Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/8477 E. 2022/12584 K. 17.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8477
KARAR NO : 2022/12584
KARAR TARİHİ : 17.10.2022

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının 27/01/1989 tarihinde … sigorta sicil nosu ile Sason Belediyesinde işe başladığını, davalı …’nın 4 aylık sigorta prim bordrosunu hazırlayıp SSK’ya bildirerek sigorta primlerini ödediği halde davacının 78 günlük çalışmaların kayıtlara geçmediğini ileri sürerek 27/01/1989 tarihinden başlayarak … sigorta sicil no üzerinden gerçekleşen 78 günlük çalışmanın …’a ait olduğunun tespitini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı … davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “Davalı belediyenin 1989/1. dönemine ait dört aylık bordro bildirgesinin SGK’da bulunmadığı; bu sebeple davalı belediyenin mahkemeye aslını sunduğu işyeri özlük dosyası evrakı niteliğindeki 1989/1. dönemine ait dört aylık sigorta pirimleri bordrosunda yer alan isimlerin bordro tanığı mahiyetinde mahkemece dinlenemediği; çünkü bu kişilerinde o dönem için hizmetlerinin SGK’ya bildirilmediği anlaşılmış olup davacı tarafın 1989/2 ve 3. dönemler için SGK’ca mahkemeye bildirilen isimlerden … dinlenmiş olup bu kişiler beyanlarında davacının 1989 yılının ilk döneminde belediyede işe girdiği ve seçim sonrası çıkarıldığını dile getirmişlerdir. … …’un ise belediye yazı cevabına göre 1989 döneminde belediyede memur olarak çalıştığı cevabı verilmiş olup tanıklar beyanlarında davacının 1989 yılının ilk dönemi için belediyede fiili çalışmasının olduğu yönünde beyanda bulunmuşlardır. Yine 1989 yılında belediye başkanlığı yapmış olan … … ve belediye muhasebecisi olarak çalıştığı tespit edilen … beyanlarına göre ise davacının 1989’un ilk döneminde belediyede hizmetinin olduğu ve fiili olarak çalıştığı anlaşılmıştır. Davacı dilekçesinin ekinde SGK kartı, işe giriş bildirgesi sunmuş, dönem itibari ile tanık olarak dinlenebilecek kişiler dinlenmiş olup SGK yazı cevabına göre davalı iş yerinin 1989/1. Dönemine ait dönem bordrosunu kuruma göndermediği için hizmetlerin kayda geçirilemediği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan SGK’ca sunulan işe giriş bildirgesi, davalı işverence sunulan 1989/1. dönemine ait dönem bordrosu ve davacının sunmuş olduğu SGK kartının sahte olup olmadığı yönünde grafoloji uzmanından rapor aldırılmak istenmiş ne varki listede bu alanda bilirkişinin olmaması nedeniyle talimat dönmüşse de mahkemece dosya içerisindeki belgelerden ve tanık beyanlarından belgelerin sahte olmadıklarına kanaat getirildiği ” gerekçesiyle davanın kabulü ile,
Davacı …’ın: 28.01.1989-14.02.1989 tarihleri arasında 18 günlük çalışmasının olduğu ve o dönemin parası ile günlük kazancının 2.475 TL, toplam kazancının ise 44.550 TL olduğunun; 15.02.1989-14.03.1989 tarihleri arasında 30 günlük çalışmasının olduğu ve o dönemin parası ile günlük kazancının 2.310 TL, toplam kazancının ise 69.300 TL olduğunun; 15.03.1989-14.04.1989 tarihleri arasında 30 günlük çalışmasının olduğu ve o dönemin parası ile günlük kazancının 2.557,50 TL, toplam kazancının ise 76.725 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, “davacının işe giriş bildirgesi ve davalı işveren tarafından dosyaya ve kuruma ibraz edilen 1989 yılı 1. dönem dönem bordrosunda 78 günlük çalışmasının belirtildiği, bu itibarla davacının iddiasının kanıtlandığı sonucuna varılmakla davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunmuştur. Belirtilen gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği” gerekçesiyle feri müdahil vekilinin, Sason Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 11/01/2018 tarih ve 2016/85 Esas-2018/6 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, yöntemince düzenlenen işe giriş bildirgesinn salt işe alınmayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini, dosyada davacının iddialarını ispatlayacak somut ve yeterli bir delil bulunmadığınsı, tespiti istenen çalışma 1989 tarihi olup 5 yıllık süre aşıldığını belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesinin “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ve aidiyete ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada, davacının davalı … nezdinde 27/01/1989 tarihinden itibaren 78 günlük kesintisiz çalışmanın tespitini talep ettiği, davacının 2050 sicil sayılı … işyerinde 27.1.1989 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesi 27.02.1989 tarih 7949 varide sayısıyla kuruma intikal etmekle birlikte Kurum tarafından kayıtlarında davalı … tarafından verilmiş 1989/1 dönemine ait 4 aylık dönem bordrosuna rastlanmadığının bildirildiği, davalı … tarafından “2050 sicil sayılı işyerine ait … adına 28.01.1989-14.02.1989 tarihleri arasında 18 gün, 15.02.1989-14.03.1989 tarihleri arasında 30 gün, 15.03.1989- 14.04.1989 tarihleri arasında 30 gün bildirim bulunan” 1989/1 dönem bordrosunun dosyaya ibraz edildiği, Mahkeme tarafından tanık beyanları esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, Mahkemece verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Mahkemece, 1989/1 dönem bordrosunun sıhhatinin denetimi bakımından davalı … tarafından sunulan ve Kuruma intikali bulunmayan 1989/1. dönem bordrosunda ismi geçen tanıklar re’sen seçilerek bilgilerine başvurulmalı, davalı işyerinden Kuruma verilmiş 1989/2-3. dönemine ait bordrolar Kurumdan celp edilip, yalnızca davalı udesinde bulunan 1989/1 dönemine ait bordro ile karşılaştırılmalı, bordrolarda prim tahakkuku yapıldığı anlaşıldığından Kuruma primlerin yatırılıp yatırılmadığı araştırılmalı, davalı işyerinden bu dönem verilen ücret bordroları, puantaj kayıtları getirtilmeli, gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.