu 17.05.2017 tarih ve …/206.03.05/E…. sayılı işleminin iptaline yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 25/10/2018 tarih ve 2017/541 Esas 2018/424 sayılı kararı … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 25/02/2019 tarih ve 2019/45 Esas 2019/122 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla iş bu esas üzerinde yapılan yargılamada, davaya konu şirkette çalıştığı iddia olunan veteriner … davalı olarak davaya dâhil edilmiş ve duruşmadaki beyanında 2000 yılından beri kendine ait işyeri olduğunu, bağ-kurlu olduğunu, bu işyerini 2012 yılından bu yana şirkete çevirdiğini, davacı şirket ile sigortalı çalışan olarak bir pozisyonu olmadığını, dışarıdan hizmet alım sözleşmesi ile çalıştıklarını sadece haftada bir gün gidip hayvan kontrollerini yaptığını, ücretini de meslek odasının ücret tarifesine göre belirlediklerini beyan etmiş, daha önce talimatla alınan ifadesinde de davacı şirkete 2011 Temmuz ayı ile 2013 yılı Mart ayı arasında haftada bir perşembe günleri olmak üzere çalıştığını beyan ettiği görülmüş,
Dâhili davalı …’ ın Ilgın… ‘nde Ilgın …. San. ve tic. Ltd. Şti ortağı olarak 12/12/2012 tarihi itibariyle bağkurlu olarak vergi kaydının bulunduğu ve halen devam ettiği, Ilgın Noterliği’nden ilgili zorunlu istihdam sözleşmesi örneğinin ve veteriner …’ın hizmet karşılğı kestiği makbuzların celp edildiği, … 1. İdare Mahkemesi’nin 2017/1279-2017/1455 E-K sayılı kararında davanın görev yönünden reddine karar verilerek iş bu davanın açıldığı, toplanan belgeler ve davaya konu edilen veteriner …’ın da ifadesinden yola çıkılarak davacı şirket ile 3. şahıs … arasında hizmet akdine dayalı bir iş ilişkinin bulunmadığı, hizmet satın alma şeklinde kurulan bir serbest meslek ilişkisinin mevcut olduğu, davacı şirket ile veteriner … arasında işçi işveren ilişkisinin ana unsuru olan ast-üst ilişkisinin olmadığı, dolayısıyla hizmet akdinin gerekli unsurlarının iş bu davaya konu uyuşmazlıkta oluşmadığı anlaşılmakla … … İl Müdürlüğü Ilgın … Merkezi’nin davacı şirkete ilişkin olarak oluşturduğu 17/05/2017 tarih ve …/206.03.05/E…. sayılı işleminin iptaline dair karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın kabulü ile;
… … İl Müdürlüğü Ilgın … Merkezi’nin davacı şirkete ilişkin olarak oluşturduğu 17.05.2017 tarih ve …/206.03.05/E…. sayılı işleminin iptaline dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, Somut olayda; iptali istenen Kurum işleminin davacı şirkete 24.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından hem prim belgelerinin düzenlenmesine ilişkin yazıya hem de bu nedenle düzenlenen idari para cezasına Kurum kayıtlarına 07.06.2017 tarihinde giren dilekçe ile itiraz edildiği, 20.06.2017 Tarih ve 12 sayılı komisyon kararı ile her iki işleme karşı yapılan itirazın reddedildiği, komisyon tarafından davacı şirketin itirazının 20.06.2017 tarihli karar ile reddedildiği ve komisyon kararının davacı şirkete 28.06.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirketin 20.09.2017 tarihinde davaya konu işlemin iptali için … 1. İdare Mahkemesi’nde dava açtığı, … 1. İdare Mahkemesi’nin 29.09.2017 tarih ve 2017/1279 E, 2017/1455 K sayılı kararı ile “davanın görev yönünden reddine” karar verildiği, anılan kararın 22.12.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; davalı şirket tarafından idare mahkemesinde 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı anlaşıldığından davanın bu yönden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü isabetsiz olmuştur.
Bu itibarla; kararın bu yönden düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden aşağıdaki şekilde esas hakkında hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açılandığı üzere;
I-Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Kabulü ile; … 4. İş Mahkemesi’nin 2019/144 E ve 2019/289 K sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına,
a)Davanın hak düşürücü süreden reddine, dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davasının süresinde açıldığını bu nedenle esasına girilerek ilk derece gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını ve talebi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava hakkı, birçok uyuşmazlıkta belirli bir süreyle sınırlandırılmıştır. Zamanın haklar üzerinde iki tür etkisi bulunmaktadır. Bunlardan ilki hakkı düşüren, diğeri ise hakkı engelleyen etkilerdir. İlkinde, belli bir zamanın geçmesiyle hak ortadan kalkar. Diğerinde ise, hak düşmez; ancak hak sahibinin bunu ileri sürmesi halinde, hak engellenebilir.
