Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9499 E. 2022/12402 K. 13.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9499
KARAR NO : 2022/12402
KARAR TARİHİ : 13.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, Kurum tarafından iptal edilen 31.12.2015-06.01.2016 döneminde davalıya ait işyerinde çalıştığını tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının 31.12.2015-06.01.2016 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, yaşlılık aylığı talebi ile kuruma başvurulduğunu ve yaşlılık aylığının bağlandığını ancak kurum yazısı ile hizmetin fiili olmadığı gerekçesi ile yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, anılan dönemde davacının davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili özetle; çalışmanın fiili olduğunu beyan etmiştir.
Feri müdahil kurum vekili, davnın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kabulüne karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla feri müdahil kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil vekili, kararın bozulmasını talep etmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın niteliği itibariyle yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu davada, davacı, kurum tarafından iptal edilen 31.12.2015-06.01.2016 döneminde davalıya ait işyerinde el ilanı ve reklam broşürü dağıtıcısı olarak asgari ücretle çalıştının tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne belirtilen tarihlerde davacının davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Dosya kapsamındaki belgelere göre, davacının yurt dışı borçlanma talep dilekçesinin davalı tarafından verilmesi ve borçlanma işlemlerinin iş takipçisi olarak davalı tarafından yürütülmesi, davalının işyeri kaydının iş takipçiliği hususunda olup, bordro tanıklarının da bu işte çalışan kişiler olması, söz konusu işyerinden davacı gibi 252 kişinin bildiriminin yapıldığı, bu kişilerinde broşür dağıtma işinde çalıştıkları ve işyerinin kapasitesi dikkate alındığında çalışmanın fiili olup olmadığı hususunda ciddi şüphe oluşmakla, bordro tanıklarının beyanlara dayanılarak çalışmanın fiili olduğunun kabulü isabetsizdir. Mahkemece, komşu işyeri tanıkları tespit edilip, bu kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının broşür dağıtma işini nerede, ne şekilde yaptığı sorularak, davacının fiili çalışma olgusu ve davaya konu kurum işleminin gerçekliği hiçbir kuşku ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve oluşacak kanaate göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, fer’i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.