YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8607
KARAR NO : 2022/12589
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ile davalı ve fer’i müdahil … Kurumu Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili ve fer’i müdahil … Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, … No:49/5 … adresinde ikamet eden müteveffa …’in evinde birlikte oturdukları kardeşi …’a bakmak, ev işlerini ve günlük diğer işleri (hastane, banka vb.) yapmak üzere 1 Mart 1992 tarihinde işe başladığını, davacının işe başladığı dönemde …’un hasta olup devamlı bakıma muhtaç olduğunu, …’un 2012 yılında vefat ettiğini, …’in de çok yaşlanıp bakıma muhtaç hale geldiğini, …’un vefatının ardından davacının bu kere …’e bakmaya devam ettiğini, son 3 yıl evde yatılı olarak bakıcılık yaptığını, …’in son 1 yıl yatalak hale geldiğini, evin tüm işlerinin davacı tarafından yerine getirildiğini, …’in 3 Mart 2013 tarihinde vefat ettiğini, hizmetleri karşılığında her ay davacıya ücret ödendiğini, ödenen ücretin az olduğundan bahisle …’in Kuşadasında bulunan evinin yarısını davacıya vereceğini ve bu şekilde borcunu ödeyeceğini söylediğini, zira vasiyetnamesinde söz konusu evin yarısını davacıya vasiyet ettiğini, ancak … Bakanlığı tarafından … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile vasiyetnamenin iptaline karar verildiğini ileri sürerek, davacının davalı … yanında 1.3.1992-31.12.2009 tarihleri arasında asgari ücretin % 50 fazlası, 1.1.2010-3.3.2013 tarihleri arasında ise asgari ücretin 1 kat fazlası ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı … Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iddia edildiği süre içerisinde davalının işçisi olarak ve kesintisiz çalışıp çalışmadığının bilinmediğini, davacının ölümüne kadar önce …’in daha sonra ise …’in bakımını üstlendiği ve bu nedenle tüm çalışmanın sadece …’in yanında geçtiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, hizmet tespiti davalarında sigortalı ile işveren arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine dayanmasının esas olduğunu, davacının iddiasının, ücretinin ödenme şekli ve çalışma koşullan göz önüne alındığında, ölünceye kadar bakma vaadine dayalı bir sözleşme niteliğinde olduğunu, ancak bu anlamda da yasal şartları taşımadığının görüldüğünü belirterek, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile; davacının müteveffa Mürüvet Ünver’in ev işlerinde 01.03.1992-03.02.2013 tarihleri arasında 14.07.1992-14.11.1992 tarihleri haricinde günde yarım gün ayda 15 gün olmak üzere toplam 3722 gün hizmet akti ile asgari ücrete esas kazançla kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince verilen 03/10/2017 tarihli ilk kararın, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 20/03/2018 tarih ve 2017/2523-2018/452 E.K. sayılı ilamı ile; “..davacının kayıt dışı kapıcı olarak çalıştığı yönündeki beyanlarda değerlendirilerek dava konusu işyeri niteliğindeki eve … ve …’in her birinin ne zaman taşındıkları, davacının bu dairenin bulunduğu binaya ne zaman taşındığı, fiilen binanın kapıcılık hizmetinin davacı tarafından yürütüldüğünün belirlenmesi halinde hangi tarihler arasında ne kadar zamanını aldığı, …’in ev hizmetlerine ne kadar zaman ayırdığı, hangi tarihler arasında … ve …’in bakımı ile ilgilendiği, ücretini kimden aldığı, ilgili tapu kayıtları, adres kayıt sistemine kayıtlı adres bilgileri araştırılmalı, aynı dönem kayıt dışı olarak çalıştığı belirtilen binaya ait dava edilen dönem karar ve işletme defterleri getirtilmeli, bina yöneticileri ve çevre soruşturması ile belirlenecek komşu işyeri çalışanları, komşu binalarda oturan kişilerin hangi tarihten bu yana oturdukları da tespit edilerek tanık olarak beyanları alınmalı, mahkemece dinlenen tanıklardan özellikle karşı bina kapıcısı olduğunu beyan eden ve davanın tüm dönem