Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9338 E. 2023/780 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9338
KARAR NO : 2023/780
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1584 E., 2022/1401 K.
DAVA TARİHİ : 28.09.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/186 E., 2021/166 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının Bağ-Kur’ lu olduğunu, sigortalığının 04.12.2000 den başlatıldığını, daha sonra 14.02.1994 e çekildiğini, 14.02.1994-2014 dönemi primlerin tahsil edildiğini, aylık için 20 yıllık sigortalılık süresinin tamamlanması için İBS yapıldığını, 25.02.2020 de tahsis istendiğini, kurumun bu sefer tescil işleminin 04.06.2003 de gerçekleştiği gerekçesi ile başlangıcı 04.10.2000 tarihi itibariyle kabul ederek talebi reddettiğini, 619 sayılı KHK ve 4956 sayılı Kanun gereği davacının 02.08.2003 ten önce tescil başvurusu olduğundan 04.10.2000 öncesi dönem içinde bağkurlu sayılması gerektiğini, işlemin hatalı olduğunu, 14.02.1994-03.10.2000 dönemi 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile talep tarihi itibariyle 01.03.2020 den itibaren aylığa hak kazandığının ve aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile (ilk 3 aylık süre gözetilerek ) ödenmesi gerektiğinin tespitini, aksine kurum işleminin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Kurum vekili yetki süre husumet itirazında bulunmuş, işlemde hata olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının aylık başvurusu sırasında kurumunda kabul ettiği üzere 7180 gün zorunlu bağkur, 32 gün ibs sigortalılığı bulunduğu, yaşlılık aylığı bakımından yapılacak değerlendirmede ise başlangıç tarihi 14.02.1994 olmakla ihya edilen süreler de dahil 7212 gün prim günü bulunduğu, 1479 sayılı Kanun’un geçici 10/2-k maddesi kapsamında 50 yaş koşulunun 20 yıl sigortalılık koşulunun da yerine getirildiği anlaşıldığından talep tarihini takip eden aybaşı 01.03.2020 den itibaren aylığa hak kazandığının anlaşıldığı belirtilerek davanın kabulüne, davacının 14.02.1994 – 03.10.2000 dönemi 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile 01.03.2020 den itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve aylıkların 01.03.2020 – 01.05.2020 dönemi aylıklar için 01.05.2020 den itibaren kalan aylıklar için ise ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiz uygulanmak kaydı ile davalı tarafça ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine 17.09.2020 tarihli kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, İlk derece mahkemesince usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, yeterli inceleme yapılmadığı, kabul kararının hatalı olduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği gerekçeleri ile yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, somut olayda, davacının 06.06.2003 tarihli Bağ-Kur giriş bildirgesinin bulunduğu, Kurum’ca son olarak 04.10.2000 tarihi itibariyle Bağ-kur sigortalısı olarak tescil olunduğu, davacının 14.02.1994-03.10.2000 tarihleri arasında ticaret oda kaydının, sicil kaydının ve vergi kaydının bulunması ile Bağ-kur sigortalılığının geçici 18. maddenin yürürlüğünden önce tescil edilmesi nedeniyle 14.02.1994-03.10.2000 dönemi 1479 sayılı Kanuna tabi Bağ-Kur sigortalısı olduğu, davacının mevcut Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin yanısıra,14.02.1994-03.10.2000 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalısı olduğu varsayıldığında tahsis talep tarihi olan 25.02.2020 tarihi itibariyle prim borcunun olup olmadığının Kurum’dan sorulması üzerine, gelen cevabi Kurum yazsından 7180 gün zorunlu Bağ-Kur, 32 gün isteğe bağlı olmak üzere 7212 gün sigortalılık süresi olduğu, 25.02.2020 tarihli tahsis talep tarihi itibariyle prim borcunun bulunmadığının bildirilmesi karşısında kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 14.02.1994-03.10.2000 döneminde 1479 sayılı Kanuna tabi Bağ-Kur sigortalısı olduğunun, 01.03.2020 den itibaren aylığa hak kazandığının tespitine, aylıklarının faizleriyle ödenmesine ve aksi Kurum işleminin iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un 24, 25, geçici 10 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.