Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9438 E. 2022/13625 K. 03.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9438
KARAR NO : 2022/13625
KARAR TARİHİ : 03.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :

Dava yurtdışı borçlanmanın talep tarihindeki günlük asgari prime esas kazanç üzerinden hesaplanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı 23.07.2019 tarihli borçlanma talebi üzerine hazırlanan borç tahakkukunun kendisine 25.08.2020 tarihinde tebliği üzerine 22.09.2020 tarihinde ödediği 98300,00 TL’nin 3600 gün karşılığı olan borçlanma ödemesi olduğunun kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili davacının ilk borçlanma talebinde azami günlük prime esas kazanç üzerinden borçlanma talebinde bulunduğunu, bu talebin daha sonra değiştirilmesinin ancak ilk borçlanmanın iptali ile yeniden bir borçlanma talebinde bulunulması üzerine mümkün olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemesince borçlanmanın talep edildiği tarihten Kurumca tahakkukun hazırlanıp tebliğ edilen tarihe kadar azami değil asgari prime esas kazanç üzerinden borçlanmak istediğini belirtmemesinin iyiniyetle bağdaşmayacağı gerekçesi ile davanın davanın reddine karar verilmiştir.
IV-BÖLGE ADLİYE MAKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili ilk borçlanma talebini azami prime esas kazanç üzerinden yaptığını ancak hazırlanan tahakkukun ödeme gücünün çok üzerinde olması nedeniyle asgari prime esas kazanç üzerinden düzenlemesi için Kurumdan talepte bulunduğunu, ödemeyi de asgari prime esas kazanç üzerinden süresinde yaptığını, eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre davacının 27.07.2019 tarihinde azami günlük prime esas kazanç üzerinden borçlama talebinde bulunduğu, tahakkukun talep gibi hazırlanıp 11.06.2020 tarihli yazıyla tebliğe çıkarıldığı, davacıya 02.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının tahakkuka yüksek meblağ olması nedeniyle 23.07.2020 tarihinde ödeme imkanının olmaması yönüyle itiraz ettiği, davalı Kurumun 05.08.2020 tarihli yazıyla Kurum içi talimat gereği talebin kabul edilmediğini bildirdiği, davacının ise 22.09.2020 tarihinde banka dekontu üzerine asgari prime esas kazancın %32 si üzerinden hesaplanan borçlanma bedelinin ödendiğine dair kayıtla ödemesini yaptığı ve borçlanmanın kabulü için 03.11.2020 tarihli dilekçeyle Kuruma sunduğu, davalı Kurumun 03.11.2020 tarihli yazısıyla borçlanmayı ancak azami prime esas kazanç üzerinden 480 günlük bir ödeme olarak kabul edebileceğini belirtmesi üzerine 09.11.2020 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı kanunun “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4. maddesi, borçlanmak isteyen sigortalının “…başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın…” davacının talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan düzenlemeye göre de %32’ sinin tahakkuk ettirilen borç tutarının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödeneceğini, tahakkuk ettirilen prim borcunun tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için ancak yeniden başvuru şartı aranacağını düzenler.
Davacının yurtdışı borçlanma borçlanma talebinde bulunması üzerine hazırlanan tahakkuku süresinde ödemesi karşısında davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesine temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 03.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.