Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7989 E. 2022/10510 K. 14.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7989
KARAR NO : 2022/10510
KARAR TARİHİ : 14.09.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne kararı verilmiştir.
Hükmün, davacı, davalılardan Kurum vekili ve … Site Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 01.06.2000 – 25.06.2013 tarihleri arasındaki haftada üç gün olmak üzere çalışmaların tespiti istemine ilişkin olup, davacı 29.12.2015 havale tarihli dilekçesi ile 2002 yılı haziran ayında okullar tatil olduktan sonra çalışmaya başladığını belirterek, davasını 01.06.2002 – 25.06.2013 tarihler arasında haftada üç gün olarak hasretmekle; mahkemece yapılan yargılama sonunda; bozma ilamı doğrultusunda taraf olmaktan çıkarılan …, …, …, … hakkında karar verilmesine yer olmadığına; öte yandan davalılar … ve … aleyhine davanın kısmen kabulüyle, davacının 01.05.2007 – 25.6.2012 tarihleri arasında … Site Yönetimine ait 1124986 sicil numaralı işyerinde aynı 12 gün olacak şekilde toplam 888 gün çalıştığının bu sürenin dava açıldıktan sonra priminin ödendiği gerekçesi ile bu istem yönünden davanın konusuz kaldığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin de reddine, karar verilmiştir.
Davanın Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. veve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Uyulan bozma ilamında, “….bahsi geçen site etrafında yer alan komşu binaların talep konusu dönemdeki görevlilerinin tespit edilip, bordrolarından da işbu hususun teyidi ile birlikte komşu işyeri bordrolu tanıklar olarak beyanlarına başvurulması …. çalışma hususu şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir.” şeklinde karar verildiği, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği belirlenmiş olup; Mahkemece yapılacak iş, zabıta marifeti ile davalı apartmana komşu olan diğer apartmanları tespit edip, davacının çalıştığını iddia ettiği dönem kapsamında o apartmanda çalışan kapıcılar o dönemde yöneticiler, bakkal, kasap ve diğer işyeri çalışanları belirlenip beyanlarına buşvurulmak suretiyle, davacının çalışıp çalışmadığı tereddütsüz olarak belirlemekten ibarettir.
Mahkemenin, yukarıda belirtilen eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak, yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı … Site Yönetimi ile davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 14.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.