YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8711
KARAR NO : 2022/11621
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili ile feri müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 01.09.2000 ile 30.12.2011 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde kesintisiz olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı vekili, davacının çalışmalarının kesintisiz olmadığını, çalıştığı sürelere ilişkin sigorta bildirimlerinin yapıldığını, mevsimlik işyeri niteliğinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “Davanın kabulü ile, davacı …’in 28305.09 sicil numaralı davalı…. ve … A.Ş. adlı işyerinde 01.09.2000 tarihiyle işe başladığının, 30.12.2011 tarihine kadar … aylarında aralıksız, diğer aylarda ayda 10 gün, diğer aylardan 10 günden fazla kurumu bildirim yapılan aylarda ise bildirim yapılan gün kadar olmak üzere toplamda 2053 gün çalıştığının, bu çalışmalarının 497 gününün kuruma bildirildiğinin, 1556 gününün ise bildiriminin yapılmadığının, bildirim yapılmayan günlerde asgari ücret aldığının tespitine,” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince; “davalı vekili ve fer’i müdahil … Başkanlığı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüyle; Aydın 2. İş Mahkemesi’nin kararının kaldırılmasına,davanın kısmen kabulüne, davacı …’in 28305.09 sicil numaralı davalı…. ve … A.Ş. adlı işyerinde;
a) 01.09.2000 – 21.09.2003 tarihleri arasındaki döneme ilişkin isteminde hak düşürücü süre geçtiğinden reddine
b) 22.09.2003 – 25.08.2014 tarihleri arasında, 2003/3. Döneminde 92 gün, 2005/9. Ayında 16 gün, 2005/10. Ayında 2 gün, 2005/11. Ayında 28 gün, 2005/12. Ayında 25 gün, 2006/12. Ayında 30 gün, 2009/11. Ayında 27 gün, 2009/12. Ayında 30 gün, 2010/10. Ayında 23 gün, 2010/11. Ayında 29 gün, 2010/12. Ayında 30 gün, 2011/10. Ayında 6 gün, 2011/12. Ayında 29 gün, asgari ücrete tabi çalışmalarının fer’i müdahil … Başkanlığı’na bildirilmediğinin tespitine,
c) Fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, tanık beyanları ile kesintisiz ve tam süreli çalışma iddiasının doğrulandığını,imzaların bir çoğunun davacıya ait olmadığını,mahkemece imzaların davacıya ait olup olmadığı konusunda araştırma yapılmadığını ,hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili,davacının çalıştığı gün kadar hizmetinin bildirildiğini,eksik bildirim bulunmadığını,işyerinin mevsimlik niteliği nedeniyle sürekli ve kesintisiz çalışmanın kabulünün yerinde olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
Feri müdahil vekili,hak düşürücü sürenin dikkate alınmasını, Kurum kayıtlarının aksinin ancak yazılı delillerle ispat edilebileceğini, kamu düzenine ilişkin davanın özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, tanık anlatımlarına itibar edilerek karar verilemeyeceğini beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı yasanın 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dosyada, davacı adına ilk işe giriş bildirgesinin 23.09.2003 tarihinde verilmesi ve çalışmalarının bu tarihten itibaren Kuruma bildirilmesi karşısında, hüküm bölümünde işe giriş tarihinin 22.09.2003 olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Öte yandan, ilk derece mahkemesinin duruşma tutanaklarının incelenmesinden, mahkemece dosyaya ibraz edilen ücret bordrolarına ilişkin olarak davacıdan ücret bordrolarındaki imzaları kabul edip etmediğinin sorulmadığı, davacının bu belgelerdeki imzalara itirazı olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesinin işyerinin yılın Eylül ayı ila Aralık ayları arasında yoğun olarak çalıştığı, sipariş üzerine diğer aylardaki çalışmanın arızi nitelikte bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarında da, davacının sezon dışında çalışmalarına ilişkin somut beyan olmadığına dair değerlendirmesi isabetli bulunmuş ise de; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğu, Mahkemece resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmaksızın, dosyaya ibraz edilen ücret bordrolarındaki imzalara itirazı olup olmadığının davacıya açıklatılması gerektiği hususu dikkate alınmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yapılacak iş, dosyaya ibraz edilen belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan, yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksini eşdeğerde delillerle kanıtlaması için davacıya süre verilmeli; imzalı ücret bordrosu/puantaj kaydı olmayan veya olup da itiraz edilen imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılan dönemlerde; davacının davalı işyerinde hangi işlerde çalıştığı netleştirilerek , bu kapsamda davalı işyerinin dava konusu döneme ait dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurulmak suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı, davalı ile feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 03.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.