Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9582 E. 2022/12881 K. 20.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9582
KARAR NO : 2022/12881
KARAR TARİHİ : 20.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı … vekili, davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının davalılara ait işyerinde 05.05.1987-15.06.2013 tarihleri arasında bulaşıkçı olarak aralıksız geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar vekili, iş akdinin 2011 yılı 6. ayında sona erdiğinden hizmet tespiti isteminin hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiği, davacının daimi işçi olmayıp çalışmalarının haftada 3 günü geçmediği özet olarak belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, “davanın kabulü ile; davacının 05/05/1987-15/06/2013 tarihleri arasında davalıya ait 20994.045 sicil numaralı işyerinde toplam 9401 gün süreyle, asgari ücretle, …’ya bildirilmeksizin çalıştığının tespitine,” şeklinde karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı … vekili, davalı … ve fer’i müdahil … Başkanlığı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili tarafından sunulan dilekçe ile; Kurum kayıtlarının aksinin eşdeğerde yazılı delille ispatının gerektiği, oysa verilen kararın çelişkili tanık anlatımlarına, hatalı ve çelişkili bilirkişi raporuna, eksik incelemeye dayalı olduğu özet olarak belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen kararının bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ile birlikte; mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, gerektiğinde tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek çalışma olgusu hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

İnceleme konusu dosyada; davacının hizmet cetveli incelendiğinde, ihtilaf konusu tüm dönemde davacı adına herhangi bir hizmet bildiriminde bulunulmadığı, davalı işyerinin 01.06.1976 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olup işyerinin bir çay bahçesi olduğu, İhtilaf konusu döneme ait 1992,1997, 2002, 2007, 2012 yılları ile 2013 yılına ait dönem bordrolarının getirtildiği, yapılan zabıta araştırması ile ihtilaf konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığı tespit edilen işçilerin isimlerinin Mahkemeye bildirildiği, aynı tutanakta davalı işyerine komşu işyerinin tespit edilemediği hususunun belirtildiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda bordrolu işyeri çalışanı da olan davacı ve re’sen belirlenen tanıkların dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının talebinin yirmi altı yıla yakın uzun bir hizmet dönemini kapsadığı, bu sürede davalı işyerinde çalışan ve beyanına başvurulmayan başkaca tanıklar olduğu, sadece re’sen belirlenen iki tanık beyanı ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğu görülmektedir. Öte yandan, davalı işyerinde bir kısım sigortalıların çalışmalarının uzun bir süre Kuruma bildirilmiş olması karşısında davacının çalışmalarının neden bildirimsiz bırakıldığı üzerinde de durulması gerekmektedir.
Bu doğrultuda Mahkemece yapılması gereken iş, davalı işyerinin ihtilaf konusu tüm dönem bordrolarını getirterek duruşmalarda beyanlarına başvurulmayan diğer bordrolu çalışanlar tespit edilerek bu şahısların duruşmalarda tanık sıfatıyla davacının çalışmasının varlığı ve niteliği, çalışmanın tam veya kısmi süreli olup olmadığına dair ayrıntılı beyanlarına başvurulmalı, re’sen araştırma ilkesi de dikkate alınıp toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.