Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7905 E. 2022/13670 K. 03.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7905
KARAR NO : 2022/13670
KARAR TARİHİ : 03.11.2022

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No :

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Önceki bozma ilamında; “… Davalı Kuyucak Belediye Başkanlığı’nda işçi olarak çalışan kazalı, davalı …’ın kumanda ettiği çöp kamyonunun kazanını indirmeye başladığı sırada davalının aşağıda bulunan kazalıyı görmeden kazanı indirmeye devam ettiği esnada kazanın kapağı ile kazan arasına sıkışan kazalının vefat ettiği iş kazasında Kurum müfettişi tarafından düzenlenen raporda işveren Belediye Başkanlığı %30, kazalının %70, kesinleşen ceza dosyasında Kazım’ın asli, kazalının tali kusurlu olduğu; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda işverenin %80, Kazım’ın %5, kazalının %15 kusurlu olduğu ifade edilmekte olup kusura ilişkin tüm bu tespitler incelendiğinde açık çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür iş kazalarında kusurun belirlenmesinde, kabul edilen maddi olgular doğrultusunda; tarafların kusur oran ve aidiyetleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden alınacak bilirkişi raporu uyarınca saptanmalıdır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 5510 sayılı Kanun’un 21., 4857 sayılı Kanun’un 77., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi ile oluşa uygun kusur raporu alınması gerekir. Mahkemece, tarafların kusur durum ve oranlarının belirlenmesi için yeniden alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyet raporu alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.” şeklinde detaylı ve yol gösterici açıklama yapılarak karar bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece bozma sonrasında kusur oranlarının tespiti yönünden yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan bilirkişi raporunun da yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan raporda, maddi olayın ne şekilde olduğu belirlenmeden kusur oranı belirlenmiştir. Meydana gelen iş kazasının çöp toplama sırasında değil, çöplerin boşaltılması sırasında meydana geldiği, ceza davasında da somut olayın bu şekilde belirlenip kesinleşen kararda davalı …’ın asli kusurlu; kazalının tali kusurlu kabul edildiği dikkate alınmak suretiyle kusur oranlarındaki çelişkiler giderilecek şekilde kusur raporu alınması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi hatalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalı … vekilleri bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.