YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8249
KARAR NO : 2022/12498
KARAR TARİHİ : 17.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No :
Dava, davacının … de sigorta kapsamına alındığı 04/04/1980 tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğinin ve yurt dışı hizmetini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespiti,Kurumun 24/05/2016 tarihli işleminin iptali,davacıya yaşlılık aylığı bağlanarak birikmiş aylıkların faizi ile ödenmesi istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, …’de 04/04/1980-28/11/1981 tarihleri arasında 378 gün hizmet süresi bulunduğunu, 25/12/2016 tarihli dilekçe ile yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğunu, 24/05/2016 tarihli yazı ile emeklilik talebinin reddedildiğini belirterek, davacının …’deki sigortalı olduğu 04/04/1980 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine, yurt dışı borçlanma talebinin ve yaşlılık aylığı talebinin kabulüne, davalı Kurumun 24/05/2016 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumun işleminin 3201 sayılı Kanun ve yerleşik içtihatlarına uygun olup 18 yaş altı emeklilik hesabında dikkate alınmasının mümkün olmadığını, kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kabulüne, davacıya 01/04/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, bağlanan aylıkların ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, aksine 24/05/2016 tarih ve 65104723/8021201501640 sayılı kurum işleminin iptaline,davacının 04/04/1980 tarihinde sigortalı olduğunun tespitine,davacının 22/03/2016 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin kabulüne karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili; yurt dışında 18 yaşın doldurulmasından önce geçen sürelerin borçlanma kapsamında olmadığını,yurt dışı çalışmasının sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilebilmesi için borçlanılması gerektiğini,ev hanımlığı süresi dikkate alınarak sigortalılık başlangıcı kabul edilemeyeceğinden yaşlılık aylığı koşulları bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
3201 sayılı Yasanın 1. maddesinde “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceği” belirtilmiştir.
Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanunun 5. maddesi; “Madde 5 – (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) (Değişik fıkra:17/7/2019-7186/10 md.)Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.(Ek cümle: 10/9/2014-6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.
(Ek fıkra:17/7/2019-7186/10 md.) Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir.” düzenlemesini içerir.
01/05/1965 doğumlu davacının, yurt dışı ikamet belgesine göre 17/04/1976 ile 11/12/2015 tarihleri arasında … de bulunduğu,yurt dışı hizmet belgesinden …’de 04/04/1980 ile 28/11/1981 tarihleri arasında 378 gün primi ödenmiş sigortalılık süresi bulunduğu,davacının 28/12/2015 tarihinde yurt dışı borçlanma talebinde bulunup ,Kurumca düzenlenen borç tahakkuk cetveline göre 01/05/1983 ile 01/05/1993 tarihleri arasına ilişkin 3600 gün karşılığı borçlanma bedelini 18/03/2016 tarihinde ödediği,Türkiye’de 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında 15/12/2015 ile 18/12/2015 tarihleri arasında 4 gün sigortalılığı bulunduğu, 22/03/2016 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, Kurumun 24/05/2016 tarihli yazısı ile, tahsis talebi ilgi tutularak verilen cevapta ,yurt dışı çalışmalarının olduğu tarihte 18 yaşını doldurmadığından sadece ev hanımlığı sürelerinin dikkate alındığı,ev hanımlığı süreleri ilk işe giriş kabul edilmediğinden ve Türkiye çalışma tarihinden geriye gidilerek emekli hesabı yapıldığından tahsis talebinin reddedildiğinin davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde,
1-Davacının 3201 sayılı Yasanın 1. maddesi kapsamında 18 yaş öncesi süreleri borçlanması mümkün olmadığından ,Kurumun, davacının yurt dışı borçlanma talebini 18 yaşını doldurduğu 01/05/1983 ile 01/05/1993 tarihleri açısından kabul etmesine dair işlemi yerindedir. Mahkemece ,davacının yurt dışı borçlanma talebinin kabulüne şeklinde hüküm kurularak, davacının 18 yaşını doldurduğu tarihten önceki sürelerin 3201 sayılı yasa kapsamında borçlanılabileceğinin kabul edilmesi ,ayrıca 22/03/2016 tarihinin yaşlılık aylığı tahsis talep dilekçesi tarihi olduğu dikkate alınmaksızın hüküm bölümünde karışıklık yaratılması hatalı olup bozma sebebidir.
2-3201 sayılı Kanunun 5. maddesi ve 25/11/1999 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/12/1988 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile … Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmenin 24/3. maddesindeki “Türkiye’de sigortaya tabi tutulmadan önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Malullük, Yaşlılık, Ölüm Sigortalarına tabi tutulmuş bir kimse için, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sigortaya ilk girdiği tarih, Türkiye’de sigortaya ilk giriş tarihi sayılır.” hükmü gereği davacının 18 yaşını doldurduğu tarih olan 01/05/1983 tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği açık olup , davacıya 506 sayılı Yasanın Geçici 81/C maddesi kapsamında kısmi aylık bağlanmasını kabul edip etmediği de sorularak, tam ve kısmi aylık koşullarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.