Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/8386 E. 2023/142 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8386
KARAR NO : 2023/142
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/595 E., 2022/682 K.
DAVA TARİHİ : 27.12.2019
KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/1006 E., 2021/26 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, davacının eşinin Bağ-Kur emeklisi olup eşinin 29/12/2015 tarihinde ölmesi üzerine müvekkili …’ya eşinden dolayı maaş başlandığını, ancak bilahare babasının Temmuz 2016 yılında ölmesi üzerine eşinden başka ayrıca babasından dolayı da SGK’dan maaş bağlandığını, bilahare davalı kurumca iki maaş bağlandığından bahisle birini tercih etmesinin istendiğini ve eşinden aldığı maaşının kesildiğini, emsal Yargıtay kararlarına göre yapılan kurum işleminin hatalı olduğunu, zira müvekkiline eşinden dolayı tahsis edilen maaşın kesilmesinin yasal dayanağının bulunmadığını, buna yönelik olarak … 6. İş Mahkemesinin 2014.322 esas sayılı dava dosyasının Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini ileri sürerek müvekkilinin ölen eşinden dolayı kendisine tahsis edilen maaş ödemesinin yasa ve usule aykırı olarak iptal edildiğinden kurumca yapılan bu işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili tarafından; davacıya ölen eşinden dolayı ölüm aylığı bağlandığını, bilahare sehven ölen babasından dolayı da maaş bağlandığının tespit edildiğini, yapılan bu hatalı işlemin fark edilmesi üzerine davacının 29.05.2019 tarih ve 8103569 sayılı tercih dilekçesine istinaden babası …’den dolayı aldığı ölüm maaşının iptal edildiğini, müvekkil kurumca yapılan işlemlerin 5510 sayılı Yasanın 54. maddesi hükümlerine uygun olduğunu savunarak haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı, yukarıda belirtilen güncel Yargıtay kararı hep birlikte değerlendirildiğinde: davacının çift aylık alma hakkının yani, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki (29.12.2015) ilgili mevzuatın 5510 sayılı Yasa’nın 34 ve 54 maddeleri olacağı, bu maddeler uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı anlaşıldığından çift aylık talebi reddedilmiştir. Yine 5510 sayılı Yasa uyarınca davacıya seçimlik hak tanındığı ve davacının babasının maaşını tercih ettiği, dava dosyası kapsamında ve alınan bilirkişi raporunda davacının aldığı aylık daha lehine olduğundan fark ücret alacağı da bulunmadığı gerekçesiyle;
Davanın reddine,

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Kurum tarafından sürekli iş göremezlik oranının %53 olarak belirlendiğini, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun düzenlemiş olduğu rapor ile de meslekte kazanma güç kaybı oranının %53 olarak belirlendiğini, söz konusu raporun soyut ve bilimsellikten uzak bir şekilde düzenlendiğini, davalı İsmail Türk’ün bir çok iş kolunda bünyesine elverişli işlerde olağan çalışmasını sürdürebilecek durumda olduğunu, bu nedenle belirlenen oranın çok daha düşük olması gerektiğini, davacının zaman içerisinde iyileştiğinin göz ardı edildiğini, birbirinin aynı raporlar alınarak usulsüzce, eksik inceleme ile kanuna aykırı olarak karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
Somut davada; davacının hem babasının hem de eşinin 01.10.2008 tarihinden sonra ölmesi, bu nedenle davanın yasal dayanağını 5510 sayılı Kanun’un 34. ve 54. maddelerinin oluşturması, anılan Kanun’un 54. maddesinin 5. bendi ile hak sahibine, tercihine göre ana/baba veya eşe ait aylıklarından birinin bağlanacağının hükme bağlanması nedeniyle davacının hem babasından hem de eşinden dolayı çift ölüm aylığına hak kazanmasının mümkün bulunmaması karşısında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle; davacının yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nin (HMK’nin) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacıya hem mülga 1479 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi) kapsamında iken ölen eşinden dolayı hem de mülga 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi) kapsamında iken ölen babasından dolayı ayrı ayrı ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 34. ve 54. maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.