YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9380
KARAR NO : 2022/12421
KARAR TARİHİ : 13.10.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozmasına uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Eldeki dosyada davacı, 1.7.2014-21.7.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı …’na ait 28 D 0191 plakalı dolmuşta şoför olarak çalıştığını, bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ettiği, Mahkemece verilen kararın 21.Hukuk Dairesince 30.1.2020 günlü ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyulduğu ancak bozmanın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalı işverene ait minübüsün plakasına ve davacı adına 11.10.2014 saat 14:20 de, 09.12.2014 saat 08:00 da, 28.07.2015 saat 19:19 da trafik cezalarının bulunduğu ve 20.11.2015 tarihinde aynı araçta trafik kazasına karıştığı, davalı işverenin işyerinden bildirilen tek bordrolu şoför tanığın haftanın beş günü boyunca aracın yedek şoförünün davacı olduğunu beyan etmesi ve haftada üç gün nöbete kalan dolmuşta kendisinin hiç nöbet tutmadığını belirtmesi, davalı asilin 12.07.2017 tarihli celsede davacının 01.07.2014-21.01.2017 tarihleri arasında sürekli değil ara şoför olarak çalıştığını beyan etmesi ve dosya içine alınan tanık beyanlarında ara şoförün her gün aracı öğlen saat 12:00 veya 13:00 gibi teslim alarak çalıştırdığını ancak ara şoför hasta ya da mazeretli olursa 3. bir kişinin şoför olarak bulunup çalıştırıldığını beyan etmesi, bozma sonrası dolmuş durağı karşısında dükkanı bulunan komşu işyeri tanığının davacının çalıştığını gördüğünü beyan etmesi, Mahkemenin durakta çalışan şoförlere ait istediği isim listesine dair hazırlanan yazıda kooperatif yetkilisi olarak davalı işverenin imzasının da bulunması ve tanık olarak duraktaki çalışmalara vakıf olmayan kooperatif üyelerinin dinlenmesi bozma sonrası incelemenin yetersiz olduğunu göstermektedir.
Mahkemece yeniden dava konusu çalışmayı bilebilecek kamu tanıklarının tespiti ve dinlenmesi ile dosyada bulunan tüm delillerin yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksek araştırma ve inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 13.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.