Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/8514 E. 2022/11959 K. 06.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8514
KARAR NO : 2022/11959
KARAR TARİHİ : 06.10.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Davacı, davalılardan iş verene ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Eldeki dava dosyasında davacı, davalı … Yönetimi nezdinde 01.09.1998 – 15.10.2010 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti isteminde bulunmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde tanık beyanları esas alınmak suretiyle davacının 01.09.1998 ile 15.10.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde tam gün süreli çalıştığı kanaatiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bozmaya uyan mahkeme bozma gereklerini yerine getirmek zorundadır.
Somut olayda, uyulmasına karar verilen bozma ilamında “…komşu işyerleri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş komşu işyeri çalışanları zabıta marifetiyle ya da Kurum’dan sorulmak suretiyle araştırılarak duruşmalarda dinlenilmeden, davacının iddia ettiği şekilde çalışmanın tam süreli mi yoksa kısmî süreli mi olduğu, davacının yaptığı … hizmetlerinin davacının eşine yardım niteliğinde olup olmadığı araştırılmadan Mahkemece yazılı şekilde sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, yapılması gereken işin dava konusu dönemde davacının çalıştığını iddia ettiği davalı apartmanda ve bu apartmana komşu olan apartmanlarda oturan veya işyeri bulunan kişileri ve komşu apartmanlarda kapıcı olarak çalışanlar ile dava konusu apartmana yakın bakkal ve … yöneticilerini tanık olarak dinleyerek davacının tüm mesaisini davalı apartmana hasredip hasretmediği, davacının davalı … dışında başkaca hizmet verip vermediği, davalı apartmanın büyüklüğü, daire sayısı, bahçesi, büyüklüğü, ısınma sistemi göz önünde bulundurularak çalışmanın kısmî süreli olup olmadığı saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kısmî süreli çalıştığının kabulü halinde ise, davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma sürelerinin belirlenmesi gerektiği, belirlenen çalışma sürelerinin de 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık geldiğinin tespit edilmesi gerektiği” belirtilmiş olmasına rağmen davalı … işyerinin 12 mesken ve 5 dükkandan oluştuğu dikkate alınarak dinlenen tanık beyanlarından davacının … görevlisi olarak hangi hizmetleri yerine getirdiği, bu işler için günlük kaç saatlik mesai harcadığı hususu araştırılmamış, buna göre kısmi süreli çalışma olgusu değerlendirilmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, bozma ilamına uygun olarak tanıklara yukarıda belirtilen hususlar açıklattırılmalı, gerekmesi halinde ihtilaf konusu dönemde davacının davalı işyerinde çalışmalarını bilebilecek nitelikte başka tanıklar tespit olunarak duruşmalarda beyanlarına başvurulmalı, davalı apartmanın büyüklüğü, daire sayısı, bahçesi, büyüklüğü, ısınma sistemi göz önünde bulundurularak çalışmanın kısmî süreli olup olmadığı değerlendirilerek kısmî süreli çalıştığının kabulü halinde davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık geldiği tespit edilmeli, gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile çalışmanın niteliğini ve gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı olarak ortaya konulduktan sonra varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.