YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9565
KARAR NO : 2022/12391
KARAR TARİHİ : 13.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı davalı işveren tarafından bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini etmiştir
II-CEVAP
Feri müdahil kurum davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili verilen kararın hatalı olduğunu belirtip, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Eldeki dava dosyası incelendiğinde, feri müdahil kurumca 07.02.1985 tarihli tespit tutanağına göre davacının 01.01.1985 tarihinde davalı yanında çalıştığına dair işe giriş bildirgesinin düzenlendiği, davacının bu çalışmasında sigorta kolunun kısa vadeli olduğuna dair herhangi bir iz ve emarenin bulunmadığı, davacının işe giriş tarihinde yaklaşık olarak on beş yaş dokuz aylık yaş düzeyinde olduğu, iş yerinin mobilya imalatı üzerine kurulduğu ve çok uzun zamandır kanun kapsamında bulunduğu, davacının daha küçük yaştan itibaren burada çalıştığına dair tanık ifadelerinin bulunduğu, işin niteliği, iş yeri dosyasının da iz olması, resen dinlenen kamu tanıklarının taleple ilgili bilgi sahibi olmadığının anlaşılması ve davacı tarafından gösterilen tanıkların ifadelerinde, çıraklığa ilişkin bilgiler bulunmakla beraber, çalışma olgusunun varlığı hususunda çelişkili ve soyut ifadeler bulunduğu görülmekle, öncelikle davacıya iddiasına konu iş yerinde tam olarak ne yaptığı, hangi yıl, hangi dönem, hangi birimde ve ne kadar süreyle çalıştığı ayrıntılı olarak açıklatılmalı, mahkemece dava sırasında dinlenen tanıkların ve yeni tespit edilecek bordro ve komşu işyeri tanıklarının anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınarak aradaki çelişkiler giderilmeli, dava sırasında komşu işyerlerinde çalıştıklarını belirlenen tanıkların bilhassa hizmet döküm cetvelleri de getirilerek ifadelerine başvurulmalı, davalı işyerinin talebe konu dönemdeki faaliyet durumu etraflıca araştırılmalı, sigortalının iddiasına konu kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece talebe konu hususlarla ilgili ayrıntılı araştırma yapılarak çalışma olgusu ve süresi belirlenmelidir. Yapılan araştırma sonucunda çalışma süresinin ispatlanamadığına kanaat getirilmesi halinde mevcut kayıtlara göre bir günlük çalışmanın da sabit olduğu görülmekle, bu bağlamda bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.