Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/8922 E. 2023/12362 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8922
KARAR NO : 2023/12362
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1476 E., 2022/1814 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 53. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/115 E., 2022/15 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istibaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı … işveren nezdinde hizmet akdi ile çalışırken 16.10.2017 tarihinde gerçekleşen iş kazasında ağır şekilde yaralandığını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili talep etmiştir.

Davacı vekili 31.05.2021 tarihli hesap raporundan sonra 09.06.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 111.009,45 TL olarak ıslah etmiş, başvurma harcı yatırmak suretiyle de 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili, 01.11.2021 tarihli hesap raporundan sonra maddi tazminat talebini 276.392,95 TL olarak tekrar arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalı … Teknik Tanker Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, kazada davalının hiçbir kusuru olmadığını, sorumlu kişinin TSE Kurumunun görevlisi olan makine mühendisi … olduğunu, davalının yüklendiği işin üst kapaklardaki tadilat ve kelepçe takılması işi olduğunu, kazanın davalının işyerinde ve üretim aşamasında gerçekleşmediğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı … Standartları Enstitüsü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın Enstitü tarafından istihdam edilen …’nun katıldığı sızdırmalık muayenesi sırasında gerçekleştiğini, Enstitünün onay kuruluşu olarak faaliyet gösterdiğini, iş kazasının diğer davalı … Teknik Tanker firmasının tankları teste hazırlarken Enstitünün uzmanı ve kendi çalışanları için alması zorunlu olan iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tedbirleri almadan muayene yapmak istemesinden kaynaklandığını, Entitünün testlere gözlemci olarak katıldığını, iş kazasından sorumlu tutulmasına imkan olmadığını savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belirsiz alacak türünde açılan davada, HMK’de herhangi bir kısıtlama bulunmaması sebebiyle davacının hem ıslah hem de bedel artırım dilekçesi sunmak suretiyle dava değerini artırabilme hakkı bulunduğu, nitekim bu durumun belirtilen dava türünün amacına uygun olduğu ve emsal kararlarla bu hususun desteklendiği gözetilerek mahkemece davacının her iki artırım talebinin de kabul gördüğü, davacının davalı işveren bünyesinde kaynakçı ve imalat ustası olarak çalıştığı, 16.10.2017 tarihinde uyuşmazlığa konu iş kazasını geçirdiği, SGK tarafından olayın ‘iş kazası’ olarak tanımlandığı, maluliyet oranının % 28,2 olarak tespit edildiği, Mahkemece aldırılan kusur raporunda; davalı işverenin %45, davalı Kurumun %35, dava dışı mühendisin %15, davacının ise %5 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mevcut tespitin, dava dosyası kapsamıyla ve müfettiş raporuyla uyumlu olması sebebiyle rapordaki değerlendirmeye itibar edilerek hükme esas alındığı, davalıların çeşitli aşamalarda kusura katılımlarının bulunması neticesinde müteselsil sorumluluğun kabul edildiği, maddi zararın 276.392,95 TL olduğuna kanaat edilerek ıslah dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulduğu, davacının manevi tazminat talebinin ise, maluliyet oranının % 28,2 olarak belirlenmesi, olayın vahameti, davacının gördüğü tedaviler, davacının kusura katılımı, davacının yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli, olayın tarihi, tarafların toplum içerisinde işgal ettiği konum, çekilen elem ve acı objektif ölçütler kullanılarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,” 276.392,95 TL maddi tazminat bedelinin olay tarihinden (16.10.2017) itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 43.000,00-TL manevi tazminat bedelinin olay tarihinden (16.10.2017)itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı … Tanker Ltd.Şti. vekili; olayda hiçbir kusurlarının bulunmadığını, testi yapan kişinin davalı TSE elemanı olduğunu, iki tane ıslah dilekçesinin sunulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş belirlendiğini ve kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmasının isabetsiz olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı … Standartları Enstitüsü vekili; bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, ıslah dilekçesi ile manevi tazminat talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, herhangi bir kusurları bulunmadığını, iki kez ıslah dilekçesi sunulmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, 16.10.2017 tarihinde tıra sızdırmazlık muayenesi yapıldığı, dorsenin üzerinde çalışırken basınç verilmesi sırasında kapağın fırladığı ve basınç nedeni ile davacının 2 metre yükseklikten beton zemine düşmek suretiyle yaralandığı, SGK tarafından olayın ‘iş kazası’ olarak tanımlandığı, maluliyet oranının % 28,2 olarak tespit edildiği, Mahkemece kusur tespitine ilişkin iki heyet raporu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13 üncü maddesi gereğince sigortalının geçirdiği kazanın iş kazası olduğu, davalı işveren … Tanker’in % 45, davalı işveren TSE’nin % 35, dava dışı …’nun %10,davacı … ‘nın % 5 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı vekili tarafından 10.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat miktarının 119.009,45 TL olarak arttırıldığı ve 100.000,00-TL manevi tazminat talep edildiği, bilirkişiden alınan ek rapor ile tespit edilen miktarın güncel asgari ücrete göre hesaplama yapılması suretiyle maddi tazminat miktarının arttığı ve 276.392,95 TL olarak belirlendiği, davacı vekili tarafından 12.11.2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile de maddi tazminat miktarının 276.392,95-TL’ye yükseltildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından 276.392,95 TL maddi tazminat talebi ve 43.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, ancak ek rapor ile tespit edilen miktarın güncel asgari ücrete göre yapılması ile maddi tazminat miktarının arttığı ve bu miktarın esas alınamayacağı, İlk Derece Mahkemesinin kabulünün bu nedenle isabetsiz bulunduğu, ayrıca İlk Derece Mahkemesi tarafından ıslah mahiyetinde olan ikinci dilekçeye itibar edilmemesi gerekirken kabulünün isabetsiz bulunduğu, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu kanaatine varıldığı, ek rapor ile tespit edilen miktarın güncel asgari ücrete göre yapılması ile maddi tazminat miktarının arttığı ve bu miktarın esas alınamayacağı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 119.009,45 TL maddi tazminat bedelinin olay tarihinden (16.10.2017) itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine, 43.000,00 TL manevi tazminat bedelinin olay tarihinden (16.10.2017) itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, HMK md. 107’ye göre açılan belirsiz alacak davalarında talep arttırma dilekçesinden sonra ıslah dilekçesi ile yeni hesap raporuna göre tazminat alacak miktarını arttırmanın mümkün olduğunu, istinaf mahkemesi kararının bu yönden hatalı olduğunu, asgari ücret artışından kaynaklı tazminat hesaplamasının değişecek olmasından dolayı bu yönden temyize başvurduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olarak belirlendiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı … Standartları Enstitüsü; ıslahla dava dilekçesinde talep edilmeyen manevi tazminatın istenemeyeceğini, TSE’nin sorumluluğunun sadece testlere gözlemci olarak katılmak olduğunu, onay kuruluşu uzmanı olarak TSE’nin muayene esnasında gözlemci olarak yer aldığını, teste tabi tankın test koşullarını geçtiğini teyit etmekle görevli olduğunu, tankın su ile doldurularak basınçlandırılması dahil mevzuatın gerektirdiği şekilde muayeneye hazırlanmasının muayene hizmeti veren işletmenin sorumluluğunda olup, onay kuruluşu olan TSE’ye %35 kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.

