Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9364 E. 2023/730 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9364
KARAR NO : 2023/730
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI :

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 01.11.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığını ancak daha sonra davalı Kurumun yaşlılık aylığı aldığı dönemde vergi kaydı olduğu gerekçesiyle 01.10.2008-23.03.2011 tarihleri arasında davacıyı 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul ederek prim borcu çıkardığını ve tahsil ettiğini ayrıca yaşlılık aylığını da iptal ederek 01.10.2008-01.04.2011 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarını da geri aldığını, davalı Kurum işlemlerinin yerinde olmadığını ileri sürerek Kurum işlemlerinin iptali ile davacının yersiz olarak ödemek zorunda kaldığı primlerin ve iade etmek zorunda kaldığı yaşlılık aylıklarının şimdilik ayrı ayrı 1.000,00’er TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; Davanın kısmen kabulü ile, Davacının 16.10.2008-23.03.2011 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespitine, davacının, kurumca 01.10.2008-23.03.2011 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı sayılması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında davacıdan kurumca prim olarak 21/03/2011 tarihinde 6.858,00 TL ve 1.075,90 TL olmak üzere yersiz olarak toplam 7.933,90 TL tahsil edildiği anlaşılmakla, taleple bağlı kalınmak suretiyle davacının 16/10/2008 tarihi itibariyle tahakkuk eden 213,35 TL borcunun düşülerek kalan 786,65 TL’nin tahsil tarihi olan 21.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, Davacıya 20.11.2008 – 20.04.2011 tarihleri arasında ödenen ve kurumca 01.10.2008 – 23.03.2011 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı sayılması nedeniyle yersiz ödeme adı altında alınan aylıkları toplamı olarak 14.835,34 TL borç tahakkuk ettirildiği ve davacının 30.06.2011 tarihinde 17.487,48 TL olarak ödediği anlaşılmakla, taleple bağlı kalınmak suretiyle 1.000,00 TL’nin tahsil tarihi olan 30.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava öncesi Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, dosyadaki mevcut bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, Kurum aleyhine yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Somut dava davacının yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 294, 297, 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
Kısa karar, bir davayı sona erdiren (Niha-i) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297’nci maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararında buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir. Eldeki dava dosyası incelendiğinde ise mahkemece tefhim edilen kısa kararda bulunmayan bir fıkranın gerekçeli karara eklendiği, bunun yanında kısa karara yazılan faiz başlangıç tarihinin de gerekçeli kararda değiştirilerek kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir. Açıklanan sebeple mahkemece HMK’nın 297’nci maddesi kapsamında çelişki içermeyen, taraflar hakkında infazı mümkün ve usule uygun bir kısa karar ile bu kısa karara uygun şekildeki bir gerekçe yazarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup sair yönler incelenmeksizin bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.