YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9321
KARAR NO : 2022/13184
KARAR TARİHİ : 26.10.2022
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No :
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu.
Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması isteminin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davalı kurum tarafından müvekkiline 01/02/2020 tarihi itibariyle emekli maaşı bağlandığını, yine davalı kurum müfettişleri tarafından yapılan soruşturmalar neticesinde hizmetlerinin silinmesi nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının kesildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiş, davalı kurum tarafından yapılan aylık iptaline ilişkin işlemin iptalini, yeniden aylık bağlanmasını talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum müfettişleri tarafından yapılan denetlemede 22/05/2006-30/11/2006 tarihleri arasındaki prim günlerinin iptal edildiğini, ödenen emekli aylıklarının durdurulduğu, davacıya yersiz ödeme nedeniyle borç çıkartıldığını, Kurum tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu beyan etmiş, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davacının davasının reddine” karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
“1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, bordro tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığını, çalışmanın fiili olduğunu, davanın kabulü gerektiğini beyanla, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Eldeki davada, Mahkemece verilen hüküm eksik incelemeye dayalı olup toplanan deliller hüküm kurmaya yeterli değildir.
Somut olayda, davalı kurum tarafından düzenlenen 25.06.2019 tarihli denetmen raporu ile davalı şirketin 1120633 sicil numaralı işyerinden 22.05.2006-30.11.2006 tarihleri arasında yapılan bildirimlerin tamamının fiili çalışmaya dayanmadığı tespit edildiğinden tüm bildirimlerin iptal edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda davacının da 22.05.2006-31.10.2006 tarihleri arasında bu işyerinden yapılan sigorta bildirimlerinin de iptal edildiği ve şartlarını kaybettiği gerekçesiyle yaşlılık aylığının da kesildiği, Mahkemece yapılan değerlendirmede, ilgili dönemde tutulan vergi yoklama fişlerinde işyeri adresinin kapalı olduğu belirtilmişse de yalnızca 27.11.2006 tarihli yoklama fişinde davacının çalışmasının geçtiğini iddia ettiği adresin …/…’da kayıtlı adres olduğu, diğer yoklama fişlerinde ise Bağcılar/… adresinin geçtiği ve adresin kapalı olduğuna dair tespitler yapıldığı, 27.11.2006 tarihli vergi yoklama fişinde ise Teksa işyerinin faaliyetine 30.04.2006 tarihinde son verdiği, 09.05.2006 tarihinden itibaren… fason dokumacılık firmasının çalıştığının belirtildiği, Vergi Tekniği raporunda da işyerinden düzenlenen tüm faturaların sahte belge kabul edilerek işlem tesis edilmesi yönünde tespitler yapıldığı, davacının birlikte çalıştığını iddia ettiği kişilerin beyanlarının alınmadığı, işyerinin aktif olarak çalıştığına ilişkin abonelik kayıtlarının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının beyanında birlikte çalıştığını belirttiği … ve …’in tanık olarak beyanlarının alınması ile davacının çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği 1120633 sicil nolu Teksa Tekstil Ltd. Şti. işyerinin …/…’daki adresine ait dava konusu döneme ilişkin elektrik, su, doğalgaz, tüketimi olup olmadığı araştırılmalı ve çalışmanın fiili olup olmadığı hususu, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; kurum denetiminin yerinde olup olmadığı belirlenmek suretiyle sonucuna göre kesilen aylıkların iadesi yönünden de bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 26.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.