YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9442
KARAR NO : 2022/15838
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :
Dava, aksi Kurum işleminin iptali ile 2926 sayılı kanun kapsamında tarım bağ-kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, 19.04.1990 – 17.11.2017 tarihleri arasında … Odasında kaydının bulunduğunu, şeker pancarı, tütün ve yağlı tohum ekimi yaparak çiftçilik ile uğraştığını, 15.09.1994 – 13.10.2017 tarihleri arasındaki sigorta primlerini kesintisiz olarak Kuruma yatırdığını, ancak Kurum denetmeni tarafından yapılan soruşturma ile oda kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı gerekçesiyle 30.04.2014 tarihi itibariyle sigortalılığının ve primlerinin geçmişe yönelik olarak iptal edildiğini, ödenen primlerin 10.338,60 TL fazla ödeme olarak gösterildiğini, Kurum işleminin yasaya ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, aksi Kurum işleminin iptali ile, davacının 10.04.2014 tarihinden itibaren, son prim ödeme tarihine kadar, fazlalık primler de göz önüne alınarak 4/b kapsamında zorunlu tarım bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine ve bu sürelerin sigortalı sürelerine eklenmesine karar verilmesini istemiş; 25.1.2021 günlü celsede, taleplerinin 01/05/2014-30/04/2015 tarihleri arası olduğunu, ihya ile tüm primleri ödediklerini, herhangi bir prim borcunun kalmadığını, dava açılmasına kurum sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve avukatlık ücretinin kuruma yükletilmesini, davacının son prim ödeme günü dahil 13/10/2017 ve sonrası için bağ-kurluluk sürelerinin göz önüne alınmasını talep ettiklerini, beyan etmiştir.
II-CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından, 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, uyuşmazlığın devam ettiğini, mahkemece karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin yerinde olmadığını belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosya kapsamı incelendiğinde, aksi Kurum işleminin iptali ile 10.04.2014 tarihinden itibaren son prim ödeme tarihine kadar, fazlalık primler göz önüne alınarak 4/1-b kapsamında zorunlu tarım bağ-kur sigortalısı olduğunun tespiti talepli açılan eldeki davada, yargılama safhasında davacıya verilen süre içinde Kuruma yapılan başvuru ile talep edilen sürelerin ihya yolu ile kazanıldığı gerekçesiyle mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bazı hallerde dava devam ederken, dava açılmasından sonra meydana gelen bir nedenle dava konusu ortadan kalkabilir. Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Başka bir deyişle, her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamış demektir. Bu halde, mahkemece, davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davalı Kurumca, davacının 01/10/1994 – 30/04/2014 tarihleri arasında tarım bağ-kur sigortalısı olduğunun kabul edildiği, 01/05/2014 – 30/04/2015 tarihleri arasındaki dönemin yargılama sırasında ihya ile borçlanılarak ödenmesi üzerine sigortalılık süresinden sayıldığı, 30.04.2015 sonrası için ise, gerek dava dilekçesi içeriği, gerekse davacı vekilinin 25.01.2021 günlü celsedeki beyanı nazara alındığında, davanın konusuz kalmadığı belirgin olduğundan, 30.04.2015 sonrası dönem yönünden davanın esasına girilerek, usulüne uygun şekilde araştırma yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun reddine dair kararı kaldırılarak, ilk derece mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 13.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.