Dava konusu uyuşmazlık, adli yargı yerinde açılması gereken bir davanın (yanlış yargı yoluna başvurularak) idari yargıda açılmış olmasının hak düşürücü süreye etkisi noktasında toplanmaktadır.
Adli yargı mahkemeleri arasındaki göreve ilişkin uyuşmazlıklarda başvurulan; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine, davacının, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren 2 hafta içinde yeniden dilekçe vermesinin gerektiği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine ilişkin HMK. m. 20 hükmünün, somut olaya kıyasen uygulanması gerekir.
Bu durumda, sonradan görevli mahkemede açılan dava, görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğinde kabul edilerek, görevsiz mahkemede dava açılması ile kazanılmış haklar saklı tutulmuş olacağından, hak düşürücü süre de, hatalı yargı düzenine bağlı mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenecektir.
İdari yargı kararını takiben adli yargıda (hukuk mahkemesinde) yeni bir dava açabilmenin koşulları şu şekilde belirlenmelidir:
1-Davanın görevsiz yargı yerinde açılmış olması;
2-Görevsiz yargı yerinde açılan davanın, adli yargı düzeni içinde öngörülen hak düşürücü süre içerisinde açılmış olması;
3-İdari yargı yerince verilen görevsizlik kararının temyiz edilmeyerek ya da temyiz edildiği takdirde onanmak suretiyle kesinleşmiş olması, kesinleşen kararı takiben 2 haftalık süre içerisinde görevli adli yargı yerinde yeni bir davanın açılmış olması;
4-İdari yargıda açılan dava ile adli yargıda açılan davanın aynı nitelikte olması.
Belirtilen bu koşulların varlığı halinde, adli yargıda açılmış dava, hatalı yargı yolunda açılmış davanın devamı niteliğinde bulunacak, hak düşürücü süre de korunmuş olacaktır. Böylece, görevsizliğe ilişkin bir kararın, iş bölümü esasına göre veya yargı yolu bakımından verilmiş olmasının, yargı kollarına göre farklı sonuçlar doğurmasının önüne geçilerek, anayasal nitelikteki hak arama özgürlüğü zedelenmemiş olacaktır.
Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular dikkate alındığında; belirtilen koşulların varlığı halinde, açılan davanın süresinde olduğunun kabulü ile yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde belirtilen sınırlı sayılı haller doğrultusunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 27.02.2008 T, 2008/21-140 E., 2008/205 K.)
Dava konusu somut olayda ise, mahkemece yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de, davacının, davalı Kurumun 17.05.2017 tarih ve … sayılı işlemi ile birlikte 17.05.2017 tarihli ve 2744183 sayılı idari para cezası kesilmesine ilişkin 2 farklı işlemi nedeniyle süresi içinde davalı Kuruma 07.06.2017 tarihinde itiraz ettiği, kurumca itirazın reddine ilişkin 20.06.2017 tarihli komisyon kararının davacı şirkete 28.06.2017 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra, idare mahkemesine 19.07.2017 havale tarihli dilekçesi ile başvurduğu, ne var ki … 1. İdare Mahkemesinin 2017/1035 E. Ve 2017/1264 K. Numaralı ve 08.08.2017 tarihli ilk kararı ile tek dilekçe ile iki farklı işleme karşı dava açılmasının mümkün olmaması nedeniyle, dilekçenin reddine ilişkin karar verdiği, bu kararın davacı şirkete 23.08.2017 tarihinde tebliğ edildikten sonra, temyiz süresi olan 30 günlük süre içerisinde dava konusu olan 17.05.2017 tarih ve … sayılı işleme karşı, yine … 1. İdare Mahkemesinde 2017/1279 E. sayılı dosyasında 20.09.2017 tarihinde dava açıldığı, bu davada ise … 1, İdare Mahkemesinin 29.09.2017 tarihli 2017/1279 E. 2017/1455 K. sayılı kararı ile dava konusu istem bakımından adli yargı yerinin ve iş mahkemesinin görevli olması nedeniyle görev yönünden davanın reddine karar verilerek, davacı şirkete 21.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı şirketin de idare mahkemesince verilen bu son kararın temyiz süresi olan 30 gün geçmeden, 19.12.2017 tarihinde eldeki davasını açmış olduğunun anlaşılması karşısında, 28.06.2017 tarihinden sonra 19.07.2017 tarihi itibari ile 30 günlük hak düşürücü süresi içerisinde görevsiz yargı yerinde dava açtığı ve giderek sürelere uygun şekilde davalara devam ettiği belirgin olan davacının istemi bakımından, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.