Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9540 E. 2022/14228 K. 15.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9540
KARAR NO : 2022/14228
KARAR TARİHİ : 15.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
No :

Dava, 4447 sayılı Yasanın geçici 10. maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmaya yönelik olarak kuruma verilen belgelerin işleme alınması ve başvurunun hukuka uygun olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince bozmaya uyularak, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesine göre; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. ” Mahkemece dava açıldığı tarihte hangi tarafın haksız olduğu diğer bir deyişle hangi tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiği tespit edilerek o taraf aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre avukatlık ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesine göre; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.”
Eldeki davada ise, davalı Kurumun davacının yaptığı başvuruyu işleme alması ile davanın konusuz kaldığının anlaşılması karşısında, dava açıldıktan sonra meydana gelen bu durum nedeniyle, uyuşmazlığın giderildiği belirgin olmakla, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. hükmü gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Bölge Adliye Mahkemesinin vekâlet ücretine ilişkin 1. bendinin 4. fıkrası ile 5. fıkrasının tamamen silinmesi ile yerine: “Davacı vekille temsil edildiğinden … uyarınca 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 15.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.