3…. Tanker San ve Tic.Ltd.Şti vekili; meydana gelen olayda davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığı, hidrostatik/ sızdırmazlık testini idare eden yönetici konumunda olmadığını, testi yapan ve bu sırada idareyi elinde tutan sorumlu kişinin TSE Kurumunun görevlisi olan makina mühendisi … olduğunu, manevi tazminatın fahiş olarak belirlendiğini, bilirkişi raporlarındaki maluliyet oranına ve işverenin kusur oranına karşı itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
C.A Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının 107.090,00 TL olup hüküm altına alınan iş bu tazminatların ayrı ayrı kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde kesinlikten reddine karar vermek gerekmiştir.

C.B Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi ve manevi tazminatlara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları için 5510 sayılı Kanun’un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun’un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davanın niteliği itibariyle HMK 107 nci maddesi kapsamında açılmış belirsiz alacak davası olduğu, davacı vekili tarafından 31.05.2021 tarihli ilk hesap raporuna itiraz edilmesine rağmen, anılan raporda belirlenen tutar gibi talebini arttırdığı anlaşılmakla, ayrıca, bu suretle talebini belirlemiş olan davacının fazlaya ilişkin miktarı talep edemeyeceği ve bu miktar bakımından da davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilerek karar verilmesi gerektiği açık olmakla birlikte, davacı vekili tarafından ilk talep arttırım dilekçesi ile talep edilen miktar 111.009,45 olduğu halde, Bölge Adliye Mahkemesince 119.009,45 TL olarak hüküm altına alınması isabetsizdir.

3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
1.Davacı vekili ve davalılar vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davacı vekili ile davalılar vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazları yönünden, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu 17.05.2022 tarihli 2022/1476 Esas 2022/1814 Karar sayılı kararının, hüküm fıkrasının II numaralı bendinde yer alan ” 119.009,45 TL ” ibaresinin silinerek yerine”111.009,45 TL ” yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.