Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7865 E. 2022/10823 K. 20.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7865
KARAR NO : 2022/10823
KARAR TARİHİ : 20.09.2022

Mahkemesi : … 1. İş Mahkemesi

Dava, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket nezdinde 1998 yılında işe başladığını, 2006 yılının Ocak ayına kadar çalıştığını ve bu tarihte iş akdinin sona erdirildiğini, daha sonra 08.06.2012 tarihinde davalı şirket yetkilisi … tarafından şirketi temsilen verilen vekaletname ile kendisine şirketi temsilen iş ve işlemler yapmaya yetkili kılınarak işe başladığını ve 16.2.2017 tarihinde iş akdinin sona erdirildiğini yine, davacının 1998 yılı ile 2006 yılı Ocak ayı içerisinde kesintisiz çalışması olmasına rağmen primlerinin eksik yatırıldığını, davacının son maaşının 3.000,00 TL olduğunu, davacının çalışmış olduğu süreler içerisinde sosyal güvenlik kurumuna bildirilmeyen 1998-2005 Aralık ayı içerisinde kesintisiz çalışmalarının eksik gösterildiği, 08.06.2012 tarihi ile 05.03.2014 ayına kadar çalışmalarının hiç gösterilmediği, 2015 yılında hiç gösterilmediği, 2016 yılında eksik gösterildiği ve iş akdinin sona erdirildiği tarih olan 16.02.2017 tarihine kadar hizmet sürelerinin hiç gösterilmediği dikkate alınarak fiili çalışmaların sigortalı çalışmalar olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1998 yılı ile 2006 Ocak ayı içerisinde davacının davalı şirket nezdinde çalışmasına rastlanmadığını davacının dava konusu olan dönemlerde 1.07.2003-31.03.2004 tarihleri arasında orman ürünleri alım satımı ve nakliye işi nedeniyle 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalı olduğu, yine 13.07.2005-30.11.2011 tarihleri arasında aynı iş dolayısıyla 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespit edildiği, davacının davalı şirket nezdinde 15.03.2014 tarihinde işe girdiğini ve 30.04.2014 tarihinde iş akdinin sonlandığını, 14.03.2016 tarihinde davalı şirkette tekrar işe girip 31.05.2016 tarihinde iş akdinin işçi tarafından sonlandırıldığını ve bu dönemde primlerinin yatırıldığını, davacının iddia ettiğinin aksine tesis çalışmasının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın kısmen kabulü ile; 1-Davacının kuruma bildirilen süreler dışında 08/06/2012 -16/02/2017 tarihleri arasında davalı … Nakliyat Hafriyat Hayvancılık İnşaat Gıda Pet. Mad. Taah. San.ve Tic. A.Ş. adlı işyerinde toplam 1.563 gün asgari ücret ile çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, birden fazla işe giriş ve çıkışın olması nedeniyle kesintisiz çalışma durumunun söz konusu olmadığını, salt tanık ifadeleri ile tanzim edilen bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini, davacının 08.06.2012-16.02.2017 yılları arasında davalı işveren nezdinde çalıştığına dair karar verilmiş ise de, bordro kayıtlarında ismi bulunmayan davacının söz konusu işyerinde fiili olarak çalışma yapmadığının kabul edilmesi gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında kabul edilen görüş uyarınca eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayalı sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Dosya kapsamında, davacının 15.03.2014-30.04.2014 ve 14.03.2016-31.05.2016 tarihleri arasında davalı şirket adına tescilli … sicil sayılı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, davacıya, davalı şirket yetkilisi … tarafından 08.06.2012 tarihli noter onaylı vekaletname verildiği, davacının 16.02.2017 tarihli azilname ile tüm yetkilerinden azledildiği, davacının banka hesabına davalı şirket tarafından ödemeler yapıldığı, anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacıya noter vasıtasıyla vekalet verilmesinin hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının kabulü için yeterli olmadığı gözetilerek, taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının hizmet akdiyle mi vekalet akdine dayalı olarak mı çalıştığı belirlenmeli, bu kapsamda uyuşmazlık konusu dönemde hizmet bildirimi olan bordro tanıkları resen seçilerek kanaat edinmeye yeter sayıda dinlenerek ayrıntılı ifadeleri alınmalı, tanık bayanlarına göre üst düzey çalışan olan davacının hizmetlerinin bildirilmemesi çelişkili olduğundan bu hususun sebebi üzerinde durulmalı, böylece bu konuda gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.