YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8010
KARAR NO : 2022/14572
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No :
Dava, ölüm aylığını iptal eden kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.12.2010 tarihinde vefat eden eşi Hakkı Ayık’dan aylık almakta iken 2016 yılı Aralık ayında annesinin vefatından sonra davacının vefat eden babasından dolayı da aylık bağlandığı, davacının kendisinin şirket ortaklığından dolayı 01.06.2011 tarihinden itibaren 4/b kapsamında … sigortalığı başlatılmış olması nedeniyle, 2019/03 döneminde, babasından aldığı aylığın iptal edildiğini, eşinin vefatı ile mirasçı sıfatıyla şirkete ortak olmasına rağmen şirketin faal olmadığı gibi kendisinin de bu durumdan haberi olmadığını belirterek, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile kesintilerin ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının babasından dolayı aldığı ölüm aylığını iptal eden kurum işleminin kısmen iptali ile; davacının 01/01/2017 tarihinden itibaren babasından ölüm aylığı alması gerektiğinin tespitine, davacının (01/10/2016-31/12/2016 dönemi hariç) davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacının kurum tarafından kesilen ölüm aylığının (01/10/2016-31/12/2016 dönemi hariç) 01/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “davacıya, babasından dolayı 01.10.2016 tarihinde bağlanan aylığın 2019/03 döneminde kesilip davacı aleyhine yersiz ödeme çıkarıldığı, davacının babasından dolayı ortak olduğu şirketin 31.12.2016 tarihinde resen terk durumuna geldiğini, şirket ortaklığı dışında davacının sigortalı sayılmasını gerektirir başkaca bir durumunun olmadığını, bu durumda 01.10.2016-31.12.2016 tarihleri arasında yersiz ödeme talebinin yerinde olduğu ile şirket ortaklığı bitmesinden dolayı 01.01.2017 tarihi itibariyle yeniden aylık bağlanması gerektiği hususları bilirkişi raporunda belirtilmiş ve bu doğrultuda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Davacıya babasından dolayı 01.10.2016 (5510 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonraki bir tarihte) tarihinde Kurum tarafından aylık bağlanması, Kurum tarafından şirket ortaklığı sebebiyle aylığın kesilmesinden sonra 01.01.2017 tarihi itibariyle bu sebebin ortadan kalktığı hususları da göz önüne alındığında mahkeme tarafından verilen karar isabetli olup, istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.” gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin … 1. İş Mahkemesi 28/03/2022 Tarih ve 2021/265 Esas – 2022/182 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, davacının eşinin vefatının 5510 sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra gerçekleştiğini, bilirkişinin raporunda belirttiği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarına göre, davacının babasından dolayı aylık talebinde hak sahipliğinin eşinin ölüm tarihi olup, bu nedenle 5510 sayılı Kanunun 54. maddesine göre davacının babasından dolayı, aldığı aylığın kesilmesine ilişkin kurum işlemi yerinde; davacının açtığı davanın hukuki dayanaktan yoksun olup, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddedilmesi gerektiğini, istinaf başvurusunun reddedilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamı incelendiğinde, 31.12.2010 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının, 25.11.1995 günü ölen 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı babası üzerinden de ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemli işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Üye …’ın muhalefetine karşı; Başkan … ile Üyeler …, … ve …’nın oyları ve oyçokluğuyla, 21.11.2022 gününde karar verildi.
(M)
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “… sigortalısı 1995 yılında ölen babadan ve eşi 2010 yılında ölen ve 4/a sigortalı eşten çift aylık alıp almayacağı” noktasında toplanmaktadır.
2. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda “hak sahipliği sıfatının aslında 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden önce ölen babanın ölüm tarihinde kazanıldığı ve bu nedenle hak sahipliği sıfatının 5510 sayılı yasanın yürürlüğü öncesinde babanın tabi olduğu sigortalılık statüsünün bağlı olduğu mevzuata göre belirlenmesi gerektiğini kabul etmekte iken, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise babanın 5510 sayılı yasa öncesinde ölümü eşinin ise 5510 sayılı yasanın yürürlüğü sonrasında ölümü halinde hak sahipliği sıfatının babanın ölüm tarihinde değil eşin ölüm tarihinde kazanıldığı bu kapsamda 5510 sayılı yasa hükümlerine göre hak sahipliği koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğine karar verdiği, Mahkememizde usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda; hak sahipliği sıfatının 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğünden önce ölen babanın ölüm tarihinde kazanıldığı bu nedenle hak sahipliği sıfatının 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde babanın tabi olduğu sigortalılık statüsünün bağlı olduğu mevzuata göre belirlenmesi gerektiği davacının babasının ölüm tarihi olan 25/11/1995 tarihinde yürürlükte olan 1479 sayılı Yasa’nın 2229 sayılı Yasa’nın 20.maddesi ile değişik 45.maddesindeki düzenleme uyarınca” davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın kurum tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf istemini oy çokluğu ile reddetmiştir.
3. Kararın davalı kurum tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Anılan Dairemizin 2021/11008 E, 2021/16908 K sayılı bozma kararının karşı oyunda açıkladığım gerekçelerle, “Ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak babadan gelen ölüm aylığının hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, Kanun koyucu tarafından daha sonra yapılan lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğinden onama kararına katılınmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır(2021/10-228 E, 2021/10-146 E, 2021/10-165 E, 2021/10-408 E, 2021/459 E).