Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9362 E. 2022/11301 K. 27.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9362
KARAR NO : 2022/11301
KARAR TARİHİ : 27.09.2022

Mahkemesi : … 8. İş Mahkemesi

Dava, tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31.10.2018 tarihinde davalı kuruma başvurarak tahsis talebinde bulunduğunu, Türkiye’de yatan isteğe bağlı sigortalılık primlerinin yurt dışındaki çalışma süreleri ile çakıştığı gerekçesiyle talebinin ret edildiğini, yurt dışındaki çalışmanın Türkiye’de isteğe bağlı sigortalılığa engel teşkil etmeyeceğini, bu konuda pek çok yargısal karar bulunduğunu, sosyal sigortalar kanunun 85. maddesinde geçen herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşu deyimiyle Türkiye’deki sosyal güvenlik kuruluşlarının amaçlandığını belirterek tahsis talebini takip eden 01.11.2018’den itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve aylığın yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Almanya sigorta merciinden alınan hizmet cetveli uyarınca isteğe bağlı sigortalılık süreleri ile çakışan Almanya’da geçen zorunlu sigortalılık sürelerinin hesaba dahil edilmeyeceğini, bu durumda 4140 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunu, 5450 gün prim şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın reddine,” karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
“Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, özetle, Müvekkilin 20 yıl sigortalılık şartı, 47 yaş ve 5450 prim gün sayısı koşullarını eş anlı sağlamakla mükellef olduğunu, müvekkilin tüm bu koşuları tahsis talep anında karşılar durumda olduğunu, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacı, Türkiyede isteğe bağlı sigortalılığın, yurtdışındaki çalışmalarıyla çakıştığından bahisle Kurumca iptal edilmesine ilişkin kurum işleminin yerinde olmadığını belirterek, tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir.
506 sayılı Kanun’un 85. maddesinin (A) bendinde; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edilebilmesi için “Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalı olmamak” koşulunun gerektiği öngörülmekte olup, (B) bendinde “… isteğe bağlı sigortanın başladığı tarihte, sosyal güvenlik kuruluşları ile ilgileri kesilmediği tespit edilenlerin isteğe bağlı sigortalılıkları başladığı tarih itibariyle iptal edilerek, ödedikleri primler faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edilir.” hükmü yer almaktadır. Bununla birlikte, 506 Sayılı Kanunun 85. maddesinde belirtilen “Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna” deyimiyle Türkiye’deki sosyal güvenlik kuruluşları amaçlanmakta olup, bu durumda gerek sosyal güvenlik sözleşmesi yapılan ülkelerde, gerekse sözleşme yapılmayan ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının Türkiye’de isteğe bağlı sigortalı olabilmeleri mümkündür.
Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacının 506 sayılı Kanunun 85. maddesinin yürürlükte olduğu 01.10.2008 tarihi öncesinde yurt dışındaki çalışma ile çakışan isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğu gözetilerek, kadın olan davacının tahsis talep tarihi itibariyle aylık bağlama koşularının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.