YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8986
KARAR NO : 2023/9925
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/337 E., 2022/1461 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/667 E., 2020/594 K.
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının eşi …’ın 06.08.2013 tarihinde gece vardiyası sırasında saat 23:00 sularında … Gar Müdürlüğünde “tren teşkil işçisi” (manevracı) olarak işini yapmakta iken, işyerindeki işçi sağlığı ve iş güvenliği eksikleri ile işçilerin tüm uyarılara rağmen gerekli iş güvenliği tedbirlerin işyeri amirlerince alınmaması neticesinde, yük treninden düşmesi sonucu belden aşağısı tamamen felç kalarak ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkum hale geldiğini, söz konusu nedeniyle eşi … tarafından davalıya karşı açılan “asıl dava” … 30. İş Mahkemesinin 2016/350 E. 2018/272 K. sayılı dosyasında hükme bağlandığını, istinaf incelemesinden geçerken manevi tazminat miktarı davacı işçinin lehine olarak arttırıldığı, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi incelemesinden geçerek onanarak kesinleştiğini, müvekkilinin de genç yaşta eşinin %100 oranında malul kalması ile davacının işçine düştüğü manevi yıkım gözetilerek 200.000 TL manevi tazminatın davalı işverenden müşterek ve müteselsilen alınarak olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazında bulunulduğu, davacının Borçlar Kanun’un 47 nci maddesine göre manevi tazminatı isteyemeyeceğini, ayrıca talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek nitelikte olduğunu beyanla haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işverenin işçisi olan eşinin 06.08.2013 tarihinde gece vardiyasında çalışmakta iken, yük treninden düşerek T12 vertedra kırığı geçirecek, idrar ve gaitasını tutamaz hale gelecek şekilde yaralandığı, anlatılan şekilde meydana gelen iş kazası üzerine davacının eşinin … 30. İş Mahkemesine açtığı maddi ve manevi tazminat davası sonucunda davacının eşinin sürekli iş göremezlik oranının % 100, kusur oranlarının ise davacı eşinin %25, davalı işverenin ise %75 olarak belirlendiği, davacının eşinin açtığı dava sonucunda 393.424,63 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmiş, karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 20.06.2019 tarihli onama kararı ile kesinleştiği, meydana gelen iş kazasında davacının eşinin maluliyet oranı ile davacının eşinin ve davalı işverenin kusur durumları kesinleştiğinden usul ekonomisi esasları gözetilerek başkaca bir rapor aldırılmadığı, davacının %100 malul olacak idrar ve gaitasını tutamaz şekilde yaralanan, bir başkasının yardım ve bakımına ihtiyacı olan kazalının eşi olduğundan Yargıtay Kararlarına göre yansıma esaslarına göre manevi tazminat talebinde bulunabileceği anlaşılmış, kaza tarihi, davacının yaşı, davacının eşi ile ve davalı işverenin kusur oranları, maluliyetin derecesi, paranın satın alım gücü gözetilerek 180.000.00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının Borçlar Kanunu’nun 47 nci maddesine göre manevi tazminat isteyemeyeceğini, Borçlar Kanunu’nun 47 nci maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye ait olup yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının 180.000,00 TL olup, olay tarihinin 06.08.2013 olması sebebiyle faizi ile bugün itibariyle yaklaşık 305.000,00 TL’ye ulaştığını, bu tutar tazminatın sebepsiz zenginleşmeyi sağlayıcı bir olgu olacağını beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılıp bulunmadığı, zamanaşımının dolmadığı gerekçeleri ile davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçeleri tekrar etmekle birlikte taraf sıfatlarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının tazminat isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının eşi tarafından açılan ve kesinleşen maddi ve manevi tazminat davası içeriğine göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.