kabulünün dayanağı olan tanığın hangi tarihten itibaren belirtilen binada oturduğu araştırılmalı, gerektiğinde … ve …’in sağlık sebebiyle bakıma muhtaç olduğuna dair raporlar dosyaya kazandırılmalı, bu bağlamda vasiyetnamenin iptaline dair karar dosyası da bu dosya içerisine alınmalı, davacının çalışmalarının hangi tarihte başladığı tespit edilmeli, çalışmalarının başlangıçta kısmi olup olmadığı, kısmi ise ne kadar olduğu belirlenmeli, mahkemece toplanacak tüm deliller değerlendirilerek karar verilmelidir” şeklindeki gerekçeleriyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ikinci karar hakkında; dosya kapsamı incelendiğinde, dava konusu işyeri niteliğindeki eve … ve …’in her birinin taşınma zamanlarına dair tanık beyanları ile nüfus müdürlüğü cevabi yazısı, hastane kayıtları, aynı zamanda komşu işyeri tanığı olan dinlenen tanıkların, davacının davalı işyeri niteliğindeki evde çalışmasını doğruladıkları, davacının yaptığı işler nazara alındığında çalışmasının kısmi çalışma olarak tespit edilmesinde isabetsizlik olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı … Bakanlığı vekili, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
Fer’i müdahil … Kurumu Başkanlığı vekili, çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmediğini, ayrıca Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. Maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, madde 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, madde 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan … haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 03.04.1971 doğumlu davacı adına verilen işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, talep edilen dönem içerisinde 04.12.2009-05.01.2010 tarihleri arasında dava dışı 1141374 sicil sayılı… Malz. Ltd. Şti. işyerinden 33 gün, 1.6.2010-31.8.2022 tarihleri arasında dava dışı 19733 sicil sayılı Lale Apt. Yöneticiliği unvanlı işyerinden ayda 15 gün üzerinden kısmi bildirimlerin yapıldığı, 1.7.1922 doğumlu …’in 03.02.2013 tarihinde vefat ettiği ve mirasçısı olmaması nedeniyle mal varlığının Hazineye intikal ettiği, … karar ve işletme defteri ile hastane kayıtlarının dosya arasına alındığı, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/425 esas sayılı dosyasına kayden açılan vasiyetnamenin iptali istemli dava dosyasının getirtildiği, davacı tanıkları ve kamu tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı, davalı … yanında 1.3.1992-31.12.2009 tarihleri arasında asgari ücretin % 50 fazlası, 1.1.2010-3.3.2013 tarihleri arasında ise asgari ücretin 1 kat fazlası ücretle çalıştığının tespitini istemiş; mahkemece davanın kısmen kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Yapılması gereken iş;
1- Mahkemece, öncelikle, davacıya davası açıklattırılmalı, hizmet döküm cetvelinde 4.12.2009-5.1.2010 tarihleri arasında dava dışı …. Malz. Ltd. Şti. işyerinden yapılan 33 günlük bildirimin gerçek olup olmadığı sorulmalı, çalışmanın mahiyeti araştırılmalı, bu çalışmalarının iptalini isteyip istemediği sorulmalı, iptalini istediği takdirde anılan şirket de davaya dahil edilmeli ve gösterdiği deliller toplanmalı, dava dışı işyerinden bildirilen çalışmanın sabit olması halinde hak düşürücü süre konusunda irdeleme yapılmalıdır.
2- Diğer taraftan talep edilen çalışma dönemi içerisinde davacının 3.11.2002 tarihinde doğum yaptığının nüfus kaydından anlaşılması karşısında, doğum öncesi ve sonrası makul sürelerde çalışmanın olamayacağı gözetilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
3- Ayrıca karar başlığında davalı taraf olarak … Bakanlığı gösterilmesi gerekirken, Maliye Hazinesinin taraf olarak gösterilmesi isabetsizdir.
Açıklanan maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekili ve fer’i müdahil … Kurumu Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.