Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/841 E. 2023/1781 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/841
KARAR NO : 2023/1781
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/830 E., 2021/1878 K.
vekili Avukat …

HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/440 E., 2021/62 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 19.02.2016 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 30.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 97.109,29 TL ye çıkarmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kazanın davacının şahsi kusuru nedeniyle meydana geldiğini, iddia edilenin aksine makinelerin bozuk olmasının söz konusu olmadığını, zarara davacının ağır kusurunun neden olduğundan zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının kesildiğini, savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının aslî kusurlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 97.109,29 TL maddi tazminatın kaza olan 19.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin ekonomik durumuna göre hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, kazaya neden olan tanık …’nin doğru ifade vermediğini, kazanın meydana geldiği makinenin arızalı, eski ve diğer fabrikalarda kullanılmayan bir makine olduğunu, bu makinede iki kişi çalışması gerektiği hususunun sorulması taleplerinin yerine getirilmediğini, kaza sonrasında makineye “silindire elini sokma” yazısının asıldığını, makineyi durduran “ip siviç”in uzun süredir arızalı olduğunu, kaza sonrası davacıya iş verilmeyerek mobbing uygulandığını, vardiya amirinin iş başında olmadığı, çalışma saatlerinin yoğunluğu, kaza anında hortumların kesilmesine rağmen silindirlerin kendiliğinden kalkmadığı, iki kişi çalışması gereken makinede davacının uzun süre tek kişi olarak çalıştırıldığı, vardiya saatlerine uyulmayıp paydostan 8 saat sonra tekrar işe başlandığı, hafta tatili yapılmadığı, kaza geçirilen makinenin mahkemece incelenmesine fırsat verilmeden davalı tarafça satıldığı hususlarının tanık beyanları ile ispatlandığını, reddedilen manevi tazminat bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, iş kazasının işverenin diğer işçilerinin kusurundan kaynaklanması halinde istihdam edenin sorumluluğu nedeniyle işverenin tamamen sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının iş güvenliği konusunda tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğinin tanık beyanları ve dosyadaki evraklardan anlaşıldığını, buna dair belgelerin Mahkemece istenmediğini ve keşif yapılmadığını, ceza davasında davacının asli kusurlu bulunduğunu, raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SGK müfettiş raporu ile de teyit edilen mahkemece hükme esas alınan 08.03.2019 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, raporun gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, yüklenen kusur oranlarının dayanakları belirtilmek, kazanın davalı işverenin makinenin hareketli kısımlarını kapatan sensör ile donatılmış koruyucu kapakların olmaması, gerekli herhangi bir iş güvenliği önlemi alınmaması, işverenin denetim ve gözetim görevini yerine getirmemesi nedeniyle meydana geldiği, ayrıca 1 yıldır çalışan davacının makinada ki arızayı veya sorunu işverene bildirmediği de gözetilerek tespit edildiği anlaşıldığından kusur oran ve aidiyetlerine yönelik istinaf nedeninin yerinde görülmediği, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, davacının sürekli iş göremezlik oranı, olay nedeniyle duyduğu elem ve acı, olay tarihi, dosya kapsamı gözetildiğinde yerel mahkemece davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun bulunduğu gerekçesiyle;
Davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre ve davacı ve davalı tarafınca temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.