Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/8452 E. 2022/10627 K. 15.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8452
KARAR NO : 2022/10627
KARAR TARİHİ : 15.09.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 26. maddesindeki, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22. maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (Anayasa Mahkemesinin 23/11/2006 tarihli ve E:2003/10 K:2006/106 sayılı Kararı ile bu fıkrada geçen “sigortalı veya haksahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere” bölümü iptal edilmiştir.) Kurumca işverene ödettirilir. İş kazası veya meslek hastalığı, 3. bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan 3. kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücû edilir.” düzenlemesine göre; davaya konu iş kazasında kusurlu olanlar davacı Kurum’un rücû alacağından kusurları karşılığı sorumludur.
506 sayılı Yasa’nın 92. maddesi, “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” düzenlemesini içermektedir.
Kurumun, sigortalı veya hak sahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda; Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır.
Eldeki davada, davacı Kurum, 01.11.2005 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ve yapılan ödemelerin tahsilini talep etmiştir. Dava dilekçesi ekinde 92. maddenin uygulandığını gösterir peşin sermaye değerli gelir tablolarının yer alması karşısında, yargılama esnasında davacı kurumdan tekrar ilk peşin sermaye değerli gelir miktarları sorulmuş, gelen yazı cevaplarında, hak sahiplerine 92. madde hükmü uygulanmaksızın, ölüm gelirinin tam gelir olarak ödendiği belirtilmiştir. Davacı kurumun daha önde hatalı olarak bildirdiği ilk peşin sermaye değerli gelir miktarlarının kusur karşılığı esas alınarak verilen hüküm hatalı olup, mahkemece, 10.05.2022 tarihli müzekkere cevabındaki ilk peşin sermaye değerli gelir miktarlarının dikkate alınarak ve hak sahibi anne … yönünden ise, fiili ödeme miktarı ile gelir karşılaştırıldığında, ilk tabloda belirtilen ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı olan 18.326,51 TL’nin esas alınarak, yapılan hesaplamanın kusur karşılığına göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.09